
AVRUPA’NIN İNSAN HAKLARI MASKESİ DÜŞTÜ: YASAL KILIF ALTINDA GÖÇMENLERE SÜRGÜN REJİMİ
Avrupa Birliği’nin yeni Geri Dönüş Tüzüğü, sınır dışı işlemlerini hızlandırırken göçmenlerin özgürlükleri ve hukuki güvenceleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Merkez sağ ile aşırı sağın desteğiyle kabul edilen düzenleme, göçmen karşıtı siyasetin Avrupa’nın ana akım politikalarına yerleştiği eleştirilerini güçlendirdi.
Avrupa Parlamentosu, AB’de yasal kalış hakkı bulunmayan üçüncü ülke vatandaşlarının geri gönderilmesine ilişkin yeni düzenlemeyi 17 Haziran 2026’da 418 kabul, 218 ret ve 30 çekimser oyla onayladı. Avrupa Birliği Konseyi de 1 Ekim 2026’da nihai onayı verdi. Düzenleme, ortak geri gönderme prosedürlerinin yanı sıra AB dışındaki ülkelerde “geri gönderme merkezleri” kurulmasına imkân tanıyor.
Avrupa Birliği, yıllardır savunduğunu iddia ettiği evrensel insan hakları ve sığınma hukuku ilkelerini kendi eliyle rafa kaldırıyor. Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nden geçen yeni Geri Dönüş Tüzüğü, kağıt üzerinde idari süreçleri hızlandırma vaadiyle sunulsa da, özünde yüz binlerce sığınmacıyı ve Türkler dahil üçüncü ülke vatandaşlarını hedef alan sistemli bir baskı mekanizmasıdır.
Avrupa genelinde oyları hızla artan aşırı sağcı ve ırkçı partiler karşısında koltuklarını kaybetmekten korkan mevcut iktidarlar, çareyi faşizan söylemleri birebir benimsemekte buldu. Seçimleri kazanmak ve popülist dalgayı arkalarına almak isteyen merkez siyasetçiler, bir zamanlar nefret söylemi sayılan uygulamaları yasal birer kılıfa büründürerek resmi AB politikası haline getirdi. Avrupa siyaseti, oy uğruna göçmenleri günah keçisi ilan ederken kendi evrensel değerlerini feda etmekten çekinmiyor.
Yeni düzenleme, göçmenleri toprak dışındaki “Return Hubs” adı verilen sürgün merkezlerine göndermeyi, gözaltı sürelerini 24 aya kadar uzatmayı ve iş birliği yapmayanların sosyal haklarını gasp etmeyi meşrulaştırıyor. Geçmişten bu yana göçmen çocuklarına dönük hukuksuz uygulamalarıyla bilinen Avrupalı devletler, bugün aynı zihniyetle insanları insandışılaştıran bir sürgün rejimini yasallaştırıyor. Uluslararası hukuk ilkelerini hiçe sayan Avrupa, ırkçı söylemleri yasa maddelerine dönüştürerek kendi koyduğu demokrasi ilkelerini tamamen çökertiyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube