islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3671
EURO
53,4688
ALTIN
6.895,00
BIST
15.133,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C

DEMOKRASİ ALDATMACASI

DEMOKRASİ ALDATMACASI
11/05/2026 16:09
A+
A-

DEMOKRASİ ALDATMACASI

Bu da benim acizane bir, bütün tecrübemle ortaya koyduğum Kur’an perspektifinde bir söz. “Demokrasi aldatmacası ilğâsı Hakkın, bahanesiyle halkın igtidarı şeytanın”. Aslında buradaki “ka” değil, “ğa” olmalıydı. Çünkü Yeni Türkçede, Osmanlıcaya veya Kur’an diline aykırılıklar var; bu da onlardan biri. Doğrusu “ilğâ”dır.
Demokrasi aldatmacası, hakkın ilğâsıdır. Yani hakkın, hukukun, Rabbin hakkının ve hukukun kaldırılmasıdır. Halk bahane edilerek, “Biz halkı razı edeceğiz, halkı memnun edeceğiz” denmesi bir aldatmacadır. Aslında bununla hiç alakası yoktur. Derdi, senin ülkene nüfuz etmektir. Basın yayın yoluyla, şu yolla bu yolla, iktidarı şeytanın eline geçirmektir.
Yani şeytan bir şekilde nefislere girer. Cinni şeytan nefse, insi emperyal güçler de senin ülkene, vatanına girer. Bütün güçlerini, bütün değerlerini sulandırır, çözer. Ülkeyi çözüyorlar. Bu böyle bir aldatmaca, öyle bir aldatmaca. Demokrasi aletini bu şekilde kullanıyorlar.
Belki monarşiye, monokrasiye göre demokrasi, insanların en azından kendi düşmesi, kendi düşen ağlamaz misali, başkasının yerine düşmemesi açısından biraz daha iyidir. Herkes kendi kararını versin. Bu cihetiyle eyvallah. Ama bu da işletilmiyor. Ne işletiliyor? Emperyal güçlerin bir ülkeye, invazyon dediğimiz bir duhulünün, ülkeye müdahalesinin bir yolu olarak işletiliyor.
Maalesef bizde bu olgunluk gelişmediği için bu aleyhimize çalışıyor. Kendi ülkelerinde böyle olmayabilir, çünkü kendileri farklı bir merhaledeler, farklı bir aşamadalar. Yani ülkelerin şartları farklıdır. Onun için bu bizde bir aldatmacadır, bir kandırmacadır. Onun için siz hakka bakın, Allah’a bakın, hukuka bakın, Allah’ın hukukuna bakın.
Zaten haksız hukuk olmaz, hukuksuz hak olmaz. Ve meşruiyete bakın, olayın meşru olup olmamasına bakın. Hakka uyuyor mu, hukuka uyuyor mu? Yoksa şeklen benzeyebilir, şeklen hoş görünebilir, şeklen insanları tatmin edebilir, şeklen herkesin reyi alınıyormuş, gönlü alınıyormuş, rızası alınıyormuş havası verilebilir. Ama bunlara kanmamak lazım. Olayın iç yüzünü, arka planını ve o söylenen şeyin hakikaten işletilip işletilmediğini sorgulamak gerekir. Bazen söylenen şey sıkıntılı olmasa da, onu sıkıntılı hâlde işletirler. Yani onu suistimal ederler. Şu anda acizane bu yaşa geldik. Ben ülkemizde bunun hep suistimal edildiğini ve ülkemiz aleyhine kullanıldığını gördüm.
Ancak bu aldatmacaya bulaşmadan, bu tuzağa düşmeden de hak ve hukuk ikame edilebilir, meşruiyet sağlanabilir. Hem de çok daha kalıcı bir şekilde. Bunun yolu da usulü de İslam’dır. İslam’da zoraki dindar yapma yoktur. Bunu Allah yasaklamıştır. Bunu birisi yapıyorsa İslam’a aykırı davranıyordur. Yani İslam’da tek kişi bile olsa istediği gibi davranamaz. O, Allah’ın koyduğu kurallara uymak durumundadır. Ama adam demokratik yolla gelir, yani bu İslam’ın getirdiği hâlden çok daha kralcı olabilir. O ayrı mesele. Ama İslam’a uyan bir şeyde böyle olmaz. İslam herkesin şirkine de, nifakına da, Hristiyanlığına da, Yahudiliğine de, yani İslamsızlığına da, dinsizliğine de müdahale etmez. Onu zoraki İslam yapmaz. Yeter ki Müslümanlara müdahale edilmesin. Bakın, hani “La ikrahe fid Din” (dinde zorlama yoktur) diyorlar ya, o aslında oradaki zorlama bile Müslümana yöneliktir. Kâfire zaten yoktur, olmamıştır.
Yani Müslümanlara uygulanan zorlama bitmiştir. Müslümanlara hep zorlama yapılmıştır, hep dikte yapılmıştır. Asırlar boyu böyle olmuştur. Evet, asırlar boyu böyle olmuştur. Ama Müslümanlar o ikrahtan, kerih görmeden kurtulmuşlardır. Hep Müslümanlar kerih görülmüştür. Müslümanların kılık kıyafeti, Müslümanların yemesi içmesi, Müslümanların dini, diyaneti, Müslümanların her şeyi birilerine batmıştır.
Niye biliyor musunuz? Aslında haset, haset, haset. Müslümanlara en çok kindarlık yapanlar, az çok o dini bilenlerdir. Niye biliyor musunuz? Biliyor. Ahireti biliyor. Başına geleceği biliyor. Fakat birisinin onu kazanması, elde etmesi, cenneti elde etmesi, kendisinin de hakikaten göre göre cehenneme gidiyor olması, o cennetliklere karşı ciddi bir kin oluşturur.
Hakikaten çok böyle dindar olmayan, yani dindarlığa rağmen dindarlıkları olmayan, böyle yandan dindarlık olmayan, tamamen dinsiz bazı grupları görürsünüz Batı’da, Doğu’da; bunlar Müslümanlara çok düşmanlık yapmaz. Niye? Çünkü zaten olayı bilmiyordur. Yani ahirette başına geleceği bilmiyordur. Başına geleceği bilmediği için çok böyle tepkili değildir. Ama bilen, Müslümanların hâlini bilen, ahireti bilen, fakat o yolda olmayan, o yolun yolcusu olmayan, dine karşı ve Müslümanlara karşı çok daha kindardır. Çok daha haindir.
Bu hep böyle ola gelmiştir. Bu da acizane bir tecrübemdir. Ben bu yaşıma kadar bunu hep böyle gördüm. Bakın, en fazla kindarlar bir şekilde dine rağmen dindarlık yapan yan dincilerdir. Yani gerçek hak din üzerine değil de böyle yandan çarklı dindarlardır. Yandan çarklı, yandan çarklı Müslümanlardır. Kendini İslam’a nispet eder, kendini dine nispet eder. Ama onun İslam ve din düşmanlığı, öbürlerinden, yani ötekilerden çok daha ileridir. Ülkeyi satması, gidip onlara şikayet etmesi… Dini de biliyordur yani, çünkü dini de bildiği için öyle bilinçli bir düşmanlık yapar. Evet, onun için bu tür konularda da hakikaten ayık olmak lazım.

https://youtu.be/hvLD4o-9Zco?si=m0hYlmlD50_eCus_

Rabbii Dr. Mehmet Arslan
İst. Üniversite Rad. Onk. Uzm.
Rabbiyat Araştırma Merkezi
Rabbiyatçı Akademisyen, Yazar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.