islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,9709
EURO
56,0534
ALTIN
6.265,77
BIST
10.909,37
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
13°C
Cuma Çok Bulutlu
12°C

PEYGAMBERİMİZE ÜMMET OLMANIN ŞÜKRÜ

PEYGAMBERİMİZE ÜMMET OLMANIN ŞÜKRÜ
02/11/2026 10:00
A+
A-

PEYGAMBERİMİZE ÜMMET OLMANIN ŞÜKRÜ

Her nimetin bir şükrü vardır. Allah’ın bize verdiği her güzellik, kendisine karşı bir teşekkür ve sorumluluk gerektirir. Rabbimiz, “Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.” (İbrahim, 7) buyurarak şükrü nimetin devamına bağlamıştır. Ancak bir Müslüman için en büyük nimetlerden biri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) ümmetinden olmaktır. Böyle büyük bir nimetin de elbette büyük bir şükrü vardır.

Bu nimetin büyüklüğünü Kur’an şöyle haber verir: “Andolsun ki Allah, müminlere, kendi içlerinden onlara âyetlerini okuyan, onları arındıran, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.” (Âl-i İmrân, 164). Bu, sıradan bir lütuf değil, çok büyük bir ihsandır.

Üstelik O, bizi hiç unutmamıştır. Ahirette herkes “nefsî, nefsî” derken, “ümmetî, ümmetî” diyecek olan O’dur. Rabbimiz O’nu şöyle tarif eder: “Size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir; size pek düşkündür, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 128).

Peki, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) ümmetinden olmanın şükrü nedir?

O’nu tanımak, sevmek, insanlara sevdirmek ve O’nun gösterdiği yoldan gitmektir. Sünnetini sadece kitaplarda okumakla yetinmeyip hayatımıza taşımaktır. Ahlâkını örnek almak; merhametini, adaletini, dürüstlüğünü ve insanlara karşı güzel davranışlarını yaşatmaktır. “Andolsun ki Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21).

O’nu sevdiğimizi söylemek elbette güzeldir. Ancak gerçek sevgi, sevdiğimiz insanın yolundan gitmeyi de gerektirir. Kur’an bu ölçüyü açıkça koyar: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmrân, 31). Peygamberimiz de “Sizden biriniz, beni anasından, babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili görmedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Müslim) buyurmuştur. Demek ki sevgi, dilde kalan bir iddia değil, hayata yansıyan bir önceliktir.

Peygamber Efendimiz’i (S.A.V.) seviyorsak O’nun ahlâkına sahip çıkmalı, sünnetini hayatımızda yaşamalı, getirdiği hakikatleri başkalarına da anlatmalı ve O’nun davasını kendi derdimiz bilmeliyiz. Hz. Âişe validemize O’nun ahlâkı sorulduğunda, “Onun ahlâkı Kur’an idi.” demişti (Müslim). O, yaşayan bir Kur’an’dı. Biz de en azından o aynaya bakıp kendimizi görmeye cesaret etmeliyiz.

Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz, ümmeti olduğumuz Peygamber’i ne kadar tanıyoruz? O’nun sünnetine ne kadar bağlıyız? O’nun ahlâkını ailemizde, işimizde, ticaretimizde ve insanlarla ilişkilerimizde ne kadar yaşatıyoruz? Sevgili Peygamberimiz, “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Ahmed b. Hanbel, Beyhakî) buyurdu. Eğer evimizde sabırsız, çarşıda üçkâğıtçı, komşuluğumuzda duyarsız isek bu risaletin en temel gayesinden uzak düşmüş oluruz.

Unutmayalım ki bir nimetin kıymeti, sadece onu elde etmekle değil, gereğini yerine getirmekle bilinir. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) ümmetinden olmanın şükrü de O’nun yolundan yürümek, sünnetini yaşatmak ve O’nun güzel ahlâkını insanlığa örnek göstermektir. O, “âlemlere rahmet” olarak gönderildi (Enbiyâ, 107). Rahmet peygamberinin ümmeti de çevresine rahmet olmalıdır.

Rabbimiz, bizleri ümmet olmanın sadece adını taşıyanlardan değil, aynı zamanda şuurunu ve sorumluluğunu hakkıyla yaşayanlardan eylesin. Âmin.

Kadir Bekil

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.