
BAŞIBOŞ ÇOCUKLAR
Yoğun İstanbul trafiğinde, azıcık zamandan istifade edeyim diye çoğu zaman nevigasyona uyuyor ve hiç bilmediğim sokaklara giriyorum. Yine bu sebeple, girdiğim Bağcılar’ın daracık sokaklarından geçerken biraz tedirgin hissettim. Çünkü tek arabalık sokakta önüme sürekli bisikletli ya da top peşinde koşan çocuklar çıktı. Çok dikkatli ve yavaş hareket ederken gözüme, elinden tuttuğu ablası yedi sekiz yaşlarında, kendi yeni yürümeye başlamış bir çocuk hatta bebek takıldı. Nasıl iş bu dedim. Böylesi tehlikeye açık sokaklarda küçücük çocuklar bırakılır mı? Sonra aklıma, birkaç gün önce Konya’da köpek saldırısı sonucu ölen iki yaşındaki Rana bebek geldi. Haberler, arkadaşlarıyla oynamaya giden iki yaşındaki bebeğin çocukların yanından uzaklaşarak köpeklerin saldırısına uğradığını ve hayatını kaybettiğini söylüyor, dikkatleri başıboş köpeklere çekiyordu. Bu çokça kınadığım, yazdığım ve önemsediğim bir konu olmasına rağmen, bu sefer başıboş köpeklerden ziyade başıboş bırakılan çocuklara takıldım.
Olayın gerçeğini Allah bilir. Ama tedbirsiz bırakılan çocukların varlığı bir gerçek. Bu büyük ihmalkârlık çokça kayıba sebep oluyor. Gözle görünen kayıp, can kaybı. Bir de gözle görünmeyen kayıplar var. Mesela, arabalı yollarda küçük çocuğu yalnız bırakmakla eşdeğer, sosyal medya ortamında çocukları yalnız bırakmak. Ya da “Onun hayatı, onun kararı; ben karışamam” diyerek çocuk yaştaki ergenleri fazlaca özgür bırakmak.
Acaba dedim, çoğu zaman bağımlı anneleri ve ebeveynleri konuşuyor, çocuklarına söz hakkı vermeyişlerinden, onların özgüvenlerini yok edişlerinden bahsediyoruz da, bunun tam tersi bağımsız ya da ilgisiz ebeveynleri fazla konuşmuyor, uyarmıyor muyuz?
Psikoloji buna “izin verici ebeveyn” diyor. Ben biraz sert eleştireceğim ve düpedüz “ilgisiz ebeveyn” diyeceğim. Çünkü bu tür anne babalar, kolaya kaçmayı tercih edip bunu anlayışlı olmak, özgür çocuk yetiştirmek kılıfıyla süslüyorlar. Ancak, çocuk istedi diye onu yalnız başına bahçeye, sokağa, havuza yollamak anlayış değil ihmalkarlıktır. Çocuk ağlıyor, kriz çıkarıyor diye eline sınırsız internet, sınırsız tablet vermek tembelliktir. Çocuğu, sözüm ona sorumluluğunu alsın diye kendi haline bırakmak, derslerini, arkadaşlarını kontrol etmemek takipsizliktir. Gençlerin önemli kararlarında tavsiyede bulunmamak, fikir sunmamak saygı değil, sorumluluk almamaktır. Oysa ebeveyn olmak kişiye bu hakkı ve görevi verir. Hadi Hz. Nuh’un “Ey oğulcuğum, gel bizimle gemiye bin de kafirlerle beraber kalma” diye seslendiği ayeti hatırlayalım. Koskoca Peygamberin son bir umutla oğluna nasihat vermeye çalışmasından payımıza ders alalım.
Çocuk eğitimi kitaplarında özgürlük ve sınırlarla ilgili basmakalıp bir örnek vardır. Anlayana çok şey ifade eden bu örneği bir de burada paylaşayım:
“Çocuğunuzun kıyafet dolabını siz düzenleyin. Kış günü kışlık, yazın yazlık kıyafetleri koyun. Çocuk, sizin düzenlediğiniz kıyafetler arasından giyeceğini kendi seçsin. Onlara, kontrolün elinizde olduğu bir seçim ve özgürlük alanı sunun.”
ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
YAZARIN DİĞER YAZIŞARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
SON DAKİKA HABERİ: TİP Milletvekili Sera Kadıgile soruşturma hakkında son gelişmeler. Son dakika haberinde TİP…
Çekmecenizde servet yatıyor olabilir. Değerli eşyalarınızı gözden geçirin, bazılarının 9 milyon liraya kadar satılabileceğini unutmayın.
İran'da İsrail Adına Casusluk Yapan İki Kişi İdam Edildi İran yargısı, Mossad adına casusluk yaptıkları…
Petro'dan İspanya ve Arap Dünyasına Çağrı: "Faşizme Geçit Vermeyin" Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Fas'tan İspanya'nın…
AKIL, AHİRETİ İNKÂR DEĞİL KABUL EDER Kâinat düzeninin yıkılacağı, yerin başka bir yere, göklerin başka…
İsrail Gazzeyi vurdu hakkında son gelişmeler. İsrail, ateşkese rağmen Gazze'ye düzenlediği hava saldırısında 8 kişinin…