Çağımızın Yeni Sanatı

20. yüzyılda hakim sanat türü sinema toplumları dönüşüme uğrattı. Çağımızda onu da geçecek yeni bir sanat belirmekte.

19. yüzyılın sonunda ortaya çıkan sinema sanatı zamanla içinde diğer bütün güzel sanatları barındıran bir üst sanat türü haline geldi. Tiyatro, resim, mimari, edebiyat, mim, makyaj, dans, koreografi, fotoğrafçılık, sesin girmesiyle ardından müzik, sinemanın alt sanatları haline geldiler. 

Sinemaya katkı verenler arasında dünyaca ünlü müzik bestecileri ya da Nobel edebiyat ödüllü yazarlar bile vardı.

Sinema bütün sanatların üzerinde bir ekonomiye sahip oldu. Propaganda ve eğitim unsurları sayesinde devletlerin bir aracı haline geldi. 15 milyar liralık cirosu olan filmler yapıldı. Toplumları değiştirdi. Televizyon dizilerinin de sinemanın bir kolu olduğu düşünüldüğünde toplumların üzerindeki etkisi reddedilemez ölçüde olmuştur.

Günümüzde yeni bir sanat dalı ortaya çıkıyor. Bu, sadece sinemanın kapsadığı sanatları değil, ondan çok daha fazlasını içermektedir.

Bu yeni sanat dalı bilgisayar oyunlarıdır.

Bazıları yoğun teknoloji ve programlamanın kullanıldığı bu alana sanat olarak henüz bakmayabilirler. Sinemanın da başlarda bir sanat değil aptalca bir zaman harcama yolu olduğu iddia ediliyordu. Sonuçta filmler bir takım kimyasal süreçlerle ortaya çıkan teknolojik bir üründü. 

Oysa teknoloji ve matematik asla sanattan uzak olmamıştır. Resim ve duvar bezeme sanatları kimyasal unsurların, boyaların etkin üretim, saklama ve kullanımına dayalıydı. Rönesans ressamları kimyagerdi. Geometri ve perspektif önemli yer tutar. Müzik ise matematiğin bir dalı sayılabilir. Sanatlar eskiden de günümüzde de teknoloji, bilim ve matematikle iç içedir.

Bilgisayar oyunları sektörü on yıl önce ciro olarak müziği geçti. Sinema ve dizileri de yakında geçecek. Bilgisayar oyununun özelliklerine baktığımızda, toplumları çoğu zaman olumsuz yönde dönüştürmekte kullanılan sinemanın geçen yüzyıldaki etkisinden daha fazlasını yapacağı söylenebilir. Sanal gerçeklik düşünüldüğünde insan üzerinde etkisi azami ve derinden olacaktır.

Her sanat gibi oyun da iyi, güzel ve doğru için kullanılabilir. Bunun için Müslümanca bir yaklaşım geliştirmeliyiz. Bunu nasıl Allah rızası için kullanacağımızı düşünmeliyiz.

Süleyman Nazif KALAYCI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir