CHP Operasyonunun Arka Planı

Geçtiğimiz hafta CHP içindeki sarsıcı gelişmeler ülkemizdeki gündemi belirledi. Sözcü gazetesi başyazarı Rahmi Turan’ın yayınladığı adı verilmeyen bir genel başkan adayıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gizlice külliyede bir araya geldikleri ve CHP’yi düzenlemeye çalıştıkları, haber kaynağının külliye içinden olduğu iddiasıyla başlattığı bu süreç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Fox televizyonundaki iddialarıyla daha da alevlendi. CHP genel başkanı, bunun doğru olduğunu, daha da ötesi külliyenin MİT olarak algılanabilecek devlet kurumlarıyla CHP’yi tasarladığı savını öne sürdü. Muharrem İnce’nin suçlananın kendisi olduğu ve medyada büyük tepkisiyle gündemin ana konusu oldu.

Gerek İnce gerekse de Cumhurbaşkanı bunu kesin olarak çok sert ve iddialı bir dille yalanladılar. Şu anda bunun gerçeklerle ilgisi olmayan bir iftira olduğu anlaşıldı. Ancak Muharrem İnce bunun kaynağının CHP genel merkezi olduğunu belirtmesiyle konu ayrı bir boyuta girdi. Daha önce kendisiyle iletişime geçilmiş ve bunu yayınlamaları istenmiş Uğur Dündar’ın ve Candaş Tolga Işık’ın birbirleriyle iletişimi ve ardından bunu Muharrem İnce’yle paylaşmalarıyla, haberin kaynağının Talat Atilla adlı gazeteci olduğunu, onun da bilgileri CHP genel merkezinden ve Kemal Kılıçdaroğlu onayıyla aldığını ortaya koyması resmi daha da netleştirdi.

Gelinen durumda net olarak ortaya çıkan, CHP genel merkezinin Muharrem İnce’nin yeniden Kemal Kılıçdaroğlu karşısında aday olmasını engellemek ve onu yaralamak için bu hayali haber fabrikasyonunu yaptıklarıdır. Ancak bunu beceriksizce yapmışlar, iki başarısız gazetecinin haberi reddetmesiyle suç esnasında iz bırakmışlar, Kılıçdaroğlu’nun Fox televizyonunda bunu desteklemesiyle de kaçamaz duruma gelmişlerdir. Buna rağmen eğer Muharrem İnce büyük bir enerjiyle tepki göstermese belki de haber bir kulis haberi yazısı olarak kalacak, insanlar bunu kabullenecek ve İnce tasfiye olacaktı.

Bu fabrikasyon aslında hem Muharrem İnce’yi hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nu zor durumda bırakmak için üretilmiş görünüyor. İnce’nin ıslarla vurguladığı CHP içinde dünya finansal elitlerine yakın bir klik, bunu başlatarak başta Muharrem İnce ancak bir yandan da Kılıçdaroğlu’nu zayıflatmaya çalışıyor olabilirler. Bunun için bu saçma iddiaya Kemal Kılıçdaroğlu’nu inandıracak kadar da mahir ve istihbarat becerileri olmalı.

Soru şu olmalı: bundan kim çıkar elde ediyor ya da kimin çıkar elde etmesi hedeflendi? Burada tek bir kişi karşımıza çıkıyor o da CHP’de yeni bir güç olarak çıkan ve dünya güçlerinin gözdesi Ekrem İmamoğlu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın cumhurbaşkanı adayı olabilecek ve Türkiye’yi yeniden dünya elitlerine geri kazandıracak kişi olduğu konusunda son Davos zirvesinde kararlaştırılmıştı. En kısa zamanda İstanbul belediyesinde zaman kaybetmek yerine İmamoğlu’nun CHP’nin başına gelmesini sağlayacak medya, reklam, istihbarat ve delege güçlerini de İstanbul seçimlerinden biliyoruz.

Daha önceki yıllarda, hain darbe girişimine kadar FETÖ genelde 2010 Baykal operasyonu, Gezi operasyonu, 2013 17-25 Aralık operasyonları ve 15 Temmuz darbesi dahil her konuda muazzam güçlerinden dolayı tek başına bir istihbarat teşkilatı olarak götürmekteydi. Ancak başarısızlıklarının sonucunda şu anda dünya güçleri FETÖ’yü unsurlarından sadece biri olarak kullanmakta, operasyonları doğrudan kendisi yönetmekte.

Bu operasyon da Kemal Kılıçdaroğlu’nun çizgisinden memnun ancak onun liderlik ve Erdoğan karşısında etkisiz kalacağını anlayan dünya güçlerinin henüz daha tam yetkinleşmemiş bazı yeni unsurlarınca planlanmış, yeni adamlarını başa geçirmek için ortalığı temizleme yönünde bir adım olarak görünüyor.

A. Galip GÜMÜŞDERE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir