
Giriş
Aile, insan hayatının en mühim müesseselerinden biridir. İnsan dünyaya bir aile içinde gözlerini açar, sevgi ve şefkati önce aile ocağında tanır, huzuru yahut huzursuzluğu da çoğu zaman yine aile içinde yaşar. Bu sebeple aileyi ayakta tutan esasların bilinmesi ve doğru uygulanması büyük ehemmiyet taşır.
Günümüzde aile hayatında yaşanan birçok sıkıntının temelinde kötü niyet değil, eksik veya yanlış bilgi bulunmaktadır. Eşlerin birbirlerinin yaratılış hususiyetlerini, ihtiyaçlarını, beklentilerini ve hassasiyetlerini yeterince bilmemeleri zamanla kırgınlıklara, uzaklaşmalara ve huzursuzluklara yol açabilmektedir.
Yüce Allah insanı erkek ve kadın olarak yaratmış, her iki cinse ortak hususiyetler verdiği gibi farklı vazifelerine uygun birtakım hususiyetler de vermiştir.[1] Aile huzurunun korunması için hem ortak yönlerin hem de farklı yönlerin doğru anlaşılması gerekir.
I. Kadın ve Erkek Arasındaki Benzerliklerin Bilinmesi Zaruridir
Kadın ve erkek, insan olmak bakımından aynı değere sahiptir. Her ikisi de Allah’ın kuludur, ahirette amellerinden sorumludur ve ilâhî hitaba muhataptır.[2]
Kadın da erkek de:
Bu ortak yönlerin unutulması, eşlerin birbirlerini rakip gibi görmelerine sebep olabilir. Hâlbuki karı-koca rakip değil, hayat yolculuğunun iki refikidir (yoldaşıdır).
II. Kadın ve Erkek Arasındaki Yaratılış Farklılıklarının Bilinmesi Zaruridir
Allah Teâlâ kadın ve erkeği aynı yaratmamıştır. Bu farklılık üstünlük veya eksiklik değil, vazife ve hikmet farklılığıdır.
Her insan farklı olmakla birlikte kadınlarda ekseriyetle:
özellikleri daha belirgin şekilde görülebilmektedir.
Erkeklerde ise çoğu zaman:
hususiyetleri daha belirgin şekilde görülebilmektedir.
Bu farklılıkların bilinmemesi, eşlerin birbirlerinden yaratılışlarına aykırı beklentiler içine girmelerine yol açmaktadır.
III. Aile Hayatında Cinsî Uyumun Ehemmiyeti
Evliliğin yalnızca maddî ihtiyaçları karşılayan bir birliktelik olduğu düşüncesi doğru değildir. Evlilik aynı zamanda sevgi, şefkat ve meşru cinsî hayatın da muhafaza edildiği bir müessesedir.[3]
İslâm dini eşlerin birbirlerine karşı hak ve vazifelerini belirlerken bu gerçeği dikkate almıştır. Karı-kocanın meşru ihtiyaçlarının karşılıklı olarak gözetilmesini istemiştir.[4]
Aile huzurunu bozan sebeplerden biri de eşlerin bu alandaki ihtiyaçlarını önemsememeleridir. İhmal edilen ihtiyaçlar zamanla kırgınlıklara, uzaklaşmalara ve çeşitli aile içi problemlere kapı aralayabilmektedir.
IV. İleri Yaşlarda Ortaya Çıkan Farklılıkların Bilinmesi
Yaş ilerledikçe kadın ve erkek bedeninde birtakım değişiklikler meydana gelir.
Kadınlarda menopoz (adet kesilmesi) dönemi çoğunlukla kırklı yaşların sonları ile ellili yaşların ortaları (40-55 yaş arası) arasında görülmektedir.[5] Bu dönemde hormonal değişikliklere bağlı olarak bazı kadınlarda cinsî ilgi ve istekte azalma meydana gelebilmektedir.
Erkeklerde ise yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklik hormonu (testosteron) seviyesinde tedricî (kademeli) bir azalma görülmekte, ancak bu süreç çoğu zaman kadınlardaki menopoz kadar ani gerçekleşmemekte, ileri yaşlara kadar devam edebilmektedir.[6]
Bu sebeple bazı ailelerde ileri yaşlarda eşlerin ihtiyaç ve beklentileri arasında farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.
Burada yapılması gereken:
V. Menopoz Sonrası Dönemde Eşlerin Karşılıklı Hak ve Vazifeleri
İleri yaşlarda bazı ailelerde ortaya çıkan önemli meselelerden biri de eşlerin cinsî hayat konusundaki beklenti farklılıklarıdır.
Menopoz sonrasında bazı kadınlarda cinsî ilgi ve istekte azalma meydana gelebilmekte, buna bağlı olarak eşlerinin bu yöndeki ihtiyaçlarına karşı ilgisizlik veya isteksizlik görülebilmektedir. Ancak her kadın için aynı durum söz konusu değildir. Bazı hanımlar ileri yaşlarda da eşleriyle yakınlık kurmaya devam edebilmektedir.
Buna karşılık erkeklerde cinsî istek ve ihtiyaçtaki azalma çoğu zaman daha yavaş bir seyir takip ettiğinden, altmışlı, yetmişli ve hatta daha ileri yaşlarda da bu ihtiyaçlar belirli ölçülerde devam edebilmektedir. Bu sebeple bazı ailelerde eşlerin beklentileri arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, tarafların birbirini kendi şartlarına göre değerlendirmemesidir. Menopoz sonrasında kendi isteğinde azalma yaşayan bir hanım, eşinin ihtiyacının da aynı ölçüde azaldığını varsaymamalıdır. Aynı şekilde erkek de eşinin yaşadığı bedenî ve ruhî değişimleri dikkate almalı; anlayış, nezaket ve merhametle hareket etmelidir.
Kur’ân-ı Kerîm, eşler arasındaki münasebeti “libas” (elbise) benzetmesiyle anlatır: “Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz.”[3] Elbise insanı örter, korur ve rahat ettirir. Bu benzetme, eşlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını görmezden gelmek yerine onları koruyup gözetmeleri gerektiğini göstermektedir.
Resûlullah (sav) da eşlerin birbirlerine karşı haklarını yerine getirmelerini önemle tavsiye etmiş; aile huzurunu zedeleyecek ihmallerden sakındırmıştır.[4]
Bu sebeple ileri yaşlarda ortaya çıkan farklılıkların çözümü:
Şurası unutulmamalıdır ki aile hayatında cinsî yakınlık yalnızca bedenî bir ihtiyaç değil; aynı zamanda sevgi, aidiyet, sadakat ve muhabbet bağlarını kuvvetlendiren önemli bir unsurdur. Bu sebeple eşlerden birinin bu alanı tamamen ihmal etmesi, zamanla diğer alanlarda da kırgınlık ve uzaklaşmalara sebep olabilmektedir.
Bilgili ve basiretli eşler, yaşın ilerlemesini aile bağlarının zayıflaması için değil; karşılıklı anlayış, vefa ve fedakârlığın artması için bir vesile hâline getirirler.
VI. Bilgili ve İnançlı Eşlerin Tavrı Nasıl Olmalıdır?
Bilgili ve inançlı bir kadın, eşinin meşru ihtiyaçlarını önemser; onu yalnızlığa ve yanlış arayışlara sürüklememeye gayret eder.
Bilgili ve inançlı bir erkek de eşinin yaşadığı bedenî ve ruhî değişimleri anlamaya çalışır; baskıcı değil müşfik (şefkatli), kırıcı değil merhametli davranmaya gayret eder.
Gerçek çözüm, taraflardan birinin kazanması değil, aile huzurunun korunmasıdır.
VII. İslâm’ın Aile Nizamı Neden Huzur Üretir?
İslâm’ın koyduğu hükümler insanı yaratan Allah tarafından vazedilmiştir. İnsan fıtratını en iyi bilen O’dur.[7]
Bu sebeple:
Bu hükümler rastgele değil, insan tabiatına uygun bir hikmet üzerine kurulmuştur.
Sonuç
Aile huzuru tesadüfen meydana gelmez. Huzurlu aileler doğru bilgi, doğru anlayış, karşılıklı fedakârlık ve Allah’ın koyduğu ölçülere riayet ile kurulur.
Kadın ve erkek arasındaki ortak yönlerin bilinmesi kadar yaratılış farklılıklarının da bilinmesi gerekir. Bilhassa ileri yaşlarda ortaya çıkan bedenî ve ruhî değişimlerin doğru anlaşılması birçok aile içi problemin önüne geçebilir.
Unutulmamalıdır ki aileyi ayakta tutan şey yalnızca aynı evde yaşamak değil; birbirini anlamak, birbirine merhamet etmek ve Allah’ın emrettiği ölçüler içinde hayatı paylaşmaktır.
VIII. İletişim Kazalarının Aileyi Yıpratması
Ailelerin dağılmasına sebep olan problemlerin önemli bir kısmı kötü niyetten değil, yanlış iletişimden kaynaklanmaktadır. Birçok eş aslında aynı şeyi istemekte; fakat farklı üslûplarla ifade ettiği için anlaşmazlık ortaya çıkmaktadır.
Aile içinde en sık görülen iletişim kusurları şunlardır:
Hâlbuki Resûlullah (sav), güzel sözün sadaka olduğunu haber vermiştir.[8]
Bir ailede sert sözler çoğaldıkça kalpler birbirinden uzaklaşır; güzel sözler arttıkça muhabbet kök salar.
IX. Susmak mı Konuşmak mı? Aile İçinde İstişarenin Ehemmiyeti
Bazı insanlar her meseleyi tartışmayı severken bazıları susmayı tercih eder. Her iki tavrın da aşırısı aile hayatına zarar verebilir.
Her söylenmesi gereken şeyi söylemek hikmet olmadığı gibi, konuşulması gereken meseleleri sürekli ertelemek de doğru değildir.
Kur’ân-ı Kerîm’de aileyi ilgilendiren meselelerde istişareye dikkat çekilmiş, anne ve babanın müşterek görüş ile karar vermeleri tavsiye edilmiştir.[9]
Aile içinde:
mümkün olduğunca istişare ile ele alınmalıdır.
İstişare, eşlerden birinin diğerine hâkim olması değil, ortak aklın ortaya çıkmasıdır.
X. Emeklilik Sonrası Karı-Koca Hayatında Yeni Denge Arayışı
Çalışma hayatının sona ermesiyle birlikte aile içinde yeni bir dönem başlar.
Yıllarca iş hayatı sebebiyle günün büyük kısmını dışarıda geçiren eşler, emeklilik sonrasında daha fazla vakti birlikte geçirmeye başlarlar. Bu durum bazı ailelerde huzuru artırırken bazı ailelerde yeni gerilimlere yol açabilmektedir.
Emeklilik döneminde:
aile huzuruna büyük katkı sağlar.
Bu dönem, yaşlılığı bekleme devresi değil; tecrübenin meyvelerini toplama devresi olarak görülmelidir.
XI. Dijital Dünya ve Sosyal Medyanın Aile Huzuruna Tesiri
Teknoloji doğru kullanıldığında büyük nimet, yanlış kullanıldığında ise ciddi bir imtihandır.
Günümüzde birçok aile aynı ev içinde yaşadığı hâlde birbirinden uzaklaşabilmektedir. Bunun başlıca sebeplerinden biri ekran bağımlılığıdır.
Saatlerce telefon, tablet veya bilgisayar başında geçirilen zaman:
Özellikle sosyal medya üzerinden kurulan ölçüsüz ilişkiler zaman zaman aile birliğini tehdit eden sonuçlar doğurabilmektedir.
Teknolojinin aileye hâkim olması yerine, ailenin teknolojiye hâkim olması gerekir.
XII. Yaşlılıkta Eşlerin Birbirine Refakat Vazifesi
Gençlik yıllarında sevgi ön plânda iken yaşlılık döneminde vefa daha belirgin hâle gelir.
İnsan yaşlandıkça sağlık problemleri artabilir, hareket kabiliyeti azalabilir ve başkalarına ihtiyaç duyabilir.
İşte bu dönemde eşlerin birbirlerine göstereceği sabır, merhamet ve fedakârlık büyük kıymet taşır.
Yıllarca aynı hayatı paylaşan iki insanın yaşlılık günlerinde birbirine refakat etmesi (yoldaşlık etmesi), yalnızlık duygusunu azaltır ve hayatı daha anlamlı hâle getirir.
Yaşlılık dönemi, geçmiş hesapların görüldüğü değil; geçmiş güzelliklerin hatırlandığı bir dönem olmalıdır.
XIII. Torunlar ve Geniş Ailenin Huzura Katkısı
İslâm medeniyetinde aile yalnızca anne, baba ve çocuklardan ibaret görülmemiştir.
Dede, nine, amca, hala, dayı ve teyze gibi akrabalar da aile bütünlüğünün bir parçası kabul edilmiştir.
Torunlar:
Büyüklerin duası, küçüklerin sevgisi ile birleştiğinde aile içinde güçlü bir manevî iklim oluşur.
Akrabalık bağlarının korunması ise Kur’ân ve sünnette özellikle teşvik edilmiştir.[10]
XIV. Aile Huzurunu Koruyan 20 Altın Kaide
Son Söz
Mutlu aile kusursuz insanların kurduğu aile değildir. Mutlu aile, kusurlarına rağmen birbirine merhamet etmeyi başarabilen insanların kurduğu ailedir.
Aileyi ayakta tutan şey yalnızca sevgi değildir; bilgi, anlayış, sabır, fedakârlık, vefa ve Allah’ın koyduğu ölçülere bağlılıktır.
Bu esaslara riayet eden aileler, dünya hayatında huzura; ahirette ise ebedî saadete yaklaşmış olurlar.
Hazırlayan: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
İSLAMİ HABER “MİRAT”
YOUTUBE
Dipnotlar
[1] el-Bakara 2/228; er-Rûm 30/21.
[2] el-Ahzâb 33/35.
[3] el-Bakara 2/187.
[4] Buhârî, “Nikâh”, 86; Müslim, “Nikâh”, 121.
[5] Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Menopause: Key Facts.
[6] Endocrine Society Clinical Practice Guidelines, Testosterone Therapy in Men.
Erkekler İçin Andropoz = yaşa bağlı doğal hormon azalması, Hipogonadizm = ciddi hormonal eksiklik
[7] el-Mülk 67/14.
[8] Buhârî, “Edeb”, 34.
[9] el-Bakara 2/233.
[10] Buhârî, “Edeb”, 12; Müslim, “Birr”, 16.
Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…
Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…
Christopher Nolan'ın Odyssey filmi yarın vizyona girecek hakkında son gelişmeler. Christopher Nolan'ın merakla beklenen Odyssey…
Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı hakkında son gelişmeler. Japonya Savunma Bakanı Koizumi,…
Elazığda 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerel etkileri ve güvenlik önlemleri hakkında bilgilere buradan…
Trump'ın altyapıya saldırı tehdidinin ardından ABD ordusu İranda 2 köprüyü vurdu. Bu gelişme, bölgedeki gerilimi…