islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,1773
EURO
55,4046
ALTIN
6.604,03
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
22°C
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C

HAYALİ KOMŞU

HAYALİ KOMŞU
A+
A-

HAYALİ KOMŞU

Rum Suresi’nin ikinci ayet-i kerimesi, Roma İmparatorluğu’ndan “Rumlar yenilgiye uğradı” ifadesiyle bahsetmektedir.

 غُلِبَتِ الرُّومُۙ

Osmanlı İmparatorluğu’nda veya ondan önceki (Doğu) Roma İmparatorluğu’nda “Yunan” (Grek, Helen) kimliğinde bir toplum yoktu. Yunan kavmi, 6. yüzyıldan itibaren ayrı bir halk olma vasfını yitirmiş, Romalı kimliği içinde şu şekilde erimişlerdi:

– Roma İmparatorluğu’nun resmi dili Koine Yunancasının standartlaştırılmış, Romalılaştırılmış bir sürümü olan Rumca konuşuyorlardı. Bu dil Ῥωμαϊκή şeklinde yazılan Rhomaic, Romeika, Rumi, Rumcadır. Bu dile bugün Yunanca, Ortaçağ Yunancası, Bizans Yunancası gibi uydurma isimler konsa da kendi çağında konuşanları tarafından asla “Yunanca” olarak adlandırılmamıştı. Rumca ve Eski Yunanca, Portekizce ve Latince kadar birbirinden uzak iki dildir.

– Kendilerini her zaman ve istisnasız bir şekilde Rum olarak tanımlıyorlardı. 1814’te Fener Rumları tarafından Rus kontrolündeki Odesa’da kurulan gayri–nizami Mason locası Filiki Eterya bir Yeni Yunan kimliği tasarladı. Bu girişime kadar 6. ile 19. yüzyıllar arasında Yunan etnik kökenine veya hatta Yunan bireylere dair tarihi kaynaklarda, kitabelerde, mezar taşlarında, Patrikhane belgelerinde, Roma İmparatorluğu kayıtlarında Yunan halkından, hatta Yunan, Helen, Grek bireylerden bahis bulunmamaktadır. Yunanlılık asimile olmuş, helak olmuş eski bir kavimdi.

– Roma İmparatorluğunun 476’da Atila’nın sağ kolu generalin oğlu Türk kökenli komutan Odakar tarafından ortadan kaldırıldığı uydurması da Bizans İmparatorluğu sahte adı da zaten 16. yüzyıl sonlarında Hieronymus Wolf adlı Habsburg iaşeli bir tarihçinin uydurmasıdır. Bu uydurma, Avrupa’nın Kanuni-Şarlken çekişmesiyle ikiye bölünmesinde Osmanlı’nın Roma İmparatorluğu, Kayser-i Rum olma hakkını elinden almak amacıyla yürütülen bir propaganda çalışmasıdır, Avrupa bunu benimsemiştir, bugün bu aptalca Bizans İmparatorluğu ifadesi hala devam etmektedir. Bizans İmparatorluğu beyin yıkama terimi, hiçbir tarihi kaynakta, belgede, kitabede karşımıza çıkmamaktadır. Sadece Roma İmparatorluğu ifadesi kullanılmıştır.

– Yeni Yunanlılar veya Rumlar, Eski Yunan halkının devamı değildir. Sadece Yunan kökenlilerden değil; başta Anadolulu ya da o dönemki terimle İsaura kavimleri olmak üzere Slavlar, İlliryalılar/Arnavutlar, Bulgarlar ve Hristiyanlığı kabul etmiş diğer Türkler, Mısırlılar, Araplar, Süryaniler, Güney Kafkasyalılar, Latinler ve 4. yüzyılda bölgeye yerleşen Batı Avrupalılar, Ermeniler, Varanklar vb. gibi çeşitli etnik gruplardan oluşuyordu. Roma etnik kimliğinin yalnızca beşte biri Yunan genetiğine sahipti. Bugün Miken ya da ilk Eski Yunan genetiği günümüz Yunanlıların beşte birine tekabül etmekte beşte dördü Hitit, Arap, Arnavut, Slav, Ulah, Ermeni, Kafkasyalı, Mısırlı kökenlidir.

– Roma İmparatorluğu canını kurtarmak ve uzun müddetli bir yaşam için tek devlet, tek millet, tek din, tek dil felsefesini kabul etti: Roma İmparatoruna sadakat, Rumluk kimliği, Rum Ortodoks Hristiyanlık dini, Rumca dili. Birleşik bir Rum Ortodoks Hristiyan kültürü uğruna tüm Yunan kültürünü reddetmişlerdi. Kitapları yakılarak geçmişleri unutulan Yunanlılar, Hz. İsa’yı reddeden müşriklerdi. Birisine Yunan, Grek, Helen demek hakaretti.

Bu dört birlik unsuru sayesinde bugün yanlış biçimde Bizans İmparatorluğu dediğimiz Roma devleti bin yıl daha devam etti. Daha sonra, 1814’teki Filiki Eteria ulus inşası projesiyle birlikte Yunan kültürü, İngiliz hayranlar tarafından kendi seçkin okullarındaki algılarına dayalı olarak yeniden kurgulandı; bu süreçte Roma unsuru ve dünyanın en eski uluslarından birinin kolektif hafızası tamamen silindi.

Dolayısıyla, 1814 yılına kadar ortada Yunanlar değil; Romalılar, Rhumoi veya Rumluk kavramıyla kendisinden bahseden bir halk vardı. Batı Avrupalılar, siyasi nedenlerle ve MS 800 yılında Şarlman ile birlikte Roma İmparatorluğu’ndan kopuşun gerçekleşmesine paralel olarak Romalılara “Yunan” (Grek) demeye başlamışlardı. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ne kutsaldı, ne Romaydı, ne de İmparatorluktu. Bir Alman ticaret birliğiydi.

Bu sadece bir isimlendirme meselesi veya “Yunan ya da Romalı, ne fark eder ki?” durumu değildir; zira Romalılar ve Helenler, yani Rumlar ve Yunanlılar, birbirinden farklıdır. Bu durum, Modern Yunanlar (Neo-Helenler) ile Anadolu Türklerinin neden genetik benzerlikler taşıdığını da açıklamaktadır. Romalılar ve Türkler arasında karma evliliklerin nadir olmasına ve Türkler tarafından gerçekleştirilmiş tarihte tecavüz vakaları olmamasına rağmen modern Yunanlar ve Anadolu Türkleri şu üç temel nedenden ötürü genetik olarak karışmıştır:

– Hem Türkler hem de modern Yunanlılar (bugünkü Rumlar, ya da Yeni Yunanlılar) eskiden sadece ‘Romalılar’ olarak bilinirlerdi), beşte iki ila yarısı oranında çok büyük bir Anadolu (asimilasyon öncesinde İsaurialılar olarak adlandırılan halka dayanan) genetik mirasına sahiptir. İslam’ı benimseyen ve Rumca konuşan Ortodoks Romalılar (yakın yüzyıllara kadar ‘Rum’ olarak bilinen Anadolu halkı), zamanla Türklerle karışmış ve nihayetinde Türkleşmiştir.

– Anadolu Türkleri ile Rumlar (veya Yeni Yunanlılar) arasında, Güney Kafkasyalılar (Lazlar, Gürcüler vb.), Orta Doğulular, Ermeniler, Kuzey Kafkasyalılar ve Slavlar gibi diğer Rum gen kaynaklarını da içeren başka ortak genetik unsurlar mevcuttur. Giritliler, Oniki Ada sakinleri veya Tripolitsa ve Nafplio’daki Mora halkı gibi daha yüksek oranda Yunan genetiği taşıyan ve İslam’ı seçmiş olan Rumlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sırasında soykırımdan kaçarak büyük ölçüde Anadolu’ya sürülmüş ve burada Anadolu Türkleriyle karıştı.

– Karamanlı Rumlar veya Balkan Gagavuzları gibi Ortodoks Hristiyanlığı benimseyen ve sıradan Türklere kıyasla daha yüksek oranda Oğuz Türkü genetik özellikleri taşıyan Türkler ise, modern Yunan kimliği içinde asimile olmuş ve Yeni Yunanlılarla karışmıştır.

Rumlar veya Yeni Yunanlar üzerine yapılan yakın tarihli araştırmalar, bu topluluklarda çok az miktarda Türki gen bulunduğu iddiasını öne sürmektedir. Bu iddia, Türklerin köken itibarıyla Doğu Asyalı olduğu yönündeki hatalı bir varsayıma dayanmaktadır. Oysa tarihi veriler — vakanüvisler, kayıtlar, nümizmatik bulgular vb.— Türk halklarının her zaman karma bir genetik yapıya sahip olduğunu ve bu yapının daima önemli ölçüde kızıl saçlı ve açık tenli bir bileşen içerdiğini göstermektedir. Anadolu Selçuklu yönetici sınıfına ait mezarlar, bu kişilerin en başından itibaren Avrupalı benzeri fiziksel özellikler taşıdığını ortaya koymuştur.

Rumlar, Filliki Eterya projesiyle kendilerine Rum, dillerine Rumca, mezheplerine Rum Ortodoks, geleneksel topraklarına Romanya demeyi bıraktılar, onun yerine Yunan, Yunanca, Yunan Ortodoks, Yunanistan (Helen, Helence, Helen Ortodoks, Hellas) demeye başladılar. Yüzyıllar boyunca Ulahlı diye hor görülen ve olumsuz, göçebe özelliklerle özdeşleştirilen Eflaklılar, boşta kalan bu Roma isimlerini memnuniyetle kaptılar. Bir Alman asilini kral ilan edip kendilerine Rumen (Romalı), Eflak olarak bilinen ülkelerine de Romanya adını koydular. Böylece Rumluk fiilen devredilmiş oldu.

Tarih tamamen deli saçması gibi görünse, çoğu tarihçinin altından kalkamayacağı kadar karmaşık olsa da anlaşılması imkansız değil. Yüz yıl önce ülkemizi yok etmek üzere olan ve bugün yine düşmanlıkta ileriye giden Yunanistan’ı anlamak için temellerine bakmamız gerekir.

Doğru olan, yakın gelecekte savaşa hazırlandığımız, kuruluş nedeni Türklere karşı bir engel oluşturmak olan Batı komşumuzun Yunan bağlarının uydurma olduğunu anlamak, bu ülkeye Rumluk adını vermek, halkına Rumlar demek, yoğun bir fikri mücadeleyle bu ülkede yaşayanların Yunanlı değil Rum olduklarını anlatmak, tarih boyunca Anadolu olmadan var olmadıklarını, ancak Türkiye ile ortaklıkla ayakta kalabileceğini, AB ve İsrail dümen suyunda gitmenin yok oluşa neden olacağını ortaya koymaktır.

Prof. Dr. Kutluk Özgüven

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.