Makale

ALLAH’IN KELİMELERİ GERÇEĞİ ORTAYA KOYAR

ALLAH’IN KELİMELERİ GERÇEĞİ ORTAYA KOYAR

Allah (st) bir âyette şöyle buyuruyor:

“Yoksa onlar, (senin için) Allah’a karşı yalan uydurdu mu diyorlar? Allah dilerse senin kalbini de mühürler.

Ve Allah bâtılı yok eder; sözleriyle (kelimâtihi) hakkı ortaya koyar. Şüphesiz O, kalplerde olanları bilendir (Şûrâ 42/24).

Bu âyet aynı sûrede daha önceki âyetlerle ilişkilidir. Allah (st) “De ki: Ben Allah’ın indirdiği bütün kitablara iman ettim.” (Şûrâ 42/15) diye buyurduktan sonra; “Allah hak ile kitabı ve mizanı indirendir” dedi (Şûrâ 42/17).

Bunların açıklamalarını tamamla­mak üzere de burada: “Yoksa onlar Allah’a yalan iftira etti mi diyorlar?” diye buyurmaktadır.

Müşrikler Rasûlüllah’ın; “Kur’an Allah (cc) tarafından indiriliyor, bana vahyediliyor” demesini Allah’a iftira olarak nitelendiler. Ona vahiy gelmediğini, ancak onun kendi uydurduğu sözleri Allah tarafından vahyedilmiş gibi iddia ettiğini ileri sürmüşlerdi. Bu şüphesiz onlara ait büyük bir hata idi.

Bu âyette onların bu tür iddiaları inkâr tarzında soru ile reddediliyor.

Rabbimiz Elçisi’nin yalan uydurmaktan uzak olduğunu, bilfarz böyle bir şey yapmaya kalkışsa onun kalbini mühürleyebileceğini, Hakkı ortaya koyacağını açıklıyor.

“Allah dilese senin kalbini de mühürler” anlamındaki cümledeki vurgu Rasûlüllah’ı Allah’a karşı yalan uydurmakla itham edenlerin, asıl kendilerinin müfteri olduğunun ve bu çirkin fiillerinden dolayı kalplerinin mühürlenmiş bulunduğunun açıklanmasıdır.

Arkasından “Allah bâtılı siler ve kelimeleriyle Hakkı ortaya çıkarır” buyurularak Rasûlüllah’a teselli veriliyor ve onların sözlerine aldırış etmemesi tavsiye ediliyor denilebilir.

Burada; “Senin Allah hakkında bir yalan uydurduğun farz edilse bile buna karşı çıkmak o müşriklere mi düşer! Diyelim ki böyle bir şey olsa Allah senin kalbini mühürlemeye, aklî muhakemeni yok etmeye kadîr değil mi!” şeklinde -Rasûlullah’ı üzen putperestlere yönelik- bir azarlama anlamı bulunduğu yorumu da yapılmıştır.” (Komisyon, Kur’an Yolu (DİB), 4/643)

Burada ayrıca Allah’ın herkesin niyetini bildiği ifade ediliyor. Bir anlamda kendisine iftira edeni cezasız bırakmaz deniliyor.

Âyet aynı zamanda Rasûlüllah’ın ihlaslı (samimi) olduğunu, Allah’tan korkup-sakındığını (sorumlu davrandığını), emri olmadan O’nun adına bir şey yapmadığını da vurguluyor. (Ateş, S. Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri, 8/193)

“Allah bâtılı yok eder” ifadesiyle Peygamber’in vahiy olarak dediklerini inkâr edenlere karşı bir delil getiriliyor. Eğer onun getirdiği bâtıl ol­saydı, yüce Allah’ın iftiracılara uyguladığı hüküm onun da başı­na aynı gelirdi.

Allah (st) Hak olanı, yani İslâm’ı kelimeleri ile, yani Kur’ân’da indirdiği buyruklarıyla, hükümleriyle gerçekleştirir, sağlamlaştırır. (Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi’l-Kur’an, 2/2742)

Kur’an’ın, ya da Muhammed’e (sav) vahyedilenlerin, onun görüşü, uydurması, iddiası olmadığı bir kaç âyette âdeta meydan okunarak açıklanıyor.

“Yoksa “Kur’an’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız Allah’tan başka çağırabildiğiniz herkesi yardıma çağırın da, siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin!” (Hûd 11/13. Yûnus 10/38)

“Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Öyle değil, fakat onların çoğu bilmezler.” (Nahl 16/101)

“Buna rağmen “Onu (Muhammed) kendisi uydurdu” diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için Rabbin tarafından gönderilen Haktır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.” (Secde 32/3. Ayrıca bkz: Enbiyâ 21/5. Furkân 25/4. Sebe’ 34/8. Ahkâf 46/8)

(Burada Allah’a iftira etmenin, O’nun demediğini “O dedi” diye iddia etmenin ne kadar büyük bir hata olduğu Muhammed (sav) üzerinden haber veriliyor.)

Rabbimiz iki âyette benzer ifadelerle Hakkı kendi kelimeleriyle açığa çıkaracağını beyan ediyor.

Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz.

Oysa Allah, sözleriyle (kelimâtihi) Hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.

Bu, mücrimler (aşırı günah işleyenler) hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve bâtılı ortadan kaldırması içindi.” (Enfâl 7/7-8)

Onlar (iplerini) atınca, Musa dedi ki: «Sizin getirdiğiniz sihirdir. Allah onu boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların (müfsitlerin) işini düzeltmez.

Mücrimlerin hoşuna gitmese de Allah, sözleriyle (kelimâtihi) gerçeği açığa çıkaracaktır.” (Yûnus 10/81-82)

Şüphesiz ki Allah, mücrimler istemese de Hakkı sabit kılar ve emriyle onu bâtıla galip getirir. (Taberî, el-Câmiu’l-Beyân, 6/590)

Allah (cc) insanları sihir ile saptıranların, ya da bozgunculuk yaptırmak ve sapıklıkta bırakmak amacıyla büyücüleri biraraya getiren iktidar ve güç sahiplerinin eylemini hedefine ulaştırmaz.

Buna mukabil Allah (st) kelimeleri ile, irade ve hükmüyle Hakkı üstün kılar.

“Suçluların hoşuna gitmese de!” Çünkü onların hoşlanmamaları Allah’ın iradesini değiştiremez. O’nun hükmü  karşısında duramaz.

Musa (as) zamanında öyle de oldu. Sihirbazların büyüsü bozuldu ve Hak üstün geldi. (Kutub, S. fi Zılâli’l-Kur’an, 3/1814)

– Allah’ın Kelimelerine İnanmak İnsanı Kurtarır

Allah’ın öğrettiği kelimelerle tevbe eden Âdem’i (as) affetti. O’nun kelimelerine (kelâmına) iman eden Rasûl’e uymak da kişiyi doğru yola götürür.

Buna bağlı olarak Allah’ın kelimelerine inanmak, onlara uymak, onlarla hayatı inşa edip yaşamak, onlarla hükmetmek de insanı kurtarır.

Musa (as) buzağı taptıkmakla işledikleri hatanın affı için dua etmek üzere 70 kişiyi seçti. Onlar içlerindeki sefihler (ahmaklar) yüzünden kendilerini helâk etmemesini, bu durumun kendileri için bir imtihan olduğunu, bununla doğru yolda olan ile olmayanın belli olduğunu beyan ettikten sonra sonra şöyle dua ettiler:

Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin.

Bize bu dünyada da âhirette de iyilik yaz! Şüphesiz biz sana yöneldik.”

Allah buyurdu ki: Azabıma dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır;…” (A’raf 7/156-157)

Arkasından Rasûlüllah’a hitaben Rabbimiz şöyle buyurdu:

“De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür.

Öyle ise Allah’a ve ümmî Peygamber olan Rasûlüne -ki o, Allah’a ve onun sözlerine (kelimâtihi) inanır- iman edin ve O’na uyun ki doğru yolu bulasınız.” (A’raf 7/158)

Allah’ın kelimelerine iman eden Elçi’ye inanan ve ona tabi olanlar da hidâyeti bulurlar, bu hidâyet de onların kurtulmalarını sağlar. Zaten Allah’ın gönderdiği hidâyete (İslâm’a) uymayanların kurtulmaları, felah bulmaları mümkün değildir.

Bu âyet hz. Muhammed’in (sav) peygamberliğini sadece Hicaz bölgesinde yaşayanları veya sadece Arapları değil, bütün insanları ve kendisinden sonraki bütün devreleri kapsadığını gösterir.

Şu âyet de bunu te’yid ediyor:

“Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici (beşîr) ve uyarıcı (nezîr) olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Sebe’ 34/28)

Buna göre Kur’an açısından bütün eski dinler geçerliliğini kaybetmiştir. Burada hem kitap ehli, hem de diğer din mensupları, yani bütün insanlar Allah’a, son Rasûl’e ve Kur’an’a iman etmeye davet ediliyorlar.

Zira asıl hidâyet, doğru yolu bulmak böylece mümkündür.

Hüseyin K. Ece

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…

46 dakika ago
  • Makale

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…

2 saat ago
  • Gündem

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2)

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…

2 saat ago
  • Gündem

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: Apateizm

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…

3 saat ago
  • Gündem

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…

4 saat ago
  • Gündem

Aile Çökerse Nüfus Dibe Vurur, Ülke Uçuruma Sürüklenir

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…

4 saat ago