islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4941
EURO
56,5185
ALTIN
6.795,29
BIST
14.379,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
27°C
Pazartesi Yağmurlu
23°C

SONER YALÇIN’IN SÖYLEM KUTUSUNDAKİ KAVRAM KARMAŞASI: MARKSİST YAZININ HZ. PEYGAMBER SEVGİSİ DEĞİL, MATERYALİST İNDİRGEMECİLİĞİDİR

SONER YALÇIN’IN SÖYLEM KUTUSUNDAKİ KAVRAM KARMAŞASI: MARKSİST YAZININ HZ. PEYGAMBER SEVGİSİ DEĞİL, MATERYALİST İNDİRGEMECİLİĞİDİR

SONER YALÇIN’IN SÖYLEM KUTUSUNDAKİ KAVRAM KARMAŞASI: MARKSİST YAZININ HZ. PEYGAMBER SEVGİSİ DEĞİL, MATERYALİST İNDİRGEMECİLİĞİDİR

Odatv yazarları Sayın Soner Yalçın ve Sayın M. İlker Yücel’in, muhafazakâr veya dindar kesimin diliyle şekillenen “Solcular dine düşmandır, İslam’ı bilmezler” yahut “Marksistler Hz. Peygamber’e değer vermez” algısını kırabilmek adına kaleme aldıkları yazılar, yüzeysel bir bakışla polemik iklimini yumuşatıyor gibi görünse de felsefî ve metodolojik açıdan bazı eksiklikler barındırmaktadır.

https://www.odatv.com/yazarlar/soner-yalcin/islam-dusmani-denilenlerin-bilinmeyen-kulliyati-hz-muhammete-marksist-bakis-120160393

Odatv sitesinde yayımlanan ve Mirat Haber tarafından da aktarılan aşağıdaki yazı, Marksizm’den İslâm’a yönelen fikir insanlarının tecrübesini aktarması bakımından kıymetli olmakla birlikte, derinlikli bir izaha muhtaçtır.

https://www.mirathaber.com/islamiyete-gecen-marksistler/

Mirat Haber’de de yorumsuz biçimde aktarılan bu değerlendirmelerde, Türkiye’deki demokratik sol kültür ile doğrudan tarihî materyalizme sadık Marksist metodoloji birbirine karıştırılmakta; böylece ideolojik bir ilitibas (kavram karmaşası) üretilmektedir.

1. Sol İdealizm ile Marksist Mantık Arasındaki Sınır

Türkiye’de sol, sosyal demokrat veya halkçı çizgide yer alan geniş kitlelerin dinî değerlere düşman olduğunu söylemek şüphesiz insafsızlık olur. Bugün meclis zemininde siyaset yapan demokratik sol partilere oy veren kitleler, genel itibarıyla geleneksel/kültürel olarak dindar veya en azından dine saygılı Müslümanlardır. Ancak halkın bu samimî ve demokratik tutumunu, dogmatik Marksizm’in özünde yer alan ateist ve diyalektik materyalist yapıyla eşitlemek felsefî bir hatadır. Marksizm, kökeni itibarıyla dini “toplumların afyonu” ve “üst yapı kurumu” gören bir eleştiri üzerine kuruludur. Dolayısıyla halkın dindarlıkla kurduğu yapıcı ilişki ile Marksizm’in katı kuramsal çatısı aynı teraziye konulamaz. Bu konuyu aşağıdaki yazımızda detaylı olarak açıklamıştık:

https://www.mirathaber.com/odatv-yazarinin-yanilgilarina-ve-karl-marxin-din-elestirisine-cevabimiz-marksist-din-elestirisi-islam-karsisinda-neden-coker-iv/

2. Düşmanlık Etmemek ile İlahî Hakikati Materyalizme İndirgemek Ayrımı

Soner Yalçın, Maxime Rodinson, Claude Cahen ve Samir Amin gibi araştırmacıların İslâm tarihi ile Hz. Peygamber (s.a.v.) üzerine eser vermiş olmasını bir “değer verme” yahut “hüsnüniyet” delili gibi sunmaktadır. Oysa bir konuyu nesneleştirerek araştırmak, o konunun ilahî özünü kabul etmek anlamına gelmez. Söz konusu oryantalist ve Marksist tarihçilerin yaptığı şey; vahyi, nübüvveti ve ilahî hakikati tamamen paranteze alarak, İslâm’ın doğuşunu kabile içi sınıf çatışmalarına, ticaret yollarına, iktisadî ve sosyal buhranlara indirgemektir. Bu tutum, bir “hürmet” değil, ilahî olanın materyalist zihniyet süzgecinde sekülerleştirilmesidir. Hz. Peygamber’i vahyin taşıyıcısı ve Allah’ın resulü olarak değil de sadece “üstün zekâlı bir siyasetçi” veya “başarılı bir kabile reformcusu” seviyesinde ele almak, teolojik açıdan o inancın özünü gör(e)memek veya onu tasfiye etmektir.

3. Solculuktan İslâm’a Yöneliş: İdeolojik Eklenme Değil, Özüne Dönüş

Marksist kökenden gelip İslam’ı seçen Roger Garaudy gibi mütefekkirlere seküler yaklaşımın en büyük hatası; bu dönüşümleri ideolojik kalıpların veya pragmatik arayışların bir parçası gibi görmektir. Nitekim Garaudy’nin ihtida süreci incelendiğinde; onun İslâm’ı sadece Batı kapitalizmine karşı “anti-emperyalist bir sığınak” veya “toplumsal bir devrim modeli” gördüğü için değil; bizzat İslâm’ın vahyî boyutunu, tevhidî itikadını ve insan fıtratını kuşatan ilâhî hakikatini idrak ettiği için, Müslüman olduğu net bir şekilde görülür. Garaudy, Marksizm’in insanı sadece maddî bir varlığa indirgeyen, ruhu ve fıtratı yok sayan materyalist çıkmazını görmüş; aradığı hakikî sosyal adaletin ve insan onurunun ancak Yaratıcı’ya teslimiyetle (Kelime-i Şehadet ile) mümkün olduğunu bizzat anlayarak Müslüman olmuştur. Dolayısıyla bu mütefekkirlerin yönelişleri; sol bir kavramı veya eylemi İslâm’a giydirme çabası değil, materyalist kurguların iflası karşısında vahyî hakikatin zaferidir.


Resim: Roger Garaudy (1913-2012): Materyalist/sol ideolojilerin darlığından İslâm’ın vahyî kuşatıcılığına geçişin sembolü.

4. Muhafazakâr Tarihçilik Eleştirisinin Mantık Sınırı ve “Sosyal İslâm” Yaklaşımı

Soner Yalçın’ın Türkiye’deki klâsik ve muhafazakâr tarihçiliğin toplumsal ve iktisadî şartları göz ardı ettiği yönündeki tespiti kısmen doğru bir eleştiri barındırmaktadır. Ancak bu eksikliğin reçetesi, İslâm tarihini insan ruhunu, gaybî hakikatleri ve Allah’ın takdirini yok sayan katı bir materyalizme teslim etmek olamaz. İslâm’ın kendi Usûl geleneği (Siyer, Fıkıh, Hadis usûlü), zaten “esbab-ı nüzul” ve “içtimaî şartlar” başlığı altında maddî sebepleri ilahî hikmetin ve fıtratın bir cüzü olarak okumaktadır. Bu bağlamda kavramsallaştırdığımız “Sosyal İslâm”, İslâm’ın adalet, sosyal güvenlik, kul hakkı ve mazlumu gözetme gibi toplumsal ilkelerini Batı kökenli materyalist kalıplara muhtaç olmaksızın, doğrudan kendi vahyî kaynaklarından hareketle bütüncül bir sosyal politika nizamı olarak ortaya koyma iradesidir. “Sosyal İslâm“; toplumsal meseleleri ve iktisadî şartları ne muhafazakâr bir edilgenlikle görmezden gelir ne de Marksizm gibi insanı maddeye indirgeyerek ruhsuzlaştırır; aksine maddî ve manevî dengenin ve ilahî hikmetin içtimaî hayattaki tecellisini temsil eder.

5. René Guénon (Abdülvâhid Yahyâ) İhmali: Odatv’nin İdeolojik Süzgeci ve İddialarının İflası

Odatv ve Soner Yalçın’ın “İslam’a ve Hz. Peygamber’e değer veren Marksistler” listesi sunarken, René Guénon (Abdülvâhid Yahyâ) (1886-1951) gibi devasa bir mütefekkiri tamamen görmezden gelmesi, zannederim basit bir unutkanlık değil; metodolojik bir zorunluluktur. Çünkü Guénon’un şahsiyeti ve külliyatı, onların İslâm’ı kendi ideolojik tezlerine malzeme kılma çabalarını kökünden çürütmektedir. Şöyle ki: [1]

– Materyalist Paradigmanın “Gelenek ve Hikmet” Karşısındaki Körlüğü: Çağın zahirî bilimlerine ve batin ilimlerine (ilm-i hikmet) vakıf olan Abdülvâhid Yahyâ, Katolik bir geçmişten ve felsefe-edebiyat formasyonundan gelerek, 1912’de Müslüman olmuştur. O, İslâm’ı Marksistlerin yaptığı gibi “sosyo-ekonomik bir hareket” olarak değil; Batı’nın seküler ve materyalist çöküşüne karşı çağlar üstü tevhit dini ve hikmetin yegâne adresi olarak kucaklamıştır. Dinî anlayışı, sosyolojinin “toplumsal bir icadı”, psikolojinin ise bir “hurafe/afyon” saydığı modern dünyada Guénon; Batı terminolojisini (metafiziği tasavvuf, entelektüeli ârif olarak yeniden tanımlayarak) İslâmî kavramlarla manevîleştirmiş ve küresel bir ruhî açılım kazandırmıştır.

– “Araçsallaştırmaya” İzin Vermeyen İtikadî ve Tasavvufî Duruş: Soner Yalçın’ın öne çıkardığı Marksist yazarların ortak noktası, Hz. Peygamber’i (s.a.v.) vahiyden ve nübüvvetten soyutlayarak, “dahî bir siyasetçi veya kabile reformcusu” derekesine indirmeleridir. Mısır’a yerleşerek, Şâzeliyye ve Ekberiyye neşvesiyle yaşayan, onlarca kitap ve yüzlerce makaleyle modernizmi tenkit eden Abdülvâhid Yahyâ ise; İslâm’ı “anti-kapitalist bir aparat” veya “sol bir devrim modeli” olarak araçsallaştırmak isteyen seküler zihniyete geçit vermez. Onun duruşu, doğrudan vahye, tasavvufa ve sahih itikada dayanır.

– Post-Modern Bâtıl Paradigmalara Karşı Hak ve Ruh Temelli Reçete: Günümüzde Müslüman bilim insanlarının dahî aşırı derecede Batılılaştığı bir vasatta; kapitalist veya Marksist sistemlerin ürettiği sosyo-ekonomik ve manevî krizlere karşı durabilmenin yolu, ilâhî hakikati materyalist süzgeçlerde eriten Marksist okumalar değildir. İhtiyacımız olan şey; René Guénon örneğinde olduğu gibi hem Doğu’yu hem Batı’yı tanıyan ama en nihayetinde Hak ve Ruh temelli İslâmî dünya görüşünü ortaya koyabilen hikmet sahibi âlimlerdir. Aksi takdirde post-modernliğin farklı bâtıl paradigmaları; evrimden teknolojiye, aileden medeniyete kadar hayatımızı kuşatmaya ve Müslüman kimliğini eritmeye devam edecektir.


Resim: René Guénon (1886-1951) insanlık gerçek köklerine ancak manevî ve tasavvufî bir yolculuk ile ulaşabileceğini ortaya koyan Fransız Müslüman filozof.

Velhâsıl-ı Kelâm; Kulağa hoş gelen “Marksistler, İslâm’ı devrimci bulduğu için yaklaştı” söylemi ile “Marksistler Hz. Muhammed’i (s.a.v) araştırdı, değer verdi” iddiası, aynı mantık silsilesine dayanmaktadır: İslâm’ın kutsiyetini, vahyî özünü ve metafizik/gaybî derinliğini soyup, onu seküler ve materyalist tezlere bir malzeme kılmak. İslâm; ne kapitalizmin maddeci bireyciliğine karşı geçici bir anti-emperyalist sığınak, ne de Marksizm’in materyalist tezlerini doğrulamaya yarayacak tarihî bir aygıttır. İslâm, Yaratıcı’nın fıtrata/insanlığa sunduğu ebedî ve müstakil saadet nizamıdır. Bize düşen bu ilâhî nizamı, beşerî ideolojilerin dar parantezlerine hapsettirmeden, ilmî namusu ve fıtrî hakikati cesaretle savunmaya devam etmektir, vesselâm.

Dipnotlar

[1] Ali Seyyar ve Osman Sarı, (2025). Modern Dünyanın Çıkmazı Karşısında İslami Diriliş. MGV Yayınları, s. 367.

Prof. Dr. Ali Seyyar

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.