islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Açık
18°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
13°C

Cinsel Mutluluk Görevleri 5

Cinsel Mutluluk Görevleri 5
19/02/2025 09:00
A+
A-

Cinsel Mutluluk Görevleri 5

Dış Cinsel Etkilerden Korunmak

Cinsel hayatın evlilikte karşılıklı tatmin/doyum çizgisi üzerinde yürüyebilmesi için eşlerin birbirlerine sevgi ve saygı duyması lâzımdır. Ayrıca cinsellik bakımından yalnızca birbirlerinden faydalanma hakkına sâhip oldukları şuûrunda olmaları gerekir.

Bu duygu ve şuûrun/bilincin sürdürülebilmesi için de aile yuvasının, özellikle dış cinsel etkilerden korunması gerekir.

Korunma ve koruma birinci derecede erkeğin vazîfesidir. Çünkü ailenin eşitler arasında, “nafaka ile yükümlü öncelikli kişisi” olduğu için baş sorumlusu odur. Dış ilişkiler, onun tarafından düzenlenecektir. İslâm’ın ilkeleştirdiği istişare/danışma kuralı gereği kadının görüşleri alınacak ve saygı gösterilecek ise de sonuçta koca düzenlemesine öncelik tanınacaktır.

Aşağıda sunacağımız hadîs, kadının kocasının şahsında evlilik akdînin, özellikle cinsellik çevresinde yoğunlaşan gereklerine itâat görevini belirlemektedir.

Muaz b. Cebel, Allah’ın Resûlü’nün şöyle buyurduğunu anlatıyor:

Allah’a îman eden kadının, kocasının istemediği kişiyi evine alma ve kocasının evinde bir başka kişiye itâat etme yetkisi yoktur. Kocasının bilgisi dışında sosyal ilşkiler kurma, ayrıca kocasının yatağından uzaklaşıp onu cinsel haklarından yoksun bırakma hakkı da yoktur…[1]

Ailenin cinsel mutluluğu için dış cinsel etkilerden korunma amacıyla yapılması gerekenlere bazı örnekler sunacağız. Pek tabîidir ki bu örnekler çoğaltılabilir.

Olumsuz ortamlar ve arkadaşlar

Erkek kendisini flörte ve sonuçta zinâya düşürecek iş ortamlarından kaçınmalıdır. Haram eğlencelere ve zinâya düşkün kişileri dost edinmekten sakınmalıdır.

Kocası tarafından İslâmî, aklî ve ilmî güzelliklere çağrılarak uyarılması gereken kadın da baba, kardeş ve dayı gibi mahremi olanlar dışındaki erkeklerle görüşmelerini gereklilik ölçüsü ile sınırlamalıdır. Gerekli olan görüşmelerini de topluma açık alanlarda veya üçüncü şahısların tanık olabileceği ortamlarda yapmalıdır.[2]

Evli kadın özgür iradesiyle, İslâmî ölçülere uygun örtünme emrini hafife alan, ilişkileri zinâya varmasa bile erkeklerle içli dışlı olabilen kadınlarla da sürekli olarak görüşmemelidir. Eşi ile ilişkilerini veya cinsel fantazilerini konu edinerek duygusal sapmalara sebep olabilek kadınlarla da komşuluk ilişkilerini zarûret prensibine göre ayarlamalıdır.

Kişisel görüşmelerle alâkalı dikkat edilecek diğer hususları, “Kadın‐Erkek Beraberliği” bölümünde açıklamaya çalışacağız.

Açıklanan hususlar gözetilirse cinsel duyguların dışa açılması büyük ölçüde engellenmiş olur.

Televizyon ve basın

Devrimizde canlı çevreler kadar ekili olan, hattâ daha da çok tesir edebilen iki çevre vardır:

Bunlardan biri televizyon, diğeri de yazı medyadır.

Eğer televizyon varsa ve kullanılıyorsa, programlar özenle seçilmelidir. Fizik yapıları kafada ve kalbde yer edecek oyuncuların rol aldığı, cinsel sahneleri içerici programlardan mutlaka sakınılmalıdır.

Televizyon programları gibi, okunacak gazete ve dergiler de titizlikle seçilmelidir. İslâmî, îman ve ahlâk değerleriyle çatışıcı yazı ve resimleri içeren basın ürünleri evlere sokulmamalıdır.

Televizyon ve basın üzerinde hassasiyet gösterilmedikçe ailenin genelde İslâmî, özelde cinsel ahlâkını korumak pek güçtür. Çünkü büyük sanatçılar olarak tanıtılan nice ünlü fâhişeler, homoseksüeller, seviciler, ar damarları çatlamış çift şahsiyetli erkekler ve kadınlar, televizyon ve basın yoluyla evlerimize, hattâ yatak odalarımıza kadar girebilmektedirler.

Ekranın câzibesine, basım tekniğinin güzelliğine, sistemli ve sürekli propagandaların etkileyici gücüne de sâhip kılınan bu seviyesiz insanlar, bizimle dolaylı olarak konuşmakta, haram yaşantılarını, iğrenç maceralarını bize örnek ve imrenilir hayat tarzları olarak sunabilmektedirler. Elbette bu tipler; canlı olarak da, görünüm olarak da evlere sokulamazlar

Özetlenen konularda duyarlı olmak görevimizdir. Çünkü haramlar gibi haramlara sebep olucu işler ve ilişkilerden kaçınılması da Kur’ân’ın yüklediği temel görevlerimizdendir. Kaldı ki Kurân, yaratılış düzenini koruyabilen insan doğasının da çirkin bulduğu ve bulabileceği işleri ve çevresel ilişkileri Fevâhiş olarak nitelemektedir. ”…Fevahişe yaklaşmayınız…” buyurarak da haram kılmaktadır.[3] Kurân çizgisinde Allah’ın Resûlü de, “Kötü dosttan sakın.” buyurmuştur. Kadınlaşan erkeklere ve erkeleşen kadınlara “lânet” etmiştir. Onların “evlere sokulmamasını” emretmiş, hattâ onları “şehir dışına” sürmüştür.[4]

O, eşleriyle sevişmeleri ve cinsel birleşmelerini anlatanları da, erkek ve dişi şeytanlara” benzetmiştir.[5]

İslâmın genel ahlâk ve cinsel düstûrlarından yararlanan İslâm bilginleri de, namuslu kadınları ahlâkı düşük kadınlarla görüştürmenin haram olduğu ictihâdında bulunmuşlardır.[6]

İslâmî yaşayışını sürdürmek ve cinsel mutluluğunu sağlayıp korumak isteyen kişi, açıklanan dış cinsel etkilerden korunma görevini titizlikle üstlenmek mecbûriyetindedir. Bu görevin îfasının, bağımsız bir bölümde inceleyeceğimiz cinsel kıskançlıkla ilgisi olduğuna şimdiden işaret edelim.

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

MİRATHABER.COM

ARDEVYOUTUBE

 

DİP NOTLAR

[1] Hakim’den Hüsnül‐Üsveti Bab 470 (Fî Terğibiz‐Zevci Fil‐Vefai…s. 554)  Benzer fakat sahîh hadîsler için bak. Tirmizî Reda’ 11, İ. Mace Nikâh 3, et‐Tac 2/313

2] Yüce Peygamberimiz, kadınları zarûret sınırlarını aşacak şekilde özel mekânlarda namahrem erkeklerle konuşup sohbet etmekten sakındırmıştır. Müslüman kadın da bu yasağı çiğnemekten kaçınmalıdır. Bak. Taberî Mümtehine 12, İ. Kesîr Mümtehine 12

[3] Enâm 108, 151

[4] Bak. K. Hafâ Hn. 854, Feyzul‐Kadir 5/271, et‐Tac 3/33

[5] Ebû Davûd Nikâh 49

[6] İ. Abidin 6/371, İslam’da Helâller ve Haramlar 2/425

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.