
“Sakın birbirinizin gizliliklerini araştırmayın” (Hucurat 12)
Röntgencilik, başkalarının cinsel organlarını ve cinsel ilişkilerini gözetleyerek, cinsel doyuma ulaşma çabasıdır.
Yukarıda yapılan tarife uygun röntgencilik, İslâm Dîni’nde çok yönlü bir haramdır.
Röntgencilik Üç Yönlü Haramdır
a‐ İslâm Dîni, iradeli olarak şehvetle bir erkeğin göbekle diz kapakları arasına, kendisiyle evlenilebilecek bir kadının da elleri, ayakları ve yüzü dışındaki organlarına bakmayı haram kılmıştır. Şehvetli bakışlar kadınlara da haram kılınmıştır.[1]
Röntgencilik bakılması haram olan organlara şehvetle bakmayı içerdiğinden, şüphesiz haramdır…
b‐ Röntgenci, soyunan bir kişi veya çıplak yatan bir vücût ya da ilişki halinde olan eşler arayan, bunun için de tecessüs eden insandır.
Tecessüs (gizliyi araştırma) ise Kur’ân‐ı Kerîm’in Hucurât Sûresi’nin onikinci âyetinde Rabbimizin yasakladığı bir işlemdir.
Röntgencilik ‐aranılan bulunmasa bile‐ tecessüsü ihtiva ettiği için haramdır.
c‐ Röntgencilik evlerin içini gizlice gözetleme işlemidir. İzinsiz olarak evlerin içine girmek de, gözetlemek de mesken dokunulmazlığını çiğnemektir. Bu da açık bir haramdır.
Nûr Sûresi Âyet 27:
“Ey îman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin almadan; size arzu edilerek izin verilmeden ve evin sakinlerine selâm vermeden girmeyin. Düşünürseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
Burada yeri gemişken açıklayalım: Mesken dokunulmazlığı İslâm Toplumu’nun gayr‐ı müslim vatandaşları olan zimmîler için de bir haktır. İslâm yalnızca mesken dokunulmazlığını değil mektup dokunulmazlığını da hukûkun koruması altına almıştır. Peygamberimiz bir hadîslerinde şöyle buyurur:
“İzin almaksızın mü’min kardeşinin yazılı evrakına bakan kişi Cehennem ateşine bakmış olur.”[2]
İzin almaksızın evlere girilmesini yasaklayan ilâhî ölçülerin, hukûkî yasaların ve ahlâkî kuralların amaçlarından biri de insanların görülmesini istemedikleri durumların görülüp bilinmesidir.
Aşağıda sunacağımız hadîs, evlere giriş çıkışla ilgili görgü kurallarından birini öğretirken, röntgenciliği de yasaklamış olmaktadır.
İzin isteyip kendisiyle görüşmek isteyen bir mü’min Allah’ın Resûlü’ne geldi. Fakat yüzü kapıya dönük olarak durdu.
Allah’ın Resûlü kapıya çıktığında onunla yüz yüze karşılaşınca şöyle buyurdu:
Yüzünü kapıya çevirme. Şöyle yan dur. Zira izin istemenin amacı, izinsiz bakmamakdır.[3]
Cinsel amaçla olsun veya olmasın, izin almaksızın evlerin içine bakmak öylesine bir tecâvüzdür ki, İslâm bu tecâvüzü, bakan gözlerin darbelenmesini meşrûlaştıracak bir suç olarak değerlendirmektedir.
Sehl b. Sa’d (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü demir bir tarakla kaşıtırcasına başını tarıyorken, adamın birinin, evinin bir açıklığından içeriye baktı(ğını sonradan farketti de ona) şöyle çıkıştı:
Eğer senin baktığını (önceden) bilseydim bu tarağı gözüne saplardım. (Bilmiyor musun?) İzin almak ancak bakabilmek için kurallaştırıldı.[4]
Röntgencilik merakı doğabilir
Başkalarının vücût mahremiyetlerini keşfetmek, cinsî münâsebetlerini gizlice izlemek merakı her insanda doğup gelişebilir.
İslâm, cinsel konularda gerçekçi olduğu ve mümkünü muhtemel gördüğü içindir ki, Nûr Sûresi’nin 58. âyetinde yatsıdan sonra, sabah namazından önce ve öğleyin istirahat saatlerinde hizmetçilerin ve çocukların bile eşlerin yatak odasına izin almaksızın girmelerini yasaklamıştır. Ana babaların da bu hususta çocuklarını terbiye etmeleri emrolunmuştur.
Değinilen âyette Rabbimiz şöyle buyurur:
“Ey îman edenler! Hizmetçiler olarak görevlendirdiğiz esir kadın ve erkekler ve sizden ergenlik çağına ermemiş çocuklar, sabah namazından önce, öğle sıcağında elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı namazından sonra olmak üzere üç vakitte yanımıza girmek için izin istesinler. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin açılabileceği vakitleridir.
Bu, bu üç vaktin dışında izin almaksızın yanınıza girmelerinde sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Çünkü onlar sizin yanınıza çokça girip çıkmak gereğini duyabilirler. Siz de birbirinize sık sık gider gelebilirsiniz. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi çok iyi bilendir, her buyruğu yerli yerinde olandır.”
İslâm bu meselede öylesine gerçekçidir ki insanın sık sık açılıp saçılabileceği hastalık zamanlarında, mahrem olan hastaların hizmeti yapılırken bile odalarına girerken izin alınmasını öğütlemiştir.
* Bir sahâbî Allah’ın Resûlü’ne (sav) sordu:
‐ Yâ Resûlallah! Annemin yanına girerken de müsade isteyeyim mi?
‐ Evet, iste.
‐ Ben evde onunla beraberim.
‐ Olsun, izin iste.
‐ İyi ama Ya Resûlallah! Onun hizmetini ben yapıyorum.
‐ Anneni çıplak görmeyi arzu eder misin?
‐ Hayır, etmem Ya Resûlallah!
‐ O halde yanına girmek için izin iste.[5]
Sonuç
İslâm Dîni röntgenciliği haram kıldığı gibi, ona götürücü bütün yolları da tıkamıştır. Zaten bu, İslâm’ın cinsel gerçekçiliğinin yaygın bir kuralıdır. O yalnız yasaklamaz, yasakladığını sebebleri ile birlikte haram kılar.
(Devam Edecek)
ALİ RIZA DEMİRCAN
DİP NOTLAR
[1] Nûr 30‐31
[2] Keşfül‐Hafâ Hn. 2636.
[3] et‐Tac 5/239. Kapılarını açık bıraktıkları için ani bakışlarla mahremiyetlerine nüfuz edilen insanların kendilerisorumludurlar. Bak. el‐Camiüs‐Sağir 1/120. (Eyyüma Recülin)
[4] Buhârî Libas Babül‐İbtisat (7/61)
[5] Taberî Nûr 27, (18/112), Muvatta İzti’zan 1