
Türkiye, onlarca yıldır dizi ve filmler aracılığıyla Batı merkezli kültürel yönlendirmelere maruz kalıyor. Sinema ve televizyon üzerinden yürütülen bu süreç, son yıllarda dijital platformlarla birlikte yeni ve daha etkili bir boyuta taşındı.
Özellikle Netflix gibi küresel yayıncılar, yalnızca eğlence içeriği sunmakla kalmıyor; ahlaki, kültürel ve toplumsal normları dönüştüren bir etki alanı oluşturuyor. Bu