Makale

AŞKIN ONTOLOJİK ZEMİNİ VE BEKLENTİSİZLİK: İNSAN HÜRRİYETİ VE ŞAHSİYET ÜZERİNE BİR ANALİZ

AŞKIN ONTOLOJİK ZEMİNİ VE BEKLENTİSİZLİK: İNSAN HÜRRİYETİ VE ŞAHSİYET ÜZERİNE BİR ANALİZ

Giriş: Aşkın Ontolojik Tanımı ve Mahiyeti

Aşk, yalnızca hissî bir tezahür ya da geçici bir duygu durumu değil; insanın ham olan özünü bir hamur gibi işleyerek onu “şahsiyet” mertebesine yükselten temel bir ontolojik temeldir. Varlığın mayasında bulunan bu kuvvet, bireyi nefsanî dağınıklıktan kurtarıp biricik bir karaktere ulaştıran dönüştürücü bir kudrete sahiptir. Fenomenolojik bir perspektifle bakıldığında aşkın en saf karşılığı “Beklentisizlik”tir. Zira bir eylemin aşk sıfatını kazanabilmesi için failin, fiilinden dolayı herhangi bir karşılık veya menfaat gözetmemesi vücudî/varlıksal bir zarurettir.

Aşkın temel ontolojik özellikleri şu şekilde tasnif edilebilir:

Şahsiyet İnşası: İnsanın özünü işleyerek onu kâmil bir fert haline getiren dönüştürücü güçtür.

Beklentisizlik: Her türlü çıkar ve sonuç odaklı hesaplaşmadan arınmış olma halidir.

Ontolojik Temel: Yaratılışın, kâinatın işleyişinin ve varlık hiyerarşisinin özündeki cevherdir.

Süreklilik: Varlıklar arası ilişkilerin mahiyetini belirleyen ve sistemin nizamını koruyan ana dinamiktir.

İlahi Edimlerin Temeli Olarak Aşk

İlahi boyutta her eylem (edim), özü itibarıyla aşkın bizzat kendisidir. “Allah’ın yaratması aşktır” ifadesi, Yaratan ile Yaratma eylemi arasındaki ontolojik birliği vurgular. Allah’ın bir şeyi murat ederken herhangi bir beklenti içinde olması düşünülemez; zira beklenti içerisinde olmak bir “nakısa” (eksiklik) alametidir. Oysa Allah, her türlü eksiklikten “münezzeh“tir.

Kâinatın hiyerarşisi ve düzeni bu beklentisiz sevgi zemini üzerinde yükselir. İlahi ahlakın en yüce tezahürü, Allah’ın hiçbir karşılık beklemeksizin varlığı halk etmesi ve onu korumasıdır. Varlık, bu “aşk üzere olma” haliyle hayatını idame ettirir. Bu noktada kulun yapması gereken

ilahi ahlakla ahlaklanarak eylemlerini beklentisizlik zeminine oturtmaktır.

“Habib” ve İnsan-ı Kamil Örneği: Muhammedi Aşk

Hz. Muhammed (s.a.v), ilahi aşkın somut düzlemdeki en kâmil karşılığıdır. “Mahbub” (en çok sevilen) sıfatı, onun Allah tarafından bir beklenti olmaksızın, kendi suretinde mükemmel bir şekilde yaratılmasının ve bütün insanlık cevherinin onda tam manasıyla açığa çıkmasının bir nişanesidir. “Muhammedi Aşk”, insanın kendi biricikliğini ilahi rıza ile birleştirerek varabileceği en üst hakikat makamıdır. O, insanlığın her haliyle örnekliğini taşıyan, aşkla yoğrulmuş bir varlık aynasıdır.

Bir Varoluş Modeli Olarak Beklentisizlik (Sufi Yaklaşımı)

Sufi geleneğinde insanın Rabbi ile kurduğu bağın derinliği, beklentisizlik makamına ulaştığı ölçüde artar. Bu makamda kulluk; cennet arzusu veya cehennem korkusu gibi araçsal kaygıların ötesine geçer. Bu beklentisizlik hali, aslında insan doğasında mevcut olan bir çekirdektir. Örneğin bir ebeveynin çocuğuna duyduğu sevgi veya gerçek bir dostun feragati, dünyevî bir karşılık beklemeksizin yapılan “aşkın” provasıdır.

Beklentisizlik: Allah’ı sadece Allah olduğu, mutlak güç ve yegâne hakikat olduğu için idrak edip; her türlü mükâfat veya ceza kaygısını aşarak, O’na sadece Zat-ı Zülcelâl olduğu için yönelme ve kulluk etme halidir.

Hürriyet ve Şahsiyetin İnşası

Aşk, insanı ontolojik olarak özgürleştiren bir iksirdir. İnsan, nefsanî taleplerinden ve dünyevî beklentilerinden sıyrıldığı oranda “kendisi” olmaya başlar. Şehevi duygular, makam hırsı ve bedensel hazlar, ruhun hürriyetini kısıtlayan prangalardır. İnsan bu bağımlılıklardan vazgeçtiği an, ruhu bağımsızlaşır ve gerçek hürriyetine kavuşur.

