islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Hz. Hüseyin İstanbul Fethine Katıldı mı?

Hz. Hüseyin İstanbul Fethine Katıldı mı?
31/08/2022 12:38
A+
A-

Yazar Turan Kışlakçı’nın kaleme aldığı “Hz. Hüseyin İstanbul Fethine Katıldı mı?” yazısını siz değerli okuyuculara sunuyoruz…

Başlıktaki soruya cevap vermeden önce tarih ilmi ile ilgili birkaç konuya değinmek istiyorum. Bilinmeli ki, tarih ve lügatte pehlivanlık olmaz. Bu alanda belgeler konuşur. Tarih bir inanç alanı değildir, bir bilgi ve belge alanıdır.

Başlıktaki soruya cevap vermeden önce tarih ilmi ile ilgili birkaç konuya değinmek istiyorum. Bilinmeli ki, tarih ve lügatte pehlivanlık olmaz. Bu alanda belgeler konuşur. Tarih bir inanç alanı değildir, bir bilgi ve belge alanıdır. Bir şeyin tarihi kendisi değildir. Birçok ülkede felsefe yerine felsefe tarihi öğretildiğinden o ülkelerde gerçek filozoflar yetişmez. Çünkü herkes felsefenin tarihini konuşur felsefe yapmaz. Felsefe yapmadığı için de her kafadan bir ses çıkar. Tarih ilmi içinde ana sorunlardan biri felsefenin yaşadığı sorunla aynıdır.

Genel anlamıyla baktığımızda tarih, devletlerin en sevdiği şeydir. Devlet memurları tarihi yazdığı için, bordroya göre tarih değişir. Nitekim vakanüvisler; sultanların, padişahların, şahların, kralların ve prenslerin ekmeklerini yedikleri için onların istedikleri şekilde tarihi yazmışlardır. Bu aynı zamanda ideolojik ve mezhebi tarih yazıcıları için de öyledir. İdeolojik ve mezhepçi tarih yazıcıları da bazen hakikatleri gizler ya da tahrif ederler.

Tarih dünün değil, bugünün ilmidir. Tarih paradigmaları doğrulamak için kullanılmamalı, hakikatleri dile getirmelidir. Nitekim Hegel şöyle der: “Hakikat senin onu anlayıp ya da anlamamana göre değişmez ve dönüşmez.” Sahabiler arasındaki olayları da okurken bu hakikatleri gözden kaçırmamalı. Sahabeler arasındaki çekişmelerin dini temeli yoktur. Bunlar tamamen siyasidir. Yine unutmamalı ki, sahabilerin çoğu farklı kabilelerden olsalar da uzaktan ya da yakından hem akrabaydılar hem de kız alıp veriyorlardı. Mekke’deki küçük Arap kabilelerin çoğu çok yakın akraba idiler. Birbirlerine olan kızgınlık veya barışmalarını bu nazardan da okumak gerekiyor.

Müslüman tarihçiler, tarih ilmi içinde bir metodoloji oluşturmuş ve böylece resmî tarihin dışına çıkabilmişlerdir. Zehebi, İbnu’l Cevzi, Dineveri, ibni Esir, İbnü’l Kesir, İbn Hallikan, Taberi, İbn Haldun gibi daha birçok Müslüman tarihçi, tarih ilmini kendi oluşturdukları metodoloji ile başarılı bir şekilde ortaya koymuşlardır. Böylece diyebiliriz ki, Müslüman tarihçiler resmî söylem dışında halkların tarihini ele alan ilk tarihçiler oldukları gibi tarih için çok başarılı bir metodoloji de ortaya koymayı başarmışlardır.

Şimdi bu kısa tarihi bakış açısından sonra yazımızın başlığındaki soruya gelelim: “Hz. Hüseyin İstanbul’un Fethine katıldı mı?” Emevilerin iktidarı döneminde Muaviye, miladi 668 yılında önce Süfyan b. Avf ardından da Yezid b. Muaviye’nin komutasında İstanbul’un fethi için iki ordu gönderdiği bütün tarihî kayıtlarda kesin olarak geçmektedir. İstanbul’un fethine katılmakta Müslümanlar için adeta bir yarış halini almıştı.

