
ABD ordusundan emekli Albay ve eski Pentagon danışmanı Douglas Macgregor, Orta Doğu’daki askeri dengeler, İran-İsrail çatışmaları ve Türkiye’nin bölgesel gücüne dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Macgregor, İran ile İsrail’in karşılıklı füze saldırılarına dikkat çekerek, bu hamlelerin coğrafi ve lojistik gerçekler nedeniyle doğrudan bir kara işgaline dönüşemeyeceğini belirtti. İran’ın coğrafi konum ve askeri kapasite itibarıyla İsrail’i asla işgal edemeyeceğini vurgulayan Macgregor, Tahran ile Tel Aviv arasındaki mücadelenin bu yönüyle sınırlı kaldığını ifade etti.
Geçmişte İsrail’de yaptığı bir konuşmayı aktaran emekli albay, İsrailli muhataplarına bölgenin tarihi gerçeklerini hatırlattığını söyledi. Tel Aviv yönetiminin Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzlerce yıl boyunca yönettiği topraklarda bulunduğuna işaret eden Macgregor, İsrail açısından asıl stratejik gücün ve varoluşsal tehdidin İran değil Türkiye olduğunu savundu.
İsrailli yöneticilerin sürekli Türkiye’yi hedef alan açıklamalar yapmasını eleştiren Macgregor, bu tutumun stratejik bir akıl barındırmadığını belirtti. Türkiye’yi savaşla tehdit etmenin “aptalca” olduğunu ifade eden Macgregor, Tel Aviv yönetiminin bu söylemlerinin mantığını anlamakta güçlük çektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin bölgesel politikalarındaki dönüşüme dikkat çeken Macgregor, Ankara’nın milli çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı. Türkiye’nin NATO üyeliğinden hemen ayrılmak istemeyeceğini, ancak milli çıkarlar ile ittifak politikalarının çatışması durumunda farklı bir tavır takınabileceğini ileri sürdü. Macgregor ayrıca İslam dünyasında birlik düşüncesinin yeniden güç kazandığına işaret etti.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube