
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Beşparmak Dağları’nda bulunan ve “Efsane Tank” olarak bilinen tank, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın en dikkat çekici sembollerinden biri olmaya devam ediyor. Gazeteci-yazar Fatih Polat, tankın bulunduğu noktadan yaptığı çekimle, yıllardır anlatılan o ibretlik hikâyeyi yeniden gündeme taşıdı.
Bir tarafında Girne, diğer tarafında Lefkoşa‘nın görülebildiği Beşparmak Dağları‘nın zirvesinde bulunan tank, 2 Ağustos 1974 tarihinde gerçekleştirilen askerî harekât sırasında Rum mevzilerinin etkisiz hâle getirilmesi amacıyla görevlendirildi.
Ancak tankın bulunduğu nokta, sarp kayalıklar, dik yamaçlar ve yoğun ağaçlık alanlarla çevrili olması nedeniyle askerî uzmanlar tarafından dahi ulaşılması son derece güç bir bölge olarak değerlendiriliyor. Bugün bile bölgeye araçlarla ulaşmak oldukça zor.
Tankın mürettebatında Komutan Onbaşı Gürler Erdağ, sürücü Er Abdulkadir Kurt, nişancı Er Merkez Dinçer ve doldurucu Er Recep Doğan Şahin görev yapıyordu.
Yıllar sonra tankın sürücüsü Abdulkadir Kurt‘a, “Bu tankı buraya nasıl çıkardınız?” sorusu yöneltildiğinde verdiği cevap ise hafızalara kazındı.
Kurt, savaş sırasında yaşadığı o anı şu sözlerle anlatmıştı:
“Komutanım, o an arkamdan bir elin beni ittiğini gördüm. Tankın altından bizi kanatlandırdığını gördüm.”
Bu ifadeler, tankın Beşparmak Dağları’nın zirvesine nasıl ulaştığına dair anlatılan en dikkat çekici hatıralardan biri olarak hafızalarda yerini aldı.
Tank, zirveye ulaştığında artık paletleri kullanılamaz hâle gelmiş, görevini tamamladıktan sonra bulunduğu noktada adeta Kıbrıs Barış Harekâtı’nın sessiz şahidi olarak kalmıştı.
Aradan yarım asır geçmesine rağmen, tankın böylesine sarp bir araziyi nasıl aşabildiği sorusu hâlâ merak konusu olmaya devam ediyor.
Gazeteci-yazar Fatih Polat, çekiminde bu tankın yalnızca askerî bir araç olmadığını, aynı zamanda Mehmetçiğin ve Kıbrıs Türk mücahitlerinin vatan uğruna gösterdiği fedakârlığın sembollerinden biri olduğunu ifade etti.
Polat, Kıbrıs Barış Harekâtı‘nda görev yapan tüm Mehmetçikleri ve mücahitleri rahmet, minnet ve şükranla andığını belirterek, onların ortaya koyduğu mücadelenin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.
Beşparmak Dağları’nın zirvesinde sessizce duran bu tank, bugün de Kıbrıs Barış Harekâtı‘nın en güçlü sembollerinden biri olarak ziyaretçilerini karşılamaya devam ediyor.
HABER YORUM

Hayata seküler pencereden bakanlar için bu olayı açıklamak adeta imkansızdır..
Ama hayata manevi gözle Kur’an ve Hadis perspektifinden bakmayı bilenler için hiç te öyle değil…
İman varsa imkan vardır…Yeter ki Allah’ın yardımını hak edecek bir iman, sabır ve teslimiyet ortaya konulsun.
Ey Muhammed! Müminlere Bedir Savaşı’nda yaşadıklarını hatırlat: Hani o sırada sen müminlere, “Rabb’inizin, kendi katından göndereceği üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun. (Ali İmran 124)
Evet, elbette Allah inananlara yardım edecekti! Eğer siz mücadelenin sıkıntılarına göğüs gererek sabreder ve Allah’ın emirlerine karşı gelmekten, disiplini bozacak davranışlardan sakınırsanız, düşmanlarınız size hemen şimdi saldıracak olsalar bile, Rabb’iniz size nişanlı beş bin melekle yardım edecektir. Allah katında özel bir yere sahip olan bu seçkin melekler, üzerlerinde makam ve derecelerini gösteren nişanları, alametleri ile savaşa katılıp müminlerin safında küfre karşı savaşmak için emir bekliyorlar. (Ali İmran 125)
Unutmayalım ki; Mü’minler için görünen sebepler kadar görünmeyen ilahî yardımlar da vardır…
Ve tarih bunun sayısız örneğiyle doludur.
Malazgirt‘te…
Çanakkale‘de…
İstiklâl Harbi‘nde…
Ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nda…
Burada önemli olan, Allah’ın (cc) yardımına layık bir kul olabilmektir…
Cepheye çıkıldığında, “Korkma! Allah bizimle beraberdir” ayeti kerimesini unutmadan hareket edebilmektir…
Bugün de Gazze‘yi düşündüğümüzde…
Doğu Türkistan’ı ve dünyanın dört bir yanında ki mazlumları düşündüğümüzde…
Harekete geçmek için tek bir şeye ihtiyacımız var aslında:
“Bedir‘deki teslimiyete, Çanakkale‘deki imana, Kıbrıs‘taki fedakârlığa ve Allah’a sarsılmaz tevekküle”
Ne dersiniz?
Bu şuurla Gazze meselesine de bir el atsak, sizce sonuç ne olur?
İSLAMİ HABER “MİRAT”