islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
31,0391
EURO
33,6226
ALTIN
2.032,18
BIST
9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
15°C

Çocuklara Doğru Sorular Sormak

Çocuklara Doğru Sorular Sormak

Çocuklarımızla yaptığımız sohbetler ilişkilerimizi güçlendirdiği için çok önemlidir. Bu sohbetlerde faydalı olmak adına her zaman nasihat verici olmak ise doğru değildir. Çünkü nasihatte var olan hazır bilgiler çocuğun düşünmesine, araştırmasına engel olabilir. Nasihat ancak belli bir bilgi ve deneyime sahip olduktan sonra çocuk için faydalı olacaktır. O halde çocuklarımıza faydalı sohbetlerde bulunmak istiyorsak bunu sorduğumuz doğru sorularla yapmalıyız. Çünkü çocuk sorduğumuz doğru sorular üzerine düşünme ve öğrenme becerisini geliştirecektir.

Eğitim uzun ve özel bir alandır. Ancak bu alan sadece profesyonellerinin sorumlu olduğu bir alan değildir. Hele de konu çocuklarsa eğitim, eğitimcilerden de önce ailenin işidir. Özellikle de okul öncesi ve ilkokul dönemde ki eğitim, çocuk ve aile için diğer gelişim yaşlarına göre çok daha fazla önemlidir. Bu yazımızda eğitimde doğru sorular sormanın çocuğu tanımada ve yönlendirmede ki çok önemli rolünden bahsedeceğiz.

Doğru Sorularla Çocuklarımızı Tanıma

Eğitimcilerin, ailelerden ve özellikle annelerden sıklıkla duyduğu “Okulda neler yapıyor hiç bize anlatmıyor“ diye bir yakınmaları var. Çocuklarının günlük yaşantısına dahil olmak isteyen aileler, haklı olarak çocuğunun okul yaşantısı hakkında notlar haricinde de bilgi sahibi olmak istiyorlar. Ama çocuklar genellikle “okulda günün nasıl geçti“ sorusuna “iyi “, bu gün neler yaptınız sorusuna “dersler falan “ diyerek sohbeti zorlaştıran cevaplar veriyorlar. Peki Onlarla sohbet edebilmek için doğru sorular sorabiliyor muyuz? Onlara “bu gün okul nasıl geçti “ sorusu yerine “çok keyifli görünüyorsun, bu gün en çok neye güldünbakalım“ diye sorarsak ya da “bu gün en çok hangi arkadaşınla oynamak keyifliydi/bu günün en sıkıcı dersi hangi siydi? Ben bu gün kendimi beceriksiz hissettiğim bir olay yaşadım, sen de yaşadın mı?Ve örneğini arttırabileceğimiz bu sorular gibi duyguları ön plana çıkarıcı sorular sorarsak bizlerle sohbet etmeye başlayacaklarını göreceğiz. Sorduğumuz sorulara her zaman cevap alamasak ta kınanmayacaklarını ve duygularına önem verildiğini bilmek Onları rahatlatacaktır. Bu sorular çocuklarımızın duygularını, isteklerini anlamamızda ve Onları gerçek anlamda tanımamızda çok faydalı olacaktır.

Doğru Sorularla Yönlendirme

Çocuklarımızla yaptığımız sohbetler ilişkilerimizi güçlendirdiği için çok önemlidir. Bu sohbetlerde faydalı olmak adına her zaman nasihat verici olmak ise doğru değildir. Çünkü nasihatte var olan hazır bilgiler çocuğun düşünmesine, araştırmasına engel olabilir. Nasihat ancak belli bir bilgi ve deneyime sahip olduktan sonra çocuk için faydalı olacaktır. O halde çocuklarımıza faydalı sohbetlerde bulunmak istiyorsak bunu sorduğumuz doğru sorularla yapmalıyız. Çünkü çocuk sorduğumuz doğru sorular üzerine düşünme ve öğrenme becerisini geliştirecektir.

Misal, arkadaşıyla ya da öğretmeniyle sıkıntılı bir durumunu anlatan çocuğa çözüm üretmek yerine “sence neden bu sorun yaşandı? Çözmek için neler yaptın? diye sormak düşünmeye yönlendirici ve faydalı bir yaklaşım olacaktır. Doğru soru sormanın düşündürücü ve yönlendirici etkisini Kuran ‘ı Kerimden bir kıssa ile de örnekleyelim.

Kur’ân’dan Bir Misal

Sonunda İbrâhîm putları paramparça etti. Yalnız en büyüğünü, belki ona mürâcaat ederler diye bıraktı. Putları kırılmış gören halk: ‘–Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak ki o, zâlimlerden biridir.’ dediler.

Bir kısmı: ‘–Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrâhîm denilirmiş.’ dediler. ‘–O hâlde O’nu şahitlik etmeleri için hemen insanların gözü önüne getirin.’ dediler.

Sonra İbrâhîm’i oraya getirtip: ‘–Bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın ey İbrâhîm?’ dediler. O da: ‘–Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi eğer konuşuyorlarsa onlara sorun!’ dedi. Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) ‘–Zâlimler, sizlersiniz sizler!’ dediler.

Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: ‘–Sen bunların konuşamadığını pek âlâ biliyorsun!’ dediler. İbrâhîm de şöyle dedi:

‘–Öyleyse, Allâh’ı bırakıp da, size hiçbir fayda ve zarar veremeyen bir şeye hâlâ tapacak mısınız? Size de, Allâh’ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylere de yuh olsun! Siz akıllanmaz mısınız?” (el-Enbiyâ, 58-67)

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.