islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C

ABD’nin Kanlı Temelleri: Kızılderili Soykırımıyla Kurulan Sözde Özgürlük Ülkesi

ABD’nin Kanlı Temelleri: Kızılderili Soykırımıyla Kurulan Sözde Özgürlük Ülkesi
29/07/2025 15:30
A+
A-

ABD’nin Kanlı Temelleri: Kızılderili Soykırımıyla Kurulan Sözde Özgürlük Ülkesi

Amerika’nın Kuruluşu Katliamlarla Başladı

Amerika Birleşik Devletleri, çoğu insanın sandığı gibi özgürlük idealleriyle değil, sistematik soykırımlarla kuruldu. 1600’lü yıllardan itibaren kıtaya ayak basan İngiliz sömürgeciler, yerli halk olan Kızılderililere karşı acımasız bir imha politikası yürüttü. Yüzbinlerce Kızılderili; ya topraklarından sürüldü, ya açlığa terk edildi, ya da doğrudan katledildi.

Ünlü Amerikan tarihçisi David E. Stannard, bu süreci “Amerikan Holokostu” olarak tanımlar. Çünkü 100 milyondan fazla yerli, kolonyalist politikalar nedeniyle yaşamını yitirdi. ABD’nin kurucu kimliği işte bu soykırımın üzerine inşa edildi.

Kuruluş Bildirgesi ve Siyonist Etki: 56 İmzanın Ardındaki Gerçek

ABD’nin bağımsızlık bildirgesi 4 Temmuz 1776’da ilan edildi ve bu bildirgede 56 imza yer aldı. Bu imzacıların çoğu Protestan ve Mason yapıların üyeleriydi. Araştırmalara göre, bildirgeyi imzalayanların önemli bir kısmı Siyonist hedeflere yakın durdu.

Özellikle Benjamin Franklin gibi isimler, hem Mason localarıyla hem de Kudüs merkezli mistik öğretilerle yakın ilişkiler kurdu.

Amerikan doları üzerindeki semboller ve “Yeni Dünya Düzeni” (Novus Ordo Seclorum) sloganı, bu ideolojik yönelimi açıkça yansıtmaktadır. Siyonizm’in, Amerika’nın dış politikasındaki derin etkisi de tarih boyunca kendini hissettirmiştir.

ABD Gerçekten Özgürlükler Ülkesi mi, Yoksa Emperyalizmin Kalesi mi?

Amerika, “özgürlükler ülkesi” iddiasını her fırsatta dile getiriyor. Ancak tarihi ve güncel uygulamalar bu iddiayı çürütüyor. Vietnam’dan Irak’a, Afganistan’dan Latin Amerika’ya kadar ABD; darbeler, işgaller ve gizli operasyonlarla milyonlarca insanın hayatına kast etti.

Amerikan istihbarat örgütü CIA, 1947’den bu yana 70’in üzerinde ülkede doğrudan veya dolaylı olarak rejim değiştirdi. Demokrasi götürdüğünü iddia ettiği her ülkeye ölüm ve kaos getirdi. Bu nedenle birçok tarihçi ve araştırmacı, ABD’yi “emperyalizmin kurucusu” olarak tanımlar.

Borç Batağındaki Jandarma: ABD Kime Borçlu?

Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD, aynı zamanda dünyanın en çok borçlu ülkesidir. 2025 itibariyle kamu borcu 34 trilyon doları aşmıştır. Peki bu dev borç kime?

En büyük alacaklı Çin, ardından Japonya, Lüksemburg ve İsviçre gibi ülkeler gelir. Ancak en dikkat çekici olanı, ABD’nin kendi merkez bankası olan Federal Reserve’e olan iç borcudur. Federal Reserve; özel bankaların oluşturduğu bağımsız bir yapıdır ve büyük ölçüde küresel sermaye gruplarının kontrolündedir.

Bu tablo, Amerika’nın ekonomik olarak da bağımsız bir devlet değil; küresel para baronlarının yönettiği bir yapı olduğunu göstermektedir.

Amerikan Rüyasının Çöküşü: ABD Ne Zaman Dağılır, Yerine Kim Gelir?

Tarihin hiçbir imparatorluğu ebedi olmamıştır. Aynı şey ABD için de geçerlidir. Artan ırkçılık, gelir eşitsizliği, toplumsal çatışmalar ve eyaletler arası gerginlik, Amerikan toplumunun çözülme sürecini hızlandırıyor.

Texas ve California gibi bazı eyaletlerde ayrılıkçı sesler şimdiden yükseliyor. Uzmanlara göre; ABD, 2035’ten sonra ciddi bir bölünme tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Bu süreçte;

  • Çin, ekonomik ve askeri gücüyle öne çıkabilir.

  • İslam dünyası, birleşik bir blok oluşturabilirse, adil bir denge unsuru olabilir.

  • Avrasya güçleri (Rusya, Türkiye, İran) bölgesel düzenlerde lider rol üstlenebilir.

ABD sonrası dünyanın, çok kutuplu bir yapıya doğru evrilmesi kaçınılmaz görünüyor. Ve bu dönüşüm; sadece bir güç değişimi değil, medeniyet değerlerinin de yeniden inşası olacaktır.

Sonuç: ABD Bir Model Değil, Bir Uyarıdır

Amerika Birleşik Devletleri, özgürlük değil sömürü üretmiştir. Sözde demokrasisi, halklara değil sermayeye hizmet etmiştir. Bu gerçek, artık dünyanın dört bir yanında daha net görülmektedir. Tarih, ABD’yi bir model değil, bir uyarı olarak anacaktır.

HAZIRLAYAN: ŞABAN DOĞAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar
  1. Nuh dedi ki:

    Nasıl bir islam birliği olur ki? Daha gazze nin mısıra bağlanması gerektiğini söyleyen bir müslüman yok gibi.
    He mısır güçlenirse bizim rakibimiz olur vesaire bahaneleri çok.