
Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla görevden alındı. Kaan’ın Doğu Türkistan hakkındaki tartışmalı sözleri, Çin yanlısı çevrelerin takdirini toplamıştı. Kararda gerekçe açıklanmadı. Ancak gelişmenin zamanlaması, Ankara’nın Pekin propagandasına karşı hassasiyetini gösteren önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan görevden alındı. Kaan’ın yerine Prof. Dr. Ahmet Bostancı atandı. Atama kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda görevden almanın gerekçesi açıklanmadı.
Görevden alma kararı, kamuoyunun hafızasındaki önemli bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Kaan, Urumçi ve Kaşgar’ı kapsayan Çin ziyaretinde tartışmalı açıklamalar yapmıştı. Çin devlet medyasına konuşan Kaan, bölgedeki hayatı olumlu ifadelerle anlatmıştı.
Kaan, “Buraya gelip gördükten sonra gerçekten burada modern bir hayat var” demişti. Ayrıca gelişmiş şehir standartlarından ve farklılıkların zenginlik oluşturmasından söz etmişti. Bu ifadeler, Çin’in Doğu Türkistan politikasını meşrulaştıran propagandasına malzeme olmuştu.
Çin yönetiminin Uygur Müslümanlarına yönelik baskıları yıllardır dünya gündeminde bulunuyor. Dinî hayatın sınırlandırılması ve toplama kampları ciddi tepkilere yol açıyor. Uygur kimliğini hedef alan uygulamalar da Türkiye kamuoyunda büyük öfke doğuruyor.
Böyle bir ortamda Diyanet adına konuşan bir yetkilinin sorumluluğu büyüktür. Çin’in hazırladığı kontrollü program üzerinden kesin hükümler vermek kabul edilemez. Hele bu sözlerin Pekin tarafından propaganda amacıyla kullanılacağı kolaylıkla öngörülebilirdi.
Kaan’ın açıklamaları, Müslüman Türk milletinin vicdanında derin bir rahatsızlık oluşturdu. Çünkü Türkiye halkı, Uygur Müslümanlarının maruz kaldığı zulme karşı hassastır. Türk medyası da bu zulmü sürekli gündemde tutmaktadır.
Kaan’ın sözlerinin kimler tarafından sahiplenildiği de dikkat çekiciydi. Çin yönetimine yakın yayın çizgisiyle bilinen Aydınlık, açıklamaları manşetine taşıdı. Gazete haberi, “Uygur Gerçeğini Diyanet’ten Dinleyin” başlığıyla yayımlamıştı.

Uygur Müslümanlarının feryadına mesafeli duran Çin yanlısı çevreler, Kaan’ı takdir etti. Diyanet yöneticisinin sözlerinin bu çevrelerce sahiplenilmesi, meselenin vahametini gösterdi. Gerisini milletimizin ferasetine bırakıyoruz.
Gelen yoğun tepkiler üzerine Kaan açıklama yapmak zorunda kaldı. Sözlerinin bağlamından koparıldığını ve diplomatik bir dil kullandığını savundu. Başörtüsü, ezan ve camilere erişim meselelerini Çinli yetkililere aktardığını söyledi.
Kaan, açıklamasında kırılan Uygur Türklerinden helallik de istedi. Ancak sonradan yapılan açıklama, Çin medyasına verilen propaganda malzemesini ortadan kaldırmadı.
Resmî kararda Urumçi ve Kaşgar ziyareti hakkında herhangi bir gerekçe bulunmuyor. Bu nedenle Kaan’ın doğrudan bu açıklamalar sebebiyle görevden alındığı söylenemez. Üstelik kararname kapsamında birçok görevden alma ve atama da gerçekleştirildi.
Ancak tartışmalı açıklamalarla görevden alma arasındaki zamanlama dikkat çekiyor. Eğer iki gelişme arasında bağlantı bulunuyorsa, iki önemli mesaj ortaya çıkıyor.
Birincisi, devlet resmî kurumların Çin’le temaslarında büyük hassasiyet bekliyor. Diplomatik dil adına Çin medyasına propaganda malzemesi verilmesini riskli görüyor.
İkincisi, Ankara’nın Pekin’in “istikrar, güvenlik ve modernleşme” anlatısını benimsemediği anlaşılıyor. Türkiye, görevlilerine “Çin’in kontrollü ziyaretlerine ve anlatısına alet olmayın” mesajı veriyor.
Bu yönüyle Enver Osman Kaan’ın görevden alınması yerinde bir karar olmuştur. Diyanet gibi önemli bir kurumun temsilcileri daha büyük sorumluluk taşımaktadır.
Devlet kurumları, özellikle yurt dışı görevlendirmelerinde daha dikkatli hareket etmelidir. Görevlendirilecek kişilerin bilgi birikimi ve diplomatik yeterliliği ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Bu hassasiyet, söz konusu kurum Diyanet olduğunda daha da önem kazanmaktadır. Diyanet temsilcileri yalnızca bir devlet kurumunu değil, milletimizin vicdanını da temsil eder.
Doğu Türkistan, diplomatik nezaket uğruna görmezden gelinecek bir mesele değildir. Uygur Müslümanlarının hakları, Çin’le ilişkilerin gölgesine terk edilemez. Hiçbir kamu görevlisi, yetkisini aşarak Pekin’in tezlerini doğrulayan ifadeler kullanmamalıdır.
Kaan’ın görevden alınması, bundan sonraki görevlendirmeler için açık bir uyarı olmalıdır: Çin’e gidenler, Pekin’in hazırladığı vitrine ve propaganda diline alet olmamalıdır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube