Bir Devre Damgasını Vuran Erbakan

Türk siyasi tarihine damgasını vurmuş milli bir insan Necmettin ERBAKAN. Onunla ilgili birçok kitap yazıldı. Hem düşmanlarının ilgisini hem de dostların ilgisini çeken bir merkez bir karakter oldu.

 Erbakan; Herhangi bir kimse, Malazgirt’te inanışın şahlanışını yaşamadan, Kosova’da Niğbolu’da bir kılıç olup parlamadan, Ulubatlı Hasan olup İstanbul’u fethetmeden, Sultan Fatih olup atını denize sürmeden, Kanuni olup şanlı orduları ile Avrupa’nın içlerine yürümeden, Seyit Onbaşı olup 250 kiloluk mermiyi ‘’Ya Allah’’ deyip namluya sürmeden, Sakarya’nın siperlerine girmeden, ve Kıbrıs’ta düşman tahkimatının arasından geçmeden Milli Görüşün ne olduğunu anlayamayız’’ diyordu.

Türk siyasetinde milletin değerlerini yeniden dirilten, milletle devleti bütünleştirmeyi siyasi hayatı boyunca bir ilke edinen, bu sözlerin sahibi Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN dır. 

Erbakan’la ilgili yazılmış olan birçok kitap oldu. Ama bildiğim kadarı ile hiç biri bir siyasal kaynak kitap olarak Prof.Dr. Mete Gündoğan’ın yazdığı ‘’ERBAKAN’’ isimli kitabı gibi bir kaynak niteliği kazanmamıştır.

Erbakan’ın siyasal mücadelesini tanımak isteyen yeni nesiller için, akıcı ve sıcak bir dille Gündoğan tarafından yazılmış  ‘’ERBAKAN’’ kitabı aynı zamanda Türkiye’de Milli görüşün doğması, gelişmesi ve günümüzdeki duruma gelmesi süreçlerini de güzel bir biçimde derlemiş toplamış.

Kitapta gözlemlediğimiz önemli bir farklılıkta şudur; 25 yıl gibi bir çeyrek asıl Milli görüş liderinin dizinin dibinde, en yakın fikir alış verişi ve istişare ettiği, ‘’Havuz Sistemi’’ gibi birçok fikirlerini hayata geçirdiği Prof.Dr. Mete GÜNDOĞAN, tarafsız bir gözle Türk siyasetinin akışı içerisinde kitabı kaleme almış. Erbakan üzerinde çalışma yapacak olan araştırmacılar içinde önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Erbakan’ın biyografisini zihinlerde kalacak şekilde özetleyen kitap, ‘’Gümüş Motor’’ çıkışı nedeni ile Erbakan’ın başarılarının nasıl engellendiğini, bu engelleri aşmak için siyasete girişini, tek başına büyük bir teveccüh ile milletvekili seçilişini, ardından mücadelesini mecliste sürdürmeye başlayıp Türk Siyasi hayatında; bugün ki Saadet Partisine kadar uzanan siyasi süreci kitap derlemiş toplamış.

Bütün engellerle mücadelede gösterdiği üstün sabır Erbakan’ın temel yaşam felsefesinin de bir göstergesiydi. Necmettin Erbakan’ın Siyasette ilişkilerindeki nezaket dili herkesi kendine hayran bırakırken, milletin ve devletin menfaati konusunda kükreyen bir aslana dönüşmesi, onun milletine ve devletine olan düşkünlüğünün bir göstergesiydi.

Milli Güvenlik Kurulunda; 18 maddelik kendisine dayatılmış 28 Şubat sürecindeki zorbalığa karşı; bu maddeleri bu milletin aziz evlatlarından biri yazamaz diyerek, ordu bizim göz bebeğimizdir, milletimizindir ayrımı yaparak, en zor şartlarda dahi orduya sahip çıkmıştır.

Milli Nizam, Milli Selamet, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi olarak mücadelesini yılmadan sürdüren yerli ve milli bir adam Erbakan; düşmanları tarafından bile artık bugün öngörüsü ile takdir edilen bir liderdir. Sol kesimin dahi bugün ayakta alkışladığı bu lider, maalesef ölünce kıymeti bilinir olmuştur.

Erbakan’ı anlamak,  bir siyasal fakültede üniversite bitirmek gibidir. Bugün eğer hala Erbakan’ın öngörüleri konuşuluyor ve istifade ediliyorsa, bu ifademiz bizi doğrulamaktadır.

Erbakan’ın en bariz özelliği, sorun tespitinden sonra, çözüm odaklı ve hızlı bir biçimde hareket etmesidir. Refahyol hükümetini kurup denk bütçeyi 25 yıllık baş danışmanı Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın kurduğu havız sistemi ile açıkladığında, hükümetten düşürülmek için yapılan asıl mücadelenin kaynağı görülmüştü.

Erbakan, mevcut faiz düzenini değiştirecek adımlar atıyor, milletin hakkını zalim faizcilere vermemek için elinden gelen bütün gayreti sergiliyordu.

Aslında Rahmetli Necmettin Erbakan’ın siyasetinin temel hareket manifestosu da bu faiz düzenini değiştirmekti. Bunu bilen faizciler, Erbakan’ın başarısını engellemek için; milli görüşün oluşması sürecinde kurulmuş tüm partilerin üst düzeylerine kadar kripto adamlarını guguk kuşu olarak yerleştirmişti. Bu guguk kuşları çalışmış ve maalesef bu konuda da milli görüşü bugün ki olmaması gereken parçalanmışlığa taşınmıştır.

Erbakan son günlerinde bile milleti için neler yapabileceğinin çalışmalarını sürekli yapmış, yeniden diriliş için, parti teşkilatına görevler vermişti. Has Partinin Numan Kurtulmuş öncülüğünde Saadet Partisinden ayrılarak parti kurması milli görüşe içeriden vurulmuş darbelerden biri olup, 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde aynı tabandan oy isteyerek milli görüş içeriden bölünmeye neden oluyordu. Milli görüşü engellemek için oyun hep dışardan kurgulanıyor gözüküyordur. Ama içerde yetişmiş guguk kuşları asıl bölücü ve güç kırıcı etken olarak karşımıza çıkıyordu. Milli görüş Erbakan’ın istediği dirilişi yakalayamadıysa bugün hala guguk kuşlarının etkinliğinden söz edebiliriz.

Eğer Erbakan gibi bir liderin bütün ürettikleri elinizde olduğu halde, başarıya gidemiyorsanız, bu sorunu dışarda değil içeride de aramak lazım.

Gündoğan Erbakan kitabında Erbakan’ın vefatı için ‘’ Erbakan Hoca’nın bize her zaman ifadesidir; “Bir genel seçim çalışması yürütmek, Normandiya Çıkarması yapmaktan daha zordur”

2011 genel seçim çalışmaları Erbakan’a yönettiriliyordu. Doktorları kendisini sürekli uyarıyorlardı, ancak Erbakan, yapısı itibariyle bu tür görevden kaçmazdı. Lakin etrafındakilerin bunu bir şekilde planlayabilmesi gerekiyordu. Ama planlayamadılar.

Hatta Erbakan’ın çok daha ileri ve büyük hayalleri vardı 2010 yılı Aralık ayında bir akşam, konutunda teşkilat eğitimi konularında uzun bir görüşmemiz oldu. Bana özetle; “bu teşkilatlarının tamamının gençleştirip değiştirmemiz lazım. Sen her ilden 25, büyükşehirlerden 50 kişi tespit et. Bunları birer hafta burada Ankara’da eğitime alacağız. A’dan Z’ye bir teşkilat nasıl yönetilir hepsini öğrenecekler. Sonra da gidip il teşkilatını devralacaklar” dedi.

Konuşmasının sonunda; “Konya’dan işe başla” dedi. Ben de, Konya’dan işe başlamanın çeşitli zorluklar olabileceğini, Kırşehir veya Çankırı gibi daha küçük bir ilden işe başlamanın daha uygun olacağını ifade edince; “Sen hazırlıklarını tamamla, sonra seni çağıracağım, buna o zaman karar veririz” diyerek konuyu bağladı.

Tabii Erbakan hoca, Genel Başkanı olarak teşkilatları geziyor ve eksiklikleri görüyordu. AK Parti’den sonra Has Parti tahribatı, teşkilatları daha da yıpratmıştı. Yenilenmesi gerektiğine inanıyordu. Sık sık heyecan yokluğuna işaret ediyordu. Ben ise hazırlıkları tamamladım ancak bu konuyu bir daha görüşmek nasip olmadı.

Kendisinin heyecanı çok yüksekti ama o heyecanı taşıyıp sürdürecek bir vücut sağlığına sahip değildi. Sonunda dayanamadı ve 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 2 aylık fasılalı bir hastane sürecinden sonra 27 Şubat 2011 pazar sabahı vefat etti. Hastanede yoğun bakımda kalırken bile çalışmalarını sürdürüyordu. Aslında istirahat etmesi ve yanına kimsenin yaklaştırılması gerekiyordu. Ancak bu süre zarfında kendisine takım elbiseleri bile giydirilip bazı kabuller yaptırıldı.

Doktorlar bundan çok rahatsız olmasına rağmen kimseye söz dinle dinletemediler.’’

Erbakan son zamanlarında bile ümmete öncülük yapacak siyasi hareketi diriltmek için Prof.Dr. Mete Gündoğan’a talimatlar veren bir liderdi.

Kanaatim odur ki rahmetli Erbakan hocanın son çalışmaları yeniden masaya yatırılması gerekir. Bu stratejilerini bugün en iyi bilen insanlar bir araya gelerek siyaseten yeni bir dirilişin öncüleri olmalıdır.

Ak Parti sonrası bu taban, İngiliz siyasetinin etkisinde milli görüşe çökmesi engellenmeli.

Erbakan şahsiyeti ile anılan bir insan olmanın ötesinde, fikirleri ile gündeme gelen bir insandır. Bu fikirler çok net ve açıktır. Temel mücadelesi açık ve ortadadır. Adil bir ekonomik modelin inşası için somut projelerle faiz düzeninin değişmesi için alternatif bir para kredi sistemi oluşturulmalıdır.

Milli görüşü yeniden iktidara taşıyacak olan da; mevcut para kredi sistemini değiştirerek yeni bir para sistemi kuracak kadroları olacaktır.

Bu konuda Rahmetli Erbakan’a 25 yıl danışmalık yapmış, Saadet Partisi genel başkan yardımcılığı yapmış ve şimdi Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın ‘’NARKOZ’’, ‘’Para B@K Gibi’’ ‘’Oyun Teorisi’’ ve ‘’Erbakan’’ kitapları okunabilir.

Selam ve dua ile…

Yunus EKŞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir