
Dünya çapında sinsice yürütülen bir mühendislik projesiyle karşı karşıyayız: Roller değişti, dengeler altüst edildi. Kadınları erkekleştirerek zarafetinden ve fıtratından koparanlar, erkekleri de kadınlaştırarak toplumun omurgasını kırmayı hedefliyor. Bu, sadece sosyolojik bir değişim değil; insan doğasına karşı açık bir savaştır.
En büyük saldırı ise en savunmasız kalemize, çocuklarımıza yapılıyor. Henüz kendisini dahi tanımayan evlatlarımız, LGBT karanlığının içine hapsedilerek kimliksizleştiriliyor. Aileyi bitirmek, nesli kurutmak ve toplumun hafızasını silmek için yürütülen bu operasyon, “özgürlük” kılıfı altında bir nesli yok ediyor. Çocuklar, küresel lobilerin elinde birer denek haline getirilirken, gelecek kuşaklar büyük bir sapkınlık sarmalına itiliyor.

Bugün, değerlerin yerle bir edildiği habis bir çağa şahitlik ediyoruz. Kadın, modernleşme yalanıyla bir meta haline getirilip pazarın nesnesi yapıldı. İnsan sevgisinin yerini ise çarpık bir kutsama aldı; köpeklerin adeta tanrılaştırıldığı, insanın insana merhametinin bittiği bir dünya kuruldu. Evin içindeki hiyerarşi de bu yıkımdan nasibini aldı; artık ebeveynlerin rehberliği değil, çocukların sınırsız ve kontrolsüz arzuları evi yönetiyor. Çocukların ebeveynlerin efendisi olduğu bu çarpık düzen, toplumun hücresini içeriden çürütüyor.
Bu tablo bir tesadüf değildir. Kadın ve erkeği birbirine düşman eden, çocuğu ebeveyninden koparan ve hayvanı insandan üstün tutan bu sistem, aileyi yok etmek için kurulmuştur. Aile bittiğinde, insanlık kontrol edilebilir, köksüz ve ruhsuz bir yığına dönüşecektir. Karşı karşıya olduğumuz bu küresel kuşatma, sadece bir yaşam tarzı dayatması değil, doğrudan insanlığın varlığına kasteden bir suikast girişimidir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube