
İsrail siyasetinde 1948’den bu yana etkili olan Aşkenaz liderliği yeni bir sınavla karşı karşıya. Mizrahi kökenli Gadi Eisenkot’un hükümeti kurmakla görevlendirilmesi, Netanyahu döneminin sona ermesi ihtimalini gündeme taşıdı.

İsrail toplumunda Aşkenaz, Sefarad ve Mizrahi Yahudileri önemli yer tutuyor. Bu topluluklar, dinî mezheplerden ziyade tarihî ve coğrafi kökenleriyle ayrılıyor.
Aşkenaz Yahudileri, ağırlıklı olarak Orta ve Doğu Avrupa kökenlidir. Polonya ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’da yaşadılar. Hazar Türkleriyle bağlantılı oldukları iddiası ise tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Sefarad Yahudileri, İspanya ve Portekiz kökenlidir. 1492 sürgününden sonra önemli bir bölümü Osmanlı topraklarına yerleşti. Ticaret ve şehir hayatında etkin roller üstlendiler.
Mizrahi Yahudileri ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika kökenlidir. Irak, İran, Yemen ve Suriye gibi ülkelerde yüzyıllarca yaşadılar. Müslüman ve Hristiyan Arap topluluklarıyla tarihî ve kültürel ilişkiler geliştirdiler.
1948’de İsrail’in kuruluşunda Avrupa kökenli Siyonist liderler belirleyici oldu. David Ben-Gurion ve ilk siyasi kadroların çoğunluğu Aşkenaz kökenliydi.
Devletin ilk dönemlerinde siyasi, askerî ve ekonomik kurumlarda Aşkenazlar ağırlık kazandı. Mizrahi Yahudileri ise uzun yıllar sosyal ve ekonomik ayrımcılıkla karşılaştı. Bu eşitsizlikler, İsrail toplumundaki tarihî ayrışmanın önemli nedenlerinden biri oldu.
İsrail’de 27 Ekim 2026 seçimleri, siyasi dengeleri değiştirdi. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’u hükümeti kurmakla görevlendirme kararı aldı.
Fas kökenli Mizrahi Yahudisi Eisenkot, Netanyahu’nun en önemli rakibi olarak öne çıktı. Netanyahu’nun ittifakı parlamentoda 53 sandalye kazandı. Eisenkot’un dört partili bloğu ise 48 sandalyede kaldı. Arap partilerinin desteğiyle Eisenkot’un adaylığına 67 milletvekili destek verdi. Ancak hükümet kurabilmesi için koalisyon uzlaşması gerekiyor.
Mizrahi Yahudileri, Ortadoğu’da Müslüman ve Hristiyan topluluklarla yüzyıllarca birlikte yaşadı. Özellikle Irak, Suriye ve Yemen’deki Yahudiler, Arapça konuşuyor ve bölgesel kültürü paylaşıyordu. İsrail’in kuruluşundan sonraki göçler, bu tarihî ilişkileri önemli ölçüde değiştirdi.
Eisenkot’un başbakanlık ihtimali, İsrail’deki tarihî toplumsal ayrışmayı yeniden gündeme taşıdı. Aşkenaz ve Mizrahi toplulukları arasındaki siyasi temsil tartışmaları da önem kazandı.
ABD-İsrail ilişkileri, Siyonist siyasi hareketler ve iç koalisyon dengeleri, ülkenin geleceğinde etkili olmaya devam ediyor. Eisenkot’un hükümeti kurması durumunda İsrail, ilk Mizrahi kökenli başbakanıyla yeni bir döneme girebilir. Ancak müzakerelerin sonucu henüz kesinleşmedi.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube