islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
50,0221
EURO
56,1892
ALTIN
6.459,05
BIST
11.023,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
13°C
Cuma Az Bulutlu
12°C
Cumartesi Az Bulutlu
12°C

CİNSEL ÖZGÜRLÜK MÜ, BEDENSEL TAHRİBAT MI?

CİNSEL ÖZGÜRLÜK MÜ, BEDENSEL TAHRİBAT MI?
A+
A-

CİNSEL ÖZGÜRLÜK MÜ, BEDENSEL TAHRİBAT MI?

Cinsel özgürlük söylemi altında normalleştirilen bazı davranışlar, insan sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bilimsel araştırmalar, anal ilişki ile dışkı kontrolünün bozulması arasında dikkat çekici bir bağlantı ortaya koyarken, cerrahi müdahalelerin uzun vadeli sonuçları da tartışma konusu oluyor.

Modern dünyada cinsellik çoğu zaman bireysel tercih, özgürlük ve haz kavramları üzerinden tartışılıyor. Ancak bu tartışmalarda insan bedeninin biyolojik yapısı, anatomik sınırları ve bazı davranışların uzun vadeli sağlık sonuçları yeterince gündeme getiriliyor mu?

Son günlerde bir kadın hekimin verdiği röportajda anal ilişkinin kadın vücudunda meydana getirebileceği hasarlara dikkat çekmesi, bu soruyu yeniden gündeme taşıdı.

DIŞKI KONTROLÜNÜ KAYBETME RİSKİ

Tıp literatüründe anal ilişkiyle bağlantılı olarak ele alınan sorunların başında anal kanalın travmaya uğraması, çatlaklar, kanamalar ve sfinkter kaslarının işlevinin bozulması geliyor.

Anüs çevresindeki sfinkter kasları, kişinin gaz ve dışkısını kontrol edebilmesini sağlayan temel yapılardır. Bu kasların veya çevresindeki sinir dokusunun zarar görmesi, gaz ve dışkı kaçırma gibi ciddi sorunlara neden olabiliyor.

2016 yılında Amerikan Gastroenteroloji Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmada 4.170 yetişkinin verileri incelendi. Anal ilişki bildiren kadınlarda dışkı kaçırma oranı yüzde 9,9 iken, bu davranışı bildirmeyenlerde yüzde 7,4 olarak kaydedildi. Erkeklerde de benzer yönde bir farklılık tespit edildi.

Araştırmacılar, diğer risk faktörlerini de hesaba kattıklarında anal ilişkinin dışkı kaçırmayla ilişkili olduğunu belirledi.

AMELİYAT HER ZAMAN ÇÖZÜM OLMUYOR

Konunun bir başka önemli boyutu ise meydana gelen hasarın tedavisi.

Anal sfinkter kaslarında ciddi bir yırtılma veya yapısal bozulma meydana geldiğinde cerrahi onarım gündeme gelebiliyor. Ancak ameliyatın başarılı olması, kişinin bütün sorunlarının ömür boyu ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.

Amerikan Kolon ve Rektum Cerrahları Derneğinin 2023 yılında yayımladığı klinik kılavuzda, sfinkter onarım ameliyatlarının kısa vadede olumlu sonuçlar verebildiği, fakat bu sonuçların zaman içerisinde gerileyebildiği belirtiliyor.

Kılavuzda aktarılan bazı çalışmalarda, beş yıl sonunda kalıcı işlevsel iyileşmenin yüzde 10-14 seviyelerine kadar gerilediği ifade ediliyor.

Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bu veriler ağırlıklı olarak doğum sırasında meydana gelen sfinkter yaralanmalarının tedavisine ilişkin. Anal ilişki nedeniyle ameliyat olan kadınların yüzde 80’inin başarısızlık yaşadığı şeklinde yorumlanamaz. Bu konuda ayrıca doğrudan ve yeterli klinik araştırma bulunması gerekiyor.

MESELE SADECE BİR SAĞLIK TARTIŞMASI MI?

Bugün LGBT başlığı altında yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, cinsel davranışların bireysel özgürlük ve tercih çerçevesinde değerlendirilmesi üzerine kurulu.

Oysa insan bedeni, kişinin her arzusunu hiçbir sonuç doğurmadan gerçekleştirebileceği sınırsız bir alan değildir. Biyolojik gerçekler, anatomik yapı ve sağlık riskleri, toplumsal tartışmaların dışında bırakılamaz.

Üstelik bu riskler belirli bir cinsel yönelime özgü değildir. Anal ilişkinin anatomik ve tıbbi sonuçları, bu davranışta bulunan herkes açısından değerlendirilmelidir.

CDC’nin açıklamalarında da anal ilişkinin HIV bulaşı ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bakımından da  önemli riskler taşıdığı  belirtiliyor.

FITRAT VE MAHREMİYET YENİDEN DÜŞÜNÜLMELİ

İslam‘ın insan anlayışında beden, insanın üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği sınırsız bir mülk değil, Allah’ın insana emanetidir.

Bu anlayışta cinsellik de yalnızca hazza indirgenmez. Evlilik, aile, mahremiyet, sorumluluk ve neslin korunmasıyla birlikte değerlendirilir.

Kur’an-ı Kerim‘de Rum suresinin 30. ayetinde insanın Allah’ın yaratışındaki fıtrata yönelmesi hatırlatılır.

Bugün çocuklarımızın ve gençlerimizin cinsellikle ilgili tartışmaların yoğun biçimde etkisinde kaldığı bir dönemdeyiz. Onlara yalnızca özgürlük ve tercih kavramlarını anlatmak yeterli değildir. Bedenlerini tanımalarını, sağlıklarını korumalarını, mahremiyetin değerini ve davranışlarının sonuçlarını da öğretmek zorundayız.

Çünkü gerçek özgürlük, insanın kendi bedenine ve geleceğine zarar verebilecek sonuçları görmezden gelmesi değildir.

Fıtrat, ahlak ve sağlık birbirinden kopuk meseleler değildir. İnsan bedeninin gerçeklerini konuşmadan cinsellik üzerine sağlıklı bir toplumsal tartışma yürütmek de mümkün değildir.

“Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmez.”

(Rûm Suresi, 30)

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.