islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

ARAP LİDERLERİN HALKLARINA İHANETİ

ARAP LİDERLERİN HALKLARINA İHANETİ
19/03/2025 12:00
A+
A-

Arap Liderlerin Tarihsel İhanetin Kökleri ve Bedeli

Arap dünyasının ihanet dolu tarihi, Birinci Dünya Savaşı’nda Şerif Hüseyin’in İngiliz casusu Lawrence’la kurduğu ittifakla belirginleşti. McMahon-Hüseyin yazışmalarıyla “bağımsızlık” vaadiyle başlayan Osmanlı karşıtı isyan, gerçekte İngiltere ve Fransa’nın bölgeyi Sykes-Picot Anlaşmasıyla çoktan paylaştığı oyundu. Böylece Arap bağımsızlık hareketi ironik biçimde sömürgeleşmenin aracına dönüştü.

1920’lerde İbnü’s-Suud’un İngiliz desteğiyle Hicaz’ı ele geçirip Şerif ailesini sürgüne göndermesi, yapay sınırlar ve kuklalar, bir asır sonra bile bölgenin siyasi çalkantılarının temelini oluşturdu. 1937’de Filistin’in bölünmesini kabul eden Arap elitleri ve 1948’de İsrail’in kuruluşundaki koordinasyonsuz müdahale, liderliğin örgütlü ihanetiyle açıklanabilir.

Halkların Baharı, Liderlerin Karanlık Kışı

Arap Baharı’nın onur, özgürlük ve ekmek talepleriyle başlayan devrimci umudu, lider ihanetleriyle büyük hayal kırıklığına dönüştü. Mısır’da Mübarek sonrası Sisi’nin darbesiyle Mursi tutuklanıp Rabiatül Adeviyye’de 900’den fazla sivil katledilirken, Suriye’de Esad barışçıl gösterilere kimyasal silahlarla müdahale ederek Guta’da 1.400 sivili öldürdü ve ülkede 500.000 ölü, 7 milyon mülteci bıraktı. Bahreyn’deki protestoların Suudi güçlerce bastırılması, Libya’nın parçalanması, Yemen’de 20 milyon insanın açlıkla yüzleşmesi, Arap liderlerinin halklarına değil, kişisel çıkarlarına ve yabancı güçlere sadakatini göstermektedir.

Ekonomik Sömürünün Karanlık Yüzü

Dünyanın en zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip bölgesi aşırı eşitsizlik ve yoksullukla boğuşması, sistematik ekonomik ihanetin açık göstergesidir. Körfez ülkelerinde kişi başına gelir 40.000 doları aşarken Yemen’de 700 doların altına düşmüş, Arap dünyasında en zengin %1 servetin neredeyse yarısını kontrol ederken çoğunluk açlık sınırında yaşamaktadır. Çelişki, Suudi Arabistan’ın milyarlarca dolarlık silah alımları yaparken vatandaşlarının yoksullukla mücadelesinde, Mısır’da Sisi’nin mega projelerinin IMF borçlarıyla halka yüklenmesinde ve Lübnan’daki ekonomik krizin ardındaki yolsuzluk ağında kendini göstermektedir.

Dini Değerlerin Siyasi İstismarı

Arap-“Müslüman” liderler, İslam’ın adalet ve eşitlik ilkelerini çiğneyerek dini söylemi iktidarlarını meşrulaştırma aracına dönüştürüyorlar. Suudi Arabistan’ın kadınlara araba kullanma yasağını “İslami değerler” adına sürdürürken Las Vegas benzeri eğlence merkezleri inşa etmesi, Gazze’de 40.000’den fazla Müslüman sivilin katledildiği soykırım karşısında sessiz kalıp İsrail’le ilişkilerini sürdürmeleri, Mısır’da El-Ezher’in özerkliğinin kısıtlanması, BAE’nin Yemen’deki gizli işkence kampları ve muhaliflerin “terör” suçlamasıyla idama mahkum edilmesi, dinin siyasi çıkarlar uğruna nasıl istismar edildiğinin çarpıcı örnekleridir.

Batı’nın Hizmetinde Vekil Liderlik Modeli

Arap liderleri, halkın çıkarlarını gözetmek yerine kişisel iktidarlarını korumak için dış güçlerle çıkar ilişkileri kurmasının en belirgin örnekleri: Mısırın ABD’den aldığı yıllık 1.3 milyar dolarlık askeri yardım karşılığında İsrail’le “soğuk barışı” sürdürmesi, Kaşıkçı cinayeti sonrası bin Selman’ın Trump tarafından “Onlar bizden silah alıyorlar” gerekçesiyle korunması ve 2020’deki İsrail normalleşme anlaşmalarının F-35 uçakları gibi tavizler karşılığında Filistin halkının onayı olmadan imzalanması, vekalet ilişkisinin ve Filistin davasının nasıl pazarlık konusu haline getirildiğini açıkça göstermektedir.

Kültürel Kimlik Krizi ve Toplumsal Çöküş

Arap dünyasında eğitim sistemleri eleştirel düşünce yerine otoriter itaati öne çıkarırken, %70 civarındaki okuma-yazma oranları ve kaliteli eğitime kısıtlı erişim, sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerle (1000 kişiye 1’den az doktor, Yemen’de %12 çocuk ölüm oranı) birleşmesi sorunlarına ek olarak, Dubai ve Riyad’daki ultra-modern yapıların ve Batı tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması, yerel değerleri aşındırarak genç nesillerde aidiyet krizi yaratmakta ve toplumsal dayanışmayı zedelemektedir.

İfade Özgürlüğünün Sistematik İmhası

Basın özgürlüğü endekslerinde çoğu Arap ülkesi son sıralarda yer alırken, bölgede ifade özgürlüğüne karşı sistematik baskı uygulanmaktadır. Mısır’daki 60.000’i aşkın siyasi mahkum, Suudi Arabistan’da sosyal medya eleştirilerine verilen ağır cezalar, BAE’de muhaliflerin “ulusal güvenlik tehdidi” olarak görülmesi, Bahreyn’de protestolar sonrası sağlık çalışanlarının tutuklanması, Libya’daki gazetecilere yönelik silahlı saldırılar ve Suriye’deki muhaliflerin imhası, bölgede yaygın olan işkence, tutuklama ve sivil toplum faaliyetlerinin engellenmesinin çarpıcı örnekleridir.

Direniş ve Umudun Işıkları

Tüm ihanetlere rağmen Arap halklarının onur ve özgürlük mücadelesi, 2019’daki Sudan ve Cezayir hareketlerinden Lübnan ve Irak’taki yolsuzluk karşıtı protestolara, 7 Ekim 2023 sonrası İsrail’in Gazze saldırılarına karşı Mısır, Ürdün ve Fas’taki kitlesel gösterilere kadar güçlenerek sürüyor. Osmanlı’nın çöküşünden bu yana milyonlarca insanın hayatına mal olan lider ihanetleri toplumsal güveni sarsarken, dijital teknoloji ve sosyal medya sayesinde baskı rejimlerinin bilgi tekeli kırılıyor; yeni nesil aktivistler geleneksel engelleri aşarak, zengin Arap-İslam mirasının şeffaf ve hesap verebilir yönetimlerle gerçek bağımsızlığa ulaştığında gelecek nesiller için umut kaynağı olacağını gösteriyor.

SADİ ÖZGÜL

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.