islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,8372
EURO
55,7702
ALTIN
6.774,94
BIST
13.270,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Çok Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C

Tripoliçe Katliamı: Bize Anlatılmayan Tarihin Sayfaları

Tripoliçe Katliamı: Bize Anlatılmayan Tarihin Sayfaları
A+
A-

Tripoliçe Katliamı: Bize Anlatılmayan Tarihin Sayfaları

Bazı tarihî olayları yıllar sonra öğrenirsiniz.

Sonra kendi kendinize şu soruyu sorarsınız:

“Peki bunu neden daha önce bilmiyordum?”

Tripoliçe Katliamı da böyle bir hadise…

1821 yılında Mora’da başlayan Yunan isyanı sırasında Osmanlı yönetiminin Mora‘daki önemli merkezlerinden Tripoliçe kuşatıldı. Şehir 5 Ekim 1821’de Yunan isyancıların eline geçti. Ardından Müslüman ve Yahudi nüfusa yönelik büyük bir katliam gerçekleştirildi. Kaynaklarda ölü sayıları farklı verilse de Türk Tarih Kurumu’nda yayımlanan çalışmalarda yaklaşık 10 bin kişinin öldürüldüğü aktarılıyor. Cambridge University Press tarafından yayımlanan güncel bir çalışmada da Tripoliçe‘nin ele geçirilmesinden sonraki günlerin, Yunan Devrimi’nin en korkunç katliamlarından biri olduğu belirtiliyor.

Peki biz bunları ne kadar biliyoruz?

Asıl soru burada başlıyor.

Çünkü ilginç olan şu:

Bu olay Osmanlı tarihçileri tarafından hiç kaydedilmemiş değildi.

Tam tersine…

Türk Tarih Kurumu’nun yayımladığı araştırmalarda, Şanizade Tarihi’nin 1821 Mora İsyanı’nı ayrıntılı biçimde ele aldığı, Ahmet Cevdet Paşa’nın da çok sayıda arşiv belgesinden yararlanarak Yunan isyanını yazdığı belirtiliyor. Osmanlı arşivlerinde ise Yunan isyanıyla ilgili yüzlerce belge bulunduğu ifade ediliyor.

Öyleyse mesele başka:

Neden bu tarih toplumun geniş kesimlerinin hafızasına yeterince taşınmadı?

Neden biz Tripoliçe’yi, Mora’daki Müslümanların yaşadıklarını, 1821’de yaşanan büyük katliamları ancak yıllar sonra, tesadüfen araştırırken öğreniyoruz?

Demek ki bize“ yalan ve  ve kapsama alanı dar bir tarih öğretildi”

O zaman biz de soralım:

Bize kapsamlı bir tarih mi öğretildi, yoksa seçilmiş bir tarih mi?

Çünkü tarih yalnızca zaferlerden, kahramanlardan ve devletlerin kuruluşlarından ibaret değildir.

Tarih; yenilgileri de anlatmalıdır.

Katliamları da…

Acıları da…

Ve hatta kendi toplumumuzun yaptığı yanlışları da.

Ancak başkasının yaptığı zulmü de saklamamalıdır.

Tripoliçe bu açıdan yalnızca 1821’in değil, tarih eğitiminin nasıl şekillendiğinin de sorgulanması gereken bir başlığıdır.

Bugün Yunanistan’ın millî hafızasında 1821 önemli bir yere sahip.

Peki bizim hafızamızda?

Belki de artık çocuklarımıza sadece “ne kazandığımızı” değil, “geçmişte neler yaşandığını” da anlatmanın zamanı gelmiştir.

Çünkü unutulan tarih, ortadan kalkmış tarih değildir.

Sadece başkalarının anlatmasına bırakılmış tarihtir.

Ve belki de bugün Tripoliçe’yi yeniden konuşmamızın en önemli sebebi budur:

Geçmişi düşmanlık üretmek için değil, hakikati bilmek için hatırlamak.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.