islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,0176
EURO
55,7080
ALTIN
6.594,85
BIST
12.144,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
19°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

Robert Francis, Siyahi Bir Rahibin Elini Sıkmadı

Robert Francis, Siyahi Bir Rahibin Elini Sıkmadı

Robert Francis, Ayinde Herkesle Tokalaşırken Siyahi Bir Rahibin Elini Sıkmadı. Batı’da Kronikleşen Ayrımcılık ve İslam’ın Evrensel Eşitlik Anlayışı

Fransa’daki Metz Katedrali’nde gerçekleştirilen bir ayin sırasında yaşananlar, dini makamlarda ve Batı kurumlarında ırkçılık ile ayrımcılığın hâlâ ne kadar derin izler taşıdığını gözler önüne sermiştir. Katolik dünyasının önde gelen isimlerinden Robert Francis Prevost’un, ayin esnasında cemaati selamlarken siyahi bir rahibin elini havada bırakması, yalnızca ferdi bir dalgınlık olarak değil, Batı merkezli dini ve sosyal yapılarda süregelen ötekileştirici zihniyetin somut bir dışa vurumu olarak değerlendirilmektedir.

Tarihsel ve Kurumsal Ayrımcılığın Gölgesi

Geçmişte sömürgecilik döneminden bu yana dinî ve siyasi otoriteler tarafından dezavantajlı gruplara, özellikle de siyahi topluluklara karşı kullanılan üstenci dil, ne yazık ki modern dünyada da biçim değiştirerek varlığını sürdürmektedir. Kutsal mekanlarda dahi insanları ten rengine veya kökenine göre ayrıştıran bu tavır, Batı toplumlarının evrensel insan hakları ve eşitlik söylemleriyle tezat oluşturmaktadır. Görünürde evrensel bir kucaklaşma vadeden kurumlar, uygulamada aynı refleksi göstermemekte; ötekileştirme refleksini alt tabakalara ve inanç önderlerinin tutumlarına kadar yansıtmaktadır.

İslam’da Irkçılığın Kesin Reddi ve Hakiki Eşitlik

Buna karşın İslam medeniyeti, kurulduğu ilk andan itibaren her türlü ırkçılığı, kavmiyetçiliği (asabiyeti) ve rengi üstünlük vesilesi saymayı kesin bir bir dille reddetmiştir. İslami ölçüde insan onuru en üst sırada yer alır ve yaratılışta eşitlik esastır.

Takva Ölçüsü: Kur’an-ı Kerim’de insanların ırk veya renk bakımından değil, yalnızca Allah’a olan bağlılıkları ve sorumluluk bilinci (takva) bakımından üstün olabileceği açıkça beyan edilmiştir.

Veda Hutbesi’nin Evrensel Mesajı: Hz. Muhammed (s.a.v.), Veda Hutbesi’nde bu hususu en net şekilde özetleyerek şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a, beyazın siyaha, siyahın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takva (Allah’a olan sorumluluk bilinci) ile olur.”

Sonuç

Metz Katedrali’nde yaşanan olay, Batı dünyasının insan hakları ve eşitlik iddiasındaki samimiyetsizliği bir kez daha gözler önüne sermiştir. İnsanları ten renklerine göre kategorize eden bu çarpık zihniyete karşılık İslam, 14 asır önce ortaya koyduğu evrensel kardeşlik ve adalet ilkeleriyle renk, dil ve ırk fark etmeksizin tüm insanlığın onurlu birer birey olduğunu tescillemiştir.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.