
Devlet Tiyatroları’nın “Sumud (Gazze)” oyunu, Filistin halkının direnişini ve savaşın siviller üzerindeki yıkımını sahneye taşıyor. Oyunun sonunda seyirci selamının kaldırılması ve Tamer Karadağlı’nın kefiyeyle yaptığı açıklama, sanatın Gazze karşısındaki sorumluluğunu gündeme getiriyor.
İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen, Cem Zeynel Kılıç’ın yazıp yönettiği “Sumud (Gazze)”, Filistinli bir ailenin savaşın ortasında hayata tutunma mücadelesini anlatıyor. Eser, yıkılan evlerin ve kaybedilen hayatların ötesinde, Filistin halkının umudunu ve direnme iradesini gözler önüne seriyor.
Oyunun en dikkat çekici mesajı ise finalinde ortaya çıkıyor. Oyuncular, seyirciyi selamlamak üzere sahneye çıkmıyor. Bunun yerine şu mesaj veriliyor:
“Hanzala dünyaya yüzünü dönene kadar bu oyunda seyirci selamı verilmeyecektir.”
Filistinli karikatürist Naci el-Ali’nin çizdiği Hanzala, sırtını dünyaya dönmüş bir mülteci çocuğu simgeliyor. Yıllardır Filistin halkının yaşadığı sürgünün, adaletsizliğin ve bitmeyen mücadelenin sembolü olan Hanzala, yüzünü ancak adaletin sağlandığı bir dünyada dönecekmiş gibi bekliyor.
Oyuncuların alkışları kabul etmek için sahneye çıkmaması, sanatın kendi başarısını kutlamaktan daha büyük bir sorumluluğu olabileceğini hatırlatıyor.
Oyunun prömiyerinin ardından Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sahneye kefiyeyle çıkarak Filistin halkına destek mesajı verdi.
Karadağlı, “Bizler bu soykırıma kayıtsız kalamazdık. Kalmadık. Kalmayacağız” sözleriyle Gazze’de yaşananlara sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
Bu açıklama, devlet tiyatrolarının sanatsal üretimin yanı sıra toplumsal meseleler karşısında da söz söyleyebileceğini gösterdi.
“Sumud (Gazze)”, tiyatronun yalnızca seyirlik bir gösteriden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Sanat, bazen görmezden gelinen acıları görünür kılar; bazen de toplumun vicdanına yöneltilmiş bir soruya dönüşür.
Gazze’de çocuklar hayatını kaybederken, aileler evlerinden edilirken sanatın susması mı gerekir? insanlık onurunun ayaklar altına alındığı durumlarda sanatın hakikati dile getirmesi önemli bir sorumluluktur.
Kur’an-ı Kerim’in Mâide suresinin 8. ayeti, adaletin ayakta tutulmasını emreder. Bu sorumluluk, mazlumun kimliğine bakmaksızın hakkını savunmayı gerektirir.
Hanzala’nın yüzünü dünyaya dönmesi için yalnızca beklemek yetmez. Filistinli çocukların güven içinde yaşayabildiği, ailelerin evlerine dönebildiği ve adaletin sağlandığı bir dünya için ses çıkarmak gerekir.
“Sumud (Gazze)”, seyircisini yalnızca bir oyun izlemeye değil, kendi vicdanıyla yüzleşmeye çağırıyor. Perde kapanıyor; fakat Gazze’nin sorusu hâlâ açık: İnsanlık, yaşananlar karşısında ne yapıyor?
İSLAMİ HABER “MİRAT”