
Biz öyle bir İlaha iman etti ki; O’ndan başka hiçbir güç, sığınak ve otorite yoktur. O, rahmetiyle kâinatı kuşatan Rahman, müminleri esirgeyen Rahim’dir. O’nun birliğine melekler ve ilim sahipleri de şahitlik etmiştir. Bizler kalbimizi yalnızca O’nun korkusu ve sevgisiyle doldururuz. O Birdir; doğmamıştır, doğurulmamıştır ve dengi yoktur. Hamd da mutlak hüküm de O’na aittir; çünkü sonunda yalnız O’na döndürüleceğiz.
İman ettiğimiz ilah olan Allah, kibirlenip hakikati inkâr edenlerin kalplerini damgalar, gafil olanların kulaklarını ve gözlerini mühürler. Bizim İlahımız, sapkınlıkları tek bir dokunuşla yok edip hakkı pekiştirir. O, sinelerin özünde saklı en gizli fısıltıları bile bilir. Sonsuz hüküm ve hikmet sahibi olan Allah dilemedikçe hiçbir şey dileyemeyiz. O istemezse, tüm dünya bir araya gelse kimse hidayete eremez.
Bütün kâinat O’nun sonsuz azameti karşısında boyun eğmiştir. Gökleri ve yeri benzersiz şekilde yaratan Allah, bütün işleri evirip çevirip kusursuz bir düzene koyar. Mülkünde ortağı yoktur, yarattığı her şeyi ince bir ölçüyle takdir etmiştir. Bizleri de, ellerimizle yapmakta olduğumuz işleri de var eden O’dur.
Bizim İlahımız, kudreti sarsılmaz ve cezalandırması şiddetli olandır. Kendisine isyan edenleri, ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar kötü bir sona uğratır. Ne göklerde ne de yerde O’nu aciz bırakacak hiçbir güç yoktur. İnsanlık adaleti ayakta tutsun diye elçilerini apaçık belgelerle, kitapla ve mizanla göndermiştir. Kendi davasının ve elçilerinin galip geleceğini yazmıştır; çünkü O, yegâne galiptir.
İzzetin ve gücün tümü yalnızca Allah’a aittir. Göklerde ve yerde her kim varsa, istese de istemese de O’nun yasalarına teslim olmuştur. Yeryüzünde perçeminden tutup denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Dağlar bile O’nun emrine boyun eğmiş, akşam sabah O’nu tesbih ederler. O’nun davetine icabet etmeyenler ise, dünya dolusu fidyeyi verseler bile O’nun azabından kurtulamayacaktır.
Faydalanalım diye denizleri emrimize veren O’dur. Doğuda batıda, yüzümüzü nereye dönersek dönelim Allah’ın zatı oradadır. Biz nerede olursak olalım, Allah bizimle beraberdir. Kâinattaki her şeyi bir kader ile yaratmış, meydana gelecek her şeyi apaçık bir kitapta yazmıştır. Ölüm geldiğinde herkes gerçek Mevla’sı olan Allah’a döndürülür; O, hesap görenlerin en süratli olanıdır. Kim samimiyetle O’na teslim olursa, kopması imkânsız sapasağlam bir kulpa yapışmış olur.
Göklerin ve yerin gaybı Allah’ındır. Yapılan hiçbir şeyden habersiz olmayan Rabbimiz, dilediğini yapandır. İman edip salih amel işleyenleri cennetlerle mükâfatlandırır, kimseye en küçük haksızlık yapmaz. Kıyamet saatinin emrini de sadece O verir. Zamanı geldiğinde bizi nerede olursak olalım bir araya getirecektir. İçimizdekini gizlesek de açığa vursak da bizi sorguya çekecektir.
Bizim ilahımızı ne bir uyuklama ne de uyku tutar. O’nun izni olmadan katında kimse şefaat edemez. Yeryüzündeki tüm ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa Allah’ın kelimelerini yazmakla tükenmez.
İnsanı sınamak için yeryüzündeki her şeyi birer süs kılmıştır. Bizleri sadece “iman ettik” demekle bırakmayacağını, sabredip etmeyeceğimizi deneyeceğini bildirmiştir. İçimizden mücadele edenler ve sabredenler ayırt edilinceye kadar bu imtihan devam edecektir. O’nun izni olmadan hiçbir musibet kula isabet etmez. Küçük ya da büyük, işlenen her şey apaçık bir kitapta kayıtlıdır ve Allah bunlara şahittir.
O, emanetleri ehline vermemizi ve adaletle hükmetmemizi emreder. Gözler O’nu idrak edemez, O ise bütün gözleri idrak eder. Gaybın anahtarları O’nun elindedir. O’ndan habersiz yeryüzünde bir tek yaprak dahi düşmez. Bir işin olmasına karar verirse, sadece “Ol” der ve o şey hemen oluverir. Şükreden de nankörlük eden de kendi nefsi için yapmış olur, çünkü Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.
Yeryüzünde ilahlık taslayan hangi varlık var ki bizim İlahımız gibi her şeye güç yetirebilsin? Bütün sahte ilahlara ve şeytanın ordularına hodri meydan! Haydi, gücünüz varsa insanlığı içine sürüklediğiniz bu zulüm bataklığından kurtarın! Egemenlik hakkını gasp eden zalimler, çağın modern firavunları, zamane nemrutları… Hangi özelliğiniz Rabbimize benziyor? Yaptığınız saraylar ve sistemler ömrünüz kadar bile ayakta duramıyor; oysa Rabbimizin yarattıkları kıyamete kadar dimdik ayakta kalacaktır.
Ne kadar huzurlu ve mutluyuz bizler… Allah’ı yegâne İlah olarak kabul edenler, O’nun kanunlarını hayatına düstur edinenler ve tağutların boyunduruğundan kaçanlar… Ne mutlu bizlere! Çünkü bizler sahte güçlerin önünde eğilmeyiz; sadece Allah’tan yardım diler ve yalnızca O’na ibadet ederiz.