
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Washington’un İran’ın nükleer programının yalnızca uranyum zenginleştirmesini sınırlamayı değil, tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 Mart’ta İran lideri Ali Hamaney’e bir mektup göndererek, İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereleri yeniden başlatma çağrısında bulunduğu ve olası bir askeri harekât konusunda uyarıda bulunduğu bildirildi.
Waltz, CBS News’e verdiği bir mülakatta, “Biz tamamen ortadan kaldırılmasını istiyoruz. İran, nükleer programından tüm dünyanın doğrulayabileceği şeffaf bir şekilde vazgeçmelidir. Tüm seçenekler masada ve İran’ın nükleer emellerinden tamamen vazgeçmesinin zamanı geldi.” ifadelerini kullandı.
İranlı yetkililer, Trump’la müzakere seçeneği konusunda ikiye bölünmüş durumda. Analistler, Tahran’ın özellikle müttefiklerinin dağılması ve bölgedeki nüfuzunun azalması nedeniyle Trump’la müzakere etmek zorunda kaldığını ileri sürüyor. Waltz, Hizbullah, Hamas ve Suriye’nin savunmasının zayıflaması sonucunda İran’ın “1979’dan bu yana en kötü durumda” olduğunu ifade etti.
Bu gelişmeler, ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un, Trump’ın Hamaney’e olası yeni bir nükleer anlaşmayla ilgili mesajının askeri harekâttan kaçınma çabası olduğunu belirtmesinin ardından geldi. Witkoff, “Her şeyi askeri olarak çözmemize gerek yok. İran’a mesajımız şu: Gelin birlikte oturalım ve diyalog ve diplomasi yoluyla doğru çözüme ulaşıp ulaşamayacağımızı görelim.” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın mektubun tehditlerine ve teklifine yakında yanıt vereceğini belirtti. Trump, Tahran’la bir nükleer anlaşmaya açık kapı bırakırken, “maksimum baskı” politikasını yeniden uygulamaya koydu ve İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirme çabalarını sürdürdü.
MiratHaber.com – YouTube