
İmam Hatip Ortaokulları ve Liseleri, yalnızca din hizmetleri alanında (imamlık, hatiplik, Kur’an kursu öğreticiliği, müftülük) görev yapacak personeli yetiştirmek amacıyla kurulmuş kurumlardır. Bu okulların ismi, müfredat yapısı ve kurumsal kimliği dokunulmazdır; okulun ismini ve işlevini değiştirmeye dönük öneriler kurumsal hafızaya ve geleneksel eğitime müdahaledir.
Eğitim sosyolojisi, eğitim yönetimi ve toplumsal algı araştırmaları (Mardin, 1991; Subaşı, 2005; Öcal, 2011); İmam Hatip okullarının günümüzdeki işlevinin, ilk kurulduğu yıllardaki “din görevlisi yetiştirme” sınırlarını çoktan aştığını ve devasa bir toplumsal/akademik dönüşüm yaşadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Okul tipolojisinin, isminin ve iç yapısının güncel ihtiyaçlar doğrultusunda (örneğin “Anadolu İrfan Lisesi” veya “Anadolu Maarif Lisesi” şeklinde) yeniden yapılandırılması önerisinin sosyolojik, akademik ve kamusal gerekçeleri ile sağlayacağı muhtemel faydalar şu ana başlıklarda toplanmaktadır:
İmam Hatip okulları Erken Cumhuriyet Dönemi’nde toplumun din hizmeti sunacak yetişmiş eleman (imam ve hatip) ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştur. Ancak geçen on yıllar içinde bu okullar, toplumun geniş kesimleri tarafından sadece mesleki din eğitimi alınan yerler değil; akademik eğitim ile manevi değerlerin birlikte verildiği genel ortaöğretim kurumları olarak benimsenmiştir. Günümüzde bu okullardan mezun olan başarılı öğrencilerin büyük çoğunluğu sadece İlahiyat fakültelerine gitmemekte; Tıp, Hukuk, Mühendislik, Mimarlık, Temel Bilimler, Öğretmenlik ve Teknik alanları kazanarak hayata atılmaktadır. Dolayısıyla “İmam Hatip” ismi, okulun sunduğu çok yönlü vizyon ve mezun portföyü karşısında semantik/kavramsal olarak güncelliğini yitirmiştir.
“İmam Hatip” kavramı, Türkiye’nin geçmişteki siyasal ve ideolojik çatışmalarının ortasında kaldığı için toplumun belirli kesimlerinde ideolojik ve seküler önyargıların hedefi olabilmektedir. Okul isminin “Anadolu İrfan Lisesi” veya “Anadolu Maarif Lisesi” gibi geleneği, köklü medeniyet mirasımızı ve evrensel eğitimi kapsayan kuşatıcı kavramlarla yenilenmesi;
Mevcut eğitim sisteminde genelleştirilmiş Anadolu Liseleri ile İmam Hatip Liselerinin ayrı idari yapılar halinde sürdürülmesi, zaman zaman fiziki kapasite kullanımında dengesizliklere ve kamu kaynaklarının israfına (bina, laboratuvar, kütüphane atıllığı) yol açabilmektedir. Bu okulların kapsamlı bir reformla genel “Anadolu Lisesi” kategorisi altında birleştirilip, bünyesinde öğrencilerin hedeflerine göre seçebileceği:
şeklinde esnek ve modüler bir yapıda kurgulanması; kamu kaynaklarında büyük bir tasarruf ve verimlilik sağlayacaktır. Öğrenci aynı okul çatısı altında kendi yeteneğine göre İlahiyat alanına da yönelebilecek, Mühendislik veya Tıp alanına da kayabilecektir.
Kamu otoritesinin bu tür bir isim ve yapı reformunda öncü ve yapıcı olması; devleti ideolojik tartışmaların tarafı olmaktan çıkarıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan adil bir hakem konumuna getirecektir. Bütüncül bir eğitim anlayışı; kurumsal isimleri tabulaştırmak yerine, onları çağın ruhuna, öğrencilerin akademik hedeflerine ve toplumsal barışın ihtiyaçlarına göre işlevsel kılmayı gerektirir.
İmam Hatip okullarının “İmam Hatip” ismi günümüzün akademik ve sosyolojik gerçekliği karşısında dar kalmaktadır. Bu okulların “Anadolu İrfan Lisesi” veya “Anadolu Maarif Lisesi” gibi kuşatıcı bir isimle, bünyesinde İlahiyat dâhil tüm alan bölümlerini barındıran modüler bir Anadolu Lisesi yapısına kavuşturulması; ideolojik önyargıları yıkan, kaynak tasarrufu sağlayan ve toplumsal barışı güçlendiren çağdaş ve rasyonel bir eğitim reformudur.
Mardin, Ş. (1991). Türkiye’de Toplum ve Siyaset. İletişim Yayınları.
Öcal, M. (2011). İmam-Hatip Liseleri ve Dini Eğitim: Tarihi Süreç, Durum Tespiti ve Geleceğe Bakış. Dergâh Yayınları.
Subaşı, N. (2005). Gündelik Hayat ve Din. İz Yayıncılık.
İmam-Hatip Liseslerinin ismindeki İMAM HATİP ibaresinin kaldırılıp bir başka isim koyulması bizce de çok isabetli ve yerinde bir uygulama olur diyorum.