
Bu Savrulma Tesadüf Değil
Hayat dediğimiz şey, başıboş akan bir nehir değildir.
İnsan bu dünyaya “canı istediği gibi yaşasın” diye gönderilmedi. (el-Kıyâme 36, ez-Zâriyât 56)
Bir hikmet var. Bir imtihan var. Bir hesap var. (el-Mülk 2)
Ama biz ne yaptık?
Hayatı, Allah’ın koyduğu istikametten koparıp keyfimize göre yeniden tanımladık.
Kulluğu unuttuk, özgürlüğü putlaştırdık.
Sorumluluğu yük saydık, hazza tapar hâle geldik.
Sonra da şaşırıyoruz:
“Neden gençlik savruluyor?”
“Neden aileler dağılıyor?”
“Neden şiddet, kumar, fuhuş, uyuşturucu sıradanlaştı?”
Şaşırmayın.
Çünkü amaçsız bırakılan insan, eninde sonunda çürür.
Fıtratı bozulan genç, boşluğu yanlış şeylerle doldurur.
Kalbi Allah’ı zijretmeyen insan, nefsin çöplüğünde yaşamaya razı olur.
Bakın etrafınıza.
Kumar; alın terinin, emeğin, sabrın inkârıdır.
“Bir anda köşeyi döneyim” ahlâkıdır.
Fuhuş; insanın kendi bedenini, onurunu ve yaratılış hikmetini satmasıdır.
Şiddet; adaleti, hukuku, merhameti terk edenlerin kısa yol arayışıdır.
Bunların hiçbiri tesadüf değil.
Hepsi aynı hastalığın farklı belirtileri: iman ile hayat arasındaki bağın kopması.
Kalp boş kalmaz.
Ya Allah’la dolar, ya da mâsivâyla işgal edilir.
Kalbi dünyayla doldurursanız, ahiret oraya sığmaz.
Kalbi parayla, şöhretle, hazla, dünya sevgisiyle doldurursanız; âhiret orada nefes alamaz.
Bugün gençlik dediğimiz şey, tarihin en çok imkâna sahip ama en çok yorgun neslidir.
Bilgi var, yön yok.
Özgürlük var, istikamet yok.
Eğlence var, mâneviyat yok.
Ve biz hâlâ sorunu sadece “ekonomi”, “sosyal medya”, “çevre” diyerek geçiştiriyoruz.
Hayır!
Sorun daha derinde.
Sorun; ahiretin hayatın merkezinden çıkarılmasıdır.
Sorun; kalbim temiz deyip ibadetten uzaklaşmaktır.
Sorun; imanla amel arasına mesafe konulmasıdır.
Daha acı olan ne biliyor musunuz?
Bu savrulmaların bir kısmı, dindar ailelerin çocuklarında yaşanıyor.
Bu bize şunu söylüyor:
Din, sadece evde asılı bir levha değildir.
Sadece aidiyet değildir.
Sadece “benim dedem hacıydı, bizim aile dindardır” cümlesi hiç değildir.
Din; bilinçtir.
Din; içselleştirilmiş bir duruştur.
Din; tercihleri belirleyen bir pusuladır.
Kalbe inmemiş iman, fırtınada tutunamaz.
Sadece dilde kalan zayıf imân, zoru görünce dağılır.
Bugün dünyayı merkeze koyduk, ahireti erteledik.
Sonra da dengemizi kaybettik.
Oysa iman, insanı karanlığa mahkûm etmez.
İman, düştüğünde kalkmayı öğretir.
Tevbe kapısı kapalı değildir.
Rahmet bitmiş değildir.
Ama şunu bilin:
Bu mesele bireysel değildir.
Bir gencin savrulması, bütün toplumun alarmıdır.
Bir yerde ahlâk çökerse, orada herkesin evi sallanır.
Islah, önce insanın kendisinden başlar.
Nefs muhasebesi yapılmadan, toplum düzelmez.
Kalp onarılmadan, şehir ayağa kalkmaz.
Ümitsizliğe düşmeden gaflet uykusundan uyanıp ayağa kalkmamız gerek.
Çünkü bu nesil çürürse, ümmetin geleceği karanlık olur.
Ve bunun vebali, “seyredenlere” de yazılır.
Kadir Bekil
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ.
Mirat Haber – YouTube
Masada Barış mı, Sahada Savaş mı? Kritik Süreç Başladı ABD ile İran arasında yeniden müzakere…
Adalet Koridorlarında Yeni Dönem: Bakan Gürlek’ten Tavizsiz Kararlılık Mesajı: KİMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKILMAYACAK! Adalet Bakanı…
SÖYLEYİN; NASIL İYİ OLAYIM? Dünyaya sormuşlar; nasılsın? Cevap çok iğneli; nasıl olayım, gecem de var…
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Okul katliamları bağlamında ve eğitimde süren sorunlar nedeniyle mevcut Milli Eğitim Bakanımıza…
Rus Öğretmenin Arkadaşlık Yorumu: “Erkekle Kadın Arasında Arkadaşlık Olmaz” Sosyal medyada son günlerin en çok…
İMAM HATİP ÖĞRENCİLERİNDEN FİDAN BAĞIŞINA BÜYÜK DESTEK İstanbul Çekmeköy Kaymakamlığı, Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü,…
View Comments
Ve biz hâlâ sorunu sadece “ekonomi”, “sosyal medya”, “çevre” diyerek geçiştiriyoruz.
Bunlarında sebebi konunun çekirdeği değil mi zaten?