Analiz

AFGANİSTAN KONUSU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Prof. Dr. Sami Şener

Afganistan, 1979 yılında Sovyetler Birliğinin işgali ile dünya kamuoyunun gündemine girmişti. Birleşmiş Milletlerin beş üyesinden biri, Kuruluşun temel prensiplerine aldırış etmeksizin stratejik ve iktisadi menfaatlar sebebiyle bu ülkeyi işgal etti.  Yine Birleşmiş Milletlerin diğer üyesi Amerika, 11 Eylül sonrası Afganistan’a girerek ikinci bir işgal hareketini gerçekleştirdi.

Afganistan kaosunun başlaması:

Dolayısıyla Afganistan kaosu, bu ülkenin özellikle maden ve enerji kaynaklarına yönelik hakimiyet arzusuyla ortaya çıkmıştır. Ülke insanının eğitimsiz ve iktisadi sistemin güçsüzlüğü gibi sebepler, bu ülkeye yönelik hareketlerin artmasına yol açmıştır. Bu durum, aslında batılı ve doğulu büyük emperyalist devletlerin herhangi bir sebep aranmaksızın, zayıf ülkeler üzerinde planlar yapmasını sağlamıştır.

Bu tür olayların arkasında, büyük ülkelerin  bu tür ülke yöneticilerinin çocuklarını kendi ülkelerinde okuma imkanı sağlayıp, kendi kültür ve siyasetlerine temel olacak kendi kültürlerini empoze ederek o ülkelerin iç siyasetini kontrol altına almaya çalışmaları görülebilir. Aslında bütün bunlar, psikolojik ve sosyolojik savaş mantığının; özellikle emperyal devletler tarafından sürekli takip edildiğini göstermektedir.

Amerika’nın Afganistanı işgal etmesiyle, kendine bağlı kimselerden ve hatta kendi ülkesinde okuyan seçilmiş kişilerden istediği hükümeti kurdurup, milliyet olarak Afganistan’lı, fakat düşünce olarak kendi sistem ve siyasi hedeflerini gerçekleştirdiği açıkça görülmüştür. Fakat, Yıllardır savaş içinde doğan ve ülkesinde işgal hareketlerine şahid olan Afganlıların, bir “direniş kültürü” içinde Taliban gibi bir güç şemsiyesi altında  bu “fiili ve siyasi işgal” hareketlerine karşı uzun süren bir mücadele içinde olduğu görülmektedir.

Afganistan’ın  riskleri ve fırsatları:

Amerika’nın yirmi yıl sonra Afganistan’ı son derece beceriksiz ve hazırlıksız bir şekilde terk ederken; profesyonel emperyalist olan bir ülkenin böyle bir hata yapmayacağını düşünmek gerekiyor. Kaldı ki, Afganistan; bu süreç içinde, Çin, Rusya, İngiltere ve Türkiye gibi farklı kültürlere mensup ülkeler ile işbirliği içinde olduğu ve her ülkenin, kendine göre farklı bir menfaati olduğunu da görmek lazım. Bunlar içinde sadece Türkiye’nin, Afganistan ve Afgan halkı ile kültür, din  bağı bulunduğunu da belirtmek gerekiyor.

Amerika, kendi ifadesiyle insan, para ve zaman kaybı sebebiyle daha fazla Afganistan’da kalmak istemediğini söylemiştir. Acaba, bu açıklama doğru mudur? Afganistan’ı terketmeyen İngiltere, bu ülkeyi yatırımlar ile hakim olmak isteyen Çin’in, Afganistan’dan uzaklaşmayacağı ve hatta, bu ülkeyi ilk defa işgal eden Rusya’nın bile Afganistan’ı kontrol etmek istemesi, aslında yeni bir planın sahneye konduğunu göstermektedir.  Afganistan’ın adeta aç kurtlar misali hedef alındığı bu ortamda, Türkiye’nin Taliban tarafından “dış güç” gibi görülmesi, bu gücün arkasında Türkiye’yi istemeyen bir lobinin olduğunu hatıra getiriyor.

 Afganistan üzerinde Süper güçlerin planları:

Bugün Afganistan, Süper devletlerin menfaatleri için  kolay kolay terkedilebilecek bir ülke değildir. Eskiden olduğu gibi, Afganistan siyaseti;  Dış güçlerin Afganistan’daki güçlü grupların çocukları üzerinden de bir politika yürütmeye istekli olma ihtimali fazladır. Pençir vadisindeki Şah Mesut’un oğlunun başını çektiği hareketin, yabancı güçlerin kontrolü altında olabileceği ihtimal dahilindedir. Ayrıca, Taliban üzerinde de, ciddi politikalar üretilebilecek şartlar söz konusudur. Çünkü Taliban, en az beş-altı parçalı bir yapı olarak, ilk defa bir ülke yönetme sınavı ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Dolayısıyla, devlet tecrübesinden uzak; sistem kurma ve yönetme iradesinden mahrum bir haldedirler. Taliban içinde iyi niyetli ve Afgan halkını düşünen gruplar olması yanında, ne yapacağın bilmeyen, başka grup ve örgütlerle bağlantılı gruplar da olduğu söylenmektedir. 

Afganistan halkının üzerinde bir “sosyal mühendislik” çalışması olabileceğini de gözden kaçırmamak gerekiyor. Afganistan halkı Müslüman bir halk olmasına rağmen, son yirmi yıllık Amerikan yanlısı yönetimlerin varlığı, bu toplumu; batıya benzetme üzerine kurgulanan bazı kültürel değiştirme hareketlerine de sebep olmuştur. Bu yüzden, halkın bir bölümü; batılı ülkelere hizmet ederken, bir bölümü de, onların kurduğu düzene uygun insanlar haline gelerek, kendi kültür ve değerlerinden uzaklaşmıştır.  Afgan halkı, bütün bu tehlike ve belirsizlikler içinde; zor günlere hazırlanmaktadır.

Recent Posts

  • Genel

TÜRKİYE 81 İLDE SIĞINAK İNŞASINA HIZ VERDİ

TÜRKİYE 81 İLDE SIĞINAK İNŞASINA HIZ VERDİ: 21 günlük yaşam için tasarlandı Türkiye, çevresindeki savaşların…

1 dakika ago
  • Gündem

Ağrıdan Fazlası: Romatizmal Hastalıklar ve İnsanın Kendine Emaneti

Ağrıdan Fazlası: Romatizmal Hastalıklar ve İnsanın Kendine Emaneti İnsan bedeni kusursuz bir denge üzerine yaratılmıştır.…

59 dakika ago
  • Genel

CEMİLE Y. ÇETİN VE ODATV’YE CEVAP

CEMİLE Y. ÇETİN VE ODATV’YE CEVAP "Marksist Müslüman Olmaz!" tespiti, Cemile Y. Çetin’in iddia ettiği…

1 saat ago
  • Gündem

Dere Kuşları: Suyun Kıyısında Bir Hayat

Dere Kuşları: Suyun Kıyısında Bir Hayat Dere kuşları, akarsuların, derelerin ve su kaynaklarının etrafında yaşayan;…

1 saat ago
  • Makale

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA BİLGELİĞİN ÖNEMİ

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA BİLGELİĞİN ÖNEMİ Günümüzde yapay zekâ hayatın her köşesinde kendisine yer ediniyor, insan…

2 saat ago
  • Genel

MEKKE İTTİFAKI’NI SABOTE ETMEK İSTİYORLAR

ORTA DOĞU UZMANI MUSTAFA ÖZCAN: “MEKKE İTTİFAKI’NI SABOTE ETMEK İSTİYORLAR” Ortadoğu uzmanı gazeteci Mustafa Özcan,…

4 saat ago