
Araştırmaya Göre Son 18 Ayda 100 Binden Fazla Sivil Hayatını Kaybetti
Uluslararası hukukun savaşın yıkıcı etkilerini sınırlama kapasitesi ciddi biçimde zayıflamış durumda. Cenevre Uluslararası İnsani Hukuk ve İnsan Hakları Akademisi tarafından hazırlanan ve War Watch başlığını taşıyan kapsamlı araştırma, son 18 ayda dünya genelinde yaşanan 23 silahlı çatışmada 100.000’den fazla sivilin öldürüldüğünü ortaya koydu. Rapora göre işkence, cinsel şiddet ve diğer ağır savaş suçları yaygın biçimde işlenirken, bu ihlaller büyük ölçüde cezasız kalıyor.
Araştırma, Temmuz 2024 ile 2025 sonu arasındaki dönemi kapsıyor ve uluslararası insani hukukun “kritik bir kırılma noktasına” ulaştığını vurguluyor. Çalışmanın başyazarı Stuart Casey-Maslen, geçmişte işlenen vahşet suçlarının yeterince cezalandırılmamasının yeni suçların önünü açtığını belirterek, devletlerin eylemlerinin ya da hareketsizliğinin hukukun geleceğini belirleyeceğini ifade ediyor.
Silahlı çatışmaların hukuki çerçevesi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kabul edilen 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile büyük ölçüde şekillendi. Bu düzenlemelerin temel amacı hem devletler arası savaşlarda hem de iç çatışmalarda sivilleri koruma altına almaktı. Ancak War Watch raporu, kâğıt üzerindeki yükümlülüklerle sahadaki uygulamalar arasında giderek derinleşen bir uçuruma işaret ediyor.
Raporda, 2024 ve 2025 yıllarında silahlı çatışmalar sırasında kaç sivilin öldüğüne dair kesin rakamların bulunmadığı, buna karşın her iki yıl için de ölü sayısının 100.000’in üzerinde olduğunun net biçimde tespit edildiği belirtiliyor. Bu tablo, uluslararası insani hukukun ağır ihlallerinin geniş çapta ve yaygın bir cezasızlık ortamında gerçekleştiğini gösteriyor.
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri Gazze’ye ilişkin veriler oldu. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırısıyla başlayan ve iki yıl süren savaş boyunca İsrail’in hava ve kara operasyonları sonucu Gazze’de büyük bir yıkım yaşandı. Rapora göre Gazze’nin nüfusu yaklaşık 254.000 kişi azaldı. Bu oran çatışma öncesi tahminlere kıyasla yüzde 10,6’ya denk geliyor. 2025 sonuna kadar 18.592 çocuk ile yaklaşık 12.400 kadın hayatını kaybetti. Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen, sonraki aylarda yüzlerce Filistinli daha yaşamını yitirdi.
Ukrayna’daki savaş da raporda ayrı bir başlık altında ele alındı. 2025 yılında ülkede 2.514 sivilin öldüğü kaydedildi. Bu rakam, 2023’e kıyasla yaklaşık yüzde 70’lik bir artış anlamına geliyor. Rapora göre Rusya tarafından gerçekleştirilen insansız hava aracı saldırıları, sivil alanları doğrudan hedef aldı ve milyonlarca insanı elektriksiz, susuz ve temel altyapıdan yoksun bıraktı.
Cinsel ve cinsiyete dayalı şiddet, incelenen neredeyse tüm çatışmalarda belgelenen bir başka ağır ihlal olarak öne çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde bu tür şiddet “salgın” boyutuna ulaşmış durumda. Silahlı grupların hemen tamamı tarafından uygulanan cinsel şiddetin mağdurlarının büyük çoğunluğunu kadınlar ve kız çocukları oluşturuyor. Raporda, mağdurların yaş aralığının birkaç aylık bebeklerden 75 yaşındaki yetişkinlere kadar uzandığı vurgulanıyor.
Sudan’da ise Ekim 2025’te el-Faşir kentinin silahlı grupların kontrolüne geçmesinin ardından ağır cinsel şiddet vakaları kayda geçti. Hayatta kalanların ifadelerine göre, Hızlı Destek Güçleri’ne bağlı savaşçılar tarafından gerçekleştirilen toplu tecavüzler saatler, hatta günler boyunca sürdü ve kimi zaman aile bireylerinin gözü önünde yaşandı.
Raporda, Cenevre Sözleşmeleri uyarınca tüm devletlerin uluslararası insani hukuka her koşulda saygı gösterme yükümlülüğü bulunduğu hatırlatılıyor. Buna rağmen, devletlerin imzaladıkları antlaşmalar ile uygulamalar arasında giderek büyüyen bir mesafe olduğu vurgulanıyor.
War Watch çalışması, bu tablo karşısında uluslararası toplumun önceliklerini yeniden belirlemesi gerektiğini savunuyor. Raporda, ciddi ihlaller için yaygın cezasızlık ortamının ortadan kaldırılmasının acil bir politika hedefi olması gerektiği ifade ediliyor. Bu kapsamda, uluslararası insani hukukun ağır ihlallerinde kullanılma riski bulunan silah ve mühimmatın satışının tüm ülkeler tarafından yasaklanması öneriliyor. Ayrıca nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yönlendirilmemiş yerçekimi bombalarının, isabetsiz uzun menzilli topçu sistemlerinin ve sivilleri hedef alan drone ile yapay zekâ destekli saldırıların sınırlandırılması çağrısı yapılıyor.
Raporun bir diğer önemli önerisi, savaş suçlarının sistematik biçimde kovuşturulabilmesi için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne ve ulusal savaş suçları mahkemelerine güçlü siyasi ve mali destek sağlanması. ABD, Rusya, Çin, İsrail ve Hindistan gibi büyük güçlerin mahkemenin yargı yetkisini tanımaması, cezasızlık sorununu derinleştiren unsurlar arasında gösteriliyor.
Araştırma, uluslararası insani hukukun geleceğinin, devletlerin bu ihlaller karşısında alacağı somut önlemlere bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Mevcut eğilimler devam ettiği sürece, sivillerin korunmasına yönelik hukuki çerçevenin sahadaki etkisinin daha da zayıflayacağı uyarısı yapılıyor.
Mirat Haber – YouTube
Yahudi köpeği bu dünya,da var oldukça bu rakamlar daha başlangıçtır ! Yeryüzünün en şerli ırk,ı en adi ırk,ı hayvan,dan da aşağılık bu mahkukatlar yeryüzünde fitne, fesat , kargaşa , bozgunculuk , her pislik bu köpek sürülerinden çıkmakta ellerin,deki bütün sermaye,yi fitnelik için harcıyorlar ! Dünya bankaları ellerin,de bütün dünya,yı kana buluyorlar !!! Hepsi neden mi ?? ALLAH bizi KURAN,da LANETLEDİ !!! bütün sinirleri bu !!! ALLAH,ım cennetin,de hak cehenneminde hak !!!