islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,1773
EURO
55,4046
ALTIN
6.604,03
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
22°C
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C

SOSYAL MEDYADAN SEÇTİKLERİMİZ/ Komünist Rıfat Hapiste Nasıl Müslüman Oldu?

SOSYAL MEDYADAN SEÇTİKLERİMİZ/ Komünist Rıfat Hapiste Nasıl Müslüman Oldu?
A+
A-

SOSYAL MEDYADAN SEÇTİKLERİMİZ/Komünist Rıfat Hapiste Nasıl Müslüman Oldu?

VİDEO YORUM

Hidayet, İnsanın Kalbine Dokunan İlahi Bir Lütuf

İnsan, dünyaya geldiğinde inançlarını ve düşüncelerini kendi başına seçmiş değildir. Ailesi, yetiştiği çevre, aldığı eğitim, okuduğu kitaplar ve içinde bulunduğu ideolojiler, onun hayata bakışını şekillendirir. Kimi ateizmi, kimi deizmi, kimi de farklı siyasi ve felsefi düşünceleri benimser. Ancak insanın hayatı boyunca aynı düşüncede kalacağına dair bir kural yoktur.

Dün dünyevi ideolojilere bağlı olan bir insan, bugün Allah’ın izniyle hakikati bulabilir. Komünist düşünceyi benimsemiş bir insanın hapishanede yaşadığı bir olay, okuduğu bir kitap veya tanıştığı bir insan vesilesiyle İslam’la tanışması da bunun örneklerinden biridir. Çantacı Necmi Abi’nin anlattığı, hapishanede komünist Rıfat’ın Müslüman oluşu da hidayetin insan hayatında nasıl bir dönüşüme vesile olabileceğini hatırlatıyor.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Şüphesiz sen sevdiğini hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediğine hidayet verir. O, hidayete erecek olanları daha iyi bilir.” (Kasas, 28/56)

Bu ayet, hidayetin Allah’tan olduğunu açıkça bildirirken insanın hakikati arama ve doğruyu tercih etme sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Nitekim Rabbimiz, “Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır.” (Bakara, 2/256) buyurarak inancın baskıyla değil, kişinin kendi iradesiyle benimsenmesi gerektiğini ortaya koyar.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur:

“Allah kimin için hayır dilerse onu dinde anlayış sahibi kılar.” (Buhârî, İlim, 13; Müslim, Zekât, 100)

İnsanları yalnızca mensup oldukları ideolojilerle, geçmişteki düşünceleriyle veya inançlarıyla yargılamak yerine, hakikati arayışlarını da görebilmek gerekir. Çünkü hidayet, insanın geçmişinden bağımsız olarak yeni bir başlangıç yapabilmesidir.

Belki de asıl mesele, insanın hangi düşünceyle yola çıktığı değil, hakikati ararken kalbinin hangi yöne açıldığıdır. Zira Allah’ın rahmeti geniştir ve O, dilediği kuluna hidayet kapısını açar.

Hidayet, bir insanın geçmişini silmek değil, geleceğini imanla yeniden inşa etmesine vesile olmaktır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.