islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

İŞGAL GÜÇLERİNİN GAZZE MİRASINI YOK ETME ÇABASI VE KÜLTÜREL SOYKIRIM

İŞGAL GÜÇLERİNİN GAZZE MİRASINI YOK ETME ÇABASI VE KÜLTÜREL SOYKIRIM

İŞGAL GÜÇLERİNİN GAZZE MİRASINI YOK ETME ÇABASI VE KÜLTÜREL SOYKIRIM

Filistinli yazar Atıf Ebu Seyf, Al Majalle’de yayımlanan yazısında Gazze’de yürütülen savaşın yalnızca insanlara yönelik bir yıkım süreci olmadığını, aynı zamanda Filistin halkının hafızasını, kimliğini ve tarihsel varlığını hedef alan sistematik bir kültürel yok etme stratejisi olduğunu belirterek gözden kaçan önemli bir meseleyi gündeme taşıdı. Ona göre İsrail’in saldırıları, fiziksel yıkımın ötesine geçerek bir halkın geçmişle bağını koparmayı amaçlayan daha derin ve uzun vadeli bir projeye dönüşmüştür.

Ebu Seyf, Gazze’de yaşananları yalnızca güncel savaş bağlamında ele almıyor, bu süreci 1948’deki Nekbe’den itibaren kesintisiz devam eden bir kültürel suçlar zincirinin parçası olarak değerlendiriyor. Ebu Seyf’e göre, Filistin topraklarının ele geçirilmesi, halkın sürgün edilmesi ve köylerin yok edilmesiyle eş zamanlı ilerleyen bir başka süreç daha var: kültürel mirasın sistemli biçimde yağmalanması, tarihsel yapıların yıkılması ve arkeolojik bulguların ortadan kaldırılması. Bu süreç, Filistin’in tarihsel anlatısını silmek ve yerine işgalci bir anlatı yerleştirmek amacını taşıyor.

Gazze’de son savaşla birlikte bu politika daha görünür hâle gelmiştir. İsrail güçleri, camiler, kiliseler, müzeler ve tarihî yapılar dahil olmak üzere kültürel mirası temsil eden her unsuru hedef almıştır. Gazze’deki 12 müzenin tamamının yok edilmesi, arkeolojik eserlerin yağmalanması ve tarihî yapıların sistemli biçimde bombalanması, bu stratejinin rastlantısal olmadığını açıkça gösteriyor. Bu durum savaşın kaçınılmaz yan etkisi olarak açıklanamaz, aksine önceden planlanmış ve bilinçli bir yok etme politikasıdır.

Atıf Ebu Seyf, bu yıkımın büyük ölçüde sessizlik içinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Medya çoğunlukla insan kayıplarına odaklanırken kültürel mirasın yok edilmesi arka planda kalıyor. Oysa bu iki süreç birbirinden ayrı düşünülemez. İnsanların öldürülmesiyle birlikte yaşadıkları mekânların yok edilmesi, onların geçmişle kurduğu bağı da ortadan kaldırır. Böylece sadece fiziksel varlıklar ortadan kaldırılmaz; aynı zamanda bir halkın hafızası, kimliği ve tarihsel sürekliliği de silinir.

Ebu Seyf, insan ile mekân arasındaki bağın kolektif hafıza aracılığıyla kurulduğunu vurguluyor. Bu bağ koparıldığında, toprak ile halk arasındaki ilişki de ortadan kalkar. Böyle bir durumda, toprak “sahipsiz” gibi gösterilebilir ve yeni bir anlatı inşa edilebilir. Bu durum, tarih boyunca birçok sömürgeci projede görülen bir yöntemdir: Önce hafıza silinir, ardından yeni bir gerçeklik dayatılır.

Gazze’deki yıkımın boyutları da bu stratejiyi destekler niteliktedir. On binlerce insanın hayatını kaybetmesiyle birlikte şehirlerin büyük bölümü yaşanamaz hâle gelmiştir. Yıkım yalnızca binaları kapsamaz; kütüphaneler, arşivler, sanat eserleri ve kültürel kurumlar da hedef alınmıştır. Yaklaşık 80 kütüphanenin yok edilmesi, yüzlerce yıllık belgelerin ve kitapların kaybı, Filistin’in modern ve tarihsel hafızasının büyük ölçüde ortadan kaldırılması anlamına gelir.

Özellikle Gazze Belediyesi Arşivi’nin yok edilmesi, son 150 yılın toplumsal, ekonomik ve siyasal kayıtlarının silinmesi açısından kritik bir kayıptır. Aynı şekilde Samir Mansur Kütüphanesi gibi sembolik öneme sahip mekânların tekrar tekrar hedef alınması, kültürel varlığa yönelik kasıtlı bir düşmanlığın göstergesidir.

Atıf Ebu Seyf, kültürel mirasın yağmalanmasını da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Filistin’e ait tarihî eserlerin çalınması, başka anlatılar içinde yeniden sunulması ve işgalci kimliğin meşrulaştırılması amacıyla kullanılması, ona göre uzun süredir devam eden bir stratejidir. Bu bağlamda, geçmişte olduğu gibi bugün de askerlerin arkeolojik eserleri topladığına dair tanıklıklar, bu politikanın sürekliliğini gösterir.

Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, bu eylemler açık biçimde savaş suçu kapsamına giriyor. Kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası sözleşmelerin ihlal edildiği açıkça ortada. Buna rağmen uluslararası toplumun bu konuda büyük ölçüde sessiz kaldığını yazan Ebu Seyf, kültürel suçların kamuoyunda yeterince tartışılmadığını ifade ediyor. Bu sessizlik, ona göre yalnızca güncel durumu görünmez kılmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmişteki suçların sorgulanmasını da engelliyor.

Yazar ayrıca uluslararası kurumların, özellikle kültürel mirası korumakla görevli yapıların, yetersiz ve tarafsızlık kisvesi altında etkisiz kaldığını da eleştiriyor. Resmî raporların gerçek yıkımın boyutlarını küçümseyen bir dil kullandığını, Filistin kaynaklarının ise çoğu zaman dikkate alınmadığını vurguluyor.

Sonuç olarak Atıf Ebu Seyf’in analizi, Gazze’de yaşananların yalnızca askerî bir çatışma olmadığını; aynı zamanda bir halkın tarihsel varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen kapsamlı bir kültürel yok etme projesi olduğunu açığa çıkarıyor. Ona göre bu süreç, geçmişten bugüne uzanan kesintisiz bir stratejinin devamıdır ve uluslararası toplumun sessizliği bu yıkımın sürmesine zemin hazırlamaktadır.

Kaynak: Cultural genocide: Israel’s war on Palestinian memory | Al Majalla

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.