Sebebi ise Hz. Peygamber (sav)’in şu hadisine dayanıyordu: “Ümmetimden Kayser’in şehrine gazâ eden ilk ordu, mağfirete nail olmuştur, onların günahları affedilir” buyurmuşlardır. (Buhari, Cihâd, 93) Hz. Peygamber (sav)’in bu hadisine nail olmak için İstanbul’un fethi için çıkan orduya 60’a yakın sahabi iştirak etmişti. Bunlar arasında, Ebû Eyyûp el-Ensârî, Abdullah bin Abbas, Abdullah bin Ömer, Hüseyin bin Ali, Abdullah bin Zübeyr, Ebu Salana el-Haşni gibi birçok ünlü isim vardı.

Sünni tarihçilerin birçoğu, Şii tarihçilerin de bazıları Hz. Hüseyin (ra)’in İstanbul’un fethine iştirak ettiğini teyit eder. Bu tarih kitaplarından bazıları şunlardır: “İbn Asâkir, Tarihu Dımaşk”, “Ebu Abdillah Şemsüddin ez-Zehebi, Tarihü’l İslam ve Vefeyatü’l Meşahiri ve’l-a’lâm”, “Ez-Zehebi, Tezhibu Tehzibi’l Kemal fi Esmai’r Rical”, “Kemaluddin ibnü’l Adim, Bugyetü’t Taleb fi Tarihi Haleb”, “Salahuddin es-Safedi, El-Vafi bi’l Vefeyat”, “İbn Kesir, El Bidayetu ve’n Nihayetu”, “Sıbt İbnu’l Cevzi, Mir’atü’z Zaman fi Tarihi’il-Ayan” vb. daha birçok tarihî kitapta konuyla ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Şii kaynaklarda da Hz. Hüseyin’in İstanbul’un fethine katıldığı kaydedilmektedir. Şii alimlerden Seyyid el-Meraşi, “Şerh İhkaku’l Hakk” adlı kitabının cild 27, sahife 1’inde buna yer vermektedir. Kitabı günümüzde tashih edenlerde biri de es-Seyyid İbrahim el-Miyanci’dir. 2003 yılında hayata gözlerini yuman Iraklı ünlü Şii âlimlerden Dr. Ahmed el-Vaeli de verdiği hutbelerde ve kitaplarında Hz. Hüseyin’in İstanbul’un fethine katıldığını belgeliyor. Ancak el-Vaeli, Hz. Hüseyin’in Yezid’in komutasındaki orduda değil, Süfyan bin Avf’ın komutasındaki ordu ile fethe katıldığını belirtiyor.

Hâsılıkelam, tarihî belgelere baktığımızda Hz. Hüseyin’in İstanbul’un fethine katıldığı ayan beyan bir şekilde ortaya çıkıyor. Şii kaynaklarında birçoğu bunu doğrulamaktadır. Lübnan’da konuştuğum birçok Şii âlim de bunu teyit etmişti. “Şerh İhkaku’l Hakk” gibi Şiilerin en önemli tarihî rivayetlerin olduğu kitapta da bu teyit edilmektedir.

Zühd ve takva sahibi Hz. Hüseyin (r.a), insanlara yardım ve iyilik etmeyi seven, Müslümanlar arasında huzur ve sükûnu sağlamak için gayret gösteren, Hz. Ali (ra) ile birlikte birçok cihada katılan ve İstanbul’un fethine de iştirak eden örnek şahsiyetlerden olduğuna tarih şahit olmuştur…

https://www.istiklal.com.tr/kose-yazisi/hz-huseyin-istanbul-fethine-katildi-mi/709376

 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar
  1. Dursun Firat dedi ki:

    1. İbn Asâkir – Târîhu Dımaşk

    📗 Kaynak: İbn Asâkir (ö. 571 H / 1176 M)
    Bu eser, sahabe biyografilerini detaylı veren devasa bir derlemedir.
    • İbn Asâkir, Yezid’in İstanbul seferine katıldığını açıkça yazar.
    • Ancak Hz. Hüseyin’in bu sefere katıldığına dair bir isnad (senetli rivayet) vermez.
    • Hüseyin’in biyografisinde bu seferden bahsedilmez; sadece onun Medine’de yaşadığı ve Yezid’e biat etmediği belirtilir.

    ✅ Sonuç: İbn Asâkir doğrulamaz, sadece bazı genel “sahabeler bu seferdeydi” rivayetlerini aktarır.

    🧾 2. Zehebî – Târîhu’l-İslâm ve Vefeyâtü’l-Meşâhir ve’l-A‘lâm

    📗 Kaynak: ez-Zehebî (ö. 748 H / 1348 M)
    • Zehebî, Yezid’in İstanbul seferine komutan olarak gönderildiğini açıkça yazar.
    • Katılan sahabelerden Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin şehit olduğunu da kaydeder.
    • Ancak Hz. Hüseyin’in adını geçen listede saymaz.
    • Bazı zayıf rivayetlerde “bazı Ehl-i Beyt mensupları da bu sefere katıldı” ifadesi geçer ama isim verilmez.

    ✅ Sonuç: Zehebî, Hüseyin’in katıldığını doğrulamaz.

    🧾 3. Zehebî – Tezhîbu Tehzîbi’l-Kemâl fî Esmâi’r-Ricâl

    Bu eser hadis ravileri hakkındadır, tarihsel olay değil, biyografik güvenilirlik (cerh-ta‘dîl) kitabıdır.
    Dolayısıyla burada İstanbul seferiyle ilgili hiçbir kayıt yoktur.

    ✅ Sonuç: Hüseyin’in adı sadece hadis rivayet bağlamında geçer; İstanbul seferiyle ilgisi yoktur.

    🧾 4. İbnü’l Adîm – Bugyetü’t-Taleb fî Târîhi Haleb

    📗 Kaynak: Kemâlüddîn İbnü’l Adîm (ö. 660 H / 1262 M)
    • Halep tarihidir, ama içinde Suriye merkezli seferler de anlatılır.
    • Yezid’in Bizans’a yaptığı seferi anlatır; komutanların listesini verir, ancak Hz. Hüseyin bu listede yoktur.
    • Aksine, Hüseyin’in Medine’de kaldığını ve siyasete karışmadığını belirtir.

    ✅ Sonuç: Katılım reddedilmemiş, ama hiç doğrulanmamıştır — yani sessizlik vardır.

    🧾 5. Salahuddîn es-Safedî – el-Vâfî bi’l-Vefeyât

    📗 Kaynak: es-Safedî (ö. 764 H / 1363 M)
    • Bu eser “biyografik ansiklopedi”dir.
    • Hüseyin’in hayatını anlatırken, Kerbelâ’ya kadar olan dönemde siyasetten uzak durduğunu söyler.
    • İstanbul seferine dair hiçbir kayıt yoktur.

    ✅ Sonuç: Yoktur. Sefere katılım anlatılmaz.

    🧾 6. İbn Kesîr – el-Bidâye ve’n-Nihâye

    📗 Kaynak: İbn Kesîr (ö. 774 H / 1373 M)
    • Yezid’in İstanbul seferini geniş biçimde anlatır:
    • Yezid komutandır.
    • Ebû Eyyûb el-Ensârî orada şehit olur.
    • Ancak Hz. Hüseyin’in adı bu seferde geçmez.
    • Tam tersine, aynı dönemde Hüseyin’in Medine’de kaldığını ve Muaviye’ye karşı fiilen bir muhalefet göstermediğini belirtir.

    ✅ Sonuç: Katılmadığını ima eder. Kesin bir reddiye vardır.

    🧾 7. Sıbt İbnü’l-Cevzî – Mir’âtü’z-Zamân fî Târîhi’l-A‘yân

    📗 Kaynak: Sıbt İbnü’l-Cevzî (ö. 654 H / 1256 M)
    • Bu kaynak Ehl-i Beyt yanlısı çizgide bir Sünnî tarihçidir.
    • Hüseyin’in Yezid döneminde Kerbelâ’da şehit oluşunu detaylı anlatır.
    • Ama İstanbul seferine katıldığına dair tek bir ifade yoktur.
    • Bazı halk rivayetlerinin “Hüseyin de bu sefere katıldı” iddialarını zayıf rivayet olarak nitelendirir.

    ✅ Sonuç: Yoktur. Sıbt İbnü’l-Cevzî de bu rivayeti desteklemez.