Ruhun özgürleşerek varlık hiyerarşisinde otorite kurma süreci şu şekilde işler: Özgürleşen ruh, önce kalbe hükmeder. Kalp üzerinden ise akla ve bedene hâkimiyet sağlar. Bu hiyerarşi kurulduğunda, insan iradesini en güçlü şekilde kullanabilir hale gelir. İnsanın kendi biricikliğini keşfetmesi ve bağımsızlaşması, ancak aşkla (beklentisizlikle) hareket etmesiyle mümkündür.

Aşkın Ahlaki Tezahürleri: Merhamet, Şefkat ve Aziz Olma

Aşkın toplumsal alandaki yansımaları merhamet ve şefkat olarak tezahür eder. Allah’ın varlığa merhametle yaklaşması aşkın bir sonucudur. İnsan da bu ilahi esmaları kendinde taşıdığı müddetçe varlığa aynı nazardan bakar. Bu süreçte kişi “Aziz” olma vasfını kazanır.

Aziz” vasfını taşıyan insanın özellikleri:

Güce Rağmen Beklentisizlik: Her türlü imkâna ve güce sahip olduğu halde, eylemini hiçbir şahsi menfaat gözetmeden gerçekleştirir.

İstikbal Kaygısından Azade Olmak: Eylemlerini “yarın başıma ne gelir” korkusuyla veya sonuç hesaplarıyla değil, sadece hakikat aşkıyla yapar; sonuçtan korkmaz.

Ticari Olmayan İnfak: Yardımı bir takas veya “ticarete” dönüştürmez; karşılığı sadece Allah’ın rızasında arayarak, sessizce ve beklentisizce verir.

İman, Hakikat ve Aşkın Sentezi

Aşk, iman ile taçlandığında bir anlam zeminine oturur. İman anlam kapısı, aşk ise bu kapıdan girilen yoldur. İman ve aşk sentezlendiğinde, “hakikat” birey için dışsal bir nesne olmaktan çıkar ve kişinin bizzat eylemlerinin özü, yaşam biçimi haline gelir.

Burada önemli bir epistemolojik ayrım söz konusudur: Bizler Allah’ın Zatını asla “bilemeyiz” (bilmek nesnelleştirmeyi gerektirir), ancak O’nunla “tanışık” (arif/marifet) olabiliriz. Aşk, bu tanışıklığı derinleştiren yegâne yoldur. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak, O’nun gibi hiçbir karşılık beklemeksizin aşkla hareket etmek demektir.

Pratik Arınma: Tövbe ve Şahsiyetin Korunması

Abdestsiz marifet olmaz” ifadesi, aşk yolundaki manevi temizliğin zaruretini metaforik olarak açıklar. Bu perspektifte abdest, bir arınma ve tövbe halidir. Abdest alırken yıkanan her uzuv, aslında o uzuvla işlenen hatalardan bir geri dönüşü ve arınmayı simgeler. Tövbe, hatayı fark edip ondan vazgeçerek aşka giriş kapısını aralamaktır.

Zikir, takva ve helal-haram hassasiyeti bu aşkı tahkim eder. Aşk, sadece bir yöneliş değil, aynı zamanda şahsiyeti her türlü nefsanî saldırıdan koruyan bir “koruma kalkanı”dır. Ahlak aşkla taçlandığında kuvvetlenir ve insan, her adımının farkında olarak, niyetini saflaştırarak hakiki ve sarsılmaz bir şahsiyet kazanır.

Abdülaziz Tantik

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Özgür Özel O, Koltuğun Adamı Değil

Özgür Özel O, Koltuğun Adamı Değil Gazeteci Levent Gültekin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderlik…

6 saat ago
  • Analiz
  • Genel
  • Gündem
  • manşet

HİLÂFETİN KALDIRILMASI; GEREKLİLİK Mİ, TALİMAT MI?

HİLÂFETİN KALDIRILMASI; GEREKLİLİK Mİ, TALİMAT MI? Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan ve etkileri günümüze kadar…

8 saat ago
  • Gündem

Yunan Medyasından Erdoğan Analizi: Atina’yı Muhatap Almıyor

Yunan Medyasından Erdoğan Analizi: “Atina’yı Muhatap Almıyor” Yunan basınında yayımlanan bir analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip…

9 saat ago
  • Genel

Mısır’daki Türk Yatırımları 3 Milyar Doları Geçti

Mısır’daki Türk Yatırımları 3 Milyar Doları Geçti Mısır Ticaret ve Sanayi Bakanı Ahmed Samir Saleh,…

10 saat ago
  • Gündem

Kyrie Irving’den ESPN’e Hind Receb tepkisi

Kyrie Irving’den ESPN’e Hind Receb tepkisi: “Hepinizden Daha Cesurdu” Dünyaca Ünlü Basketbolcu NBA yıldızı Kyrie…

10 saat ago
  • Gündem

Gazze’de Çekilen Filme NETPAC Ödülü Verildi

Toronto’da tarihi başarı: Gazze’de çekilen filme NETPAC ödülü Verildi İsrail saldırılarının gölgesinde tamamı Gazze Şeridi’nde…

11 saat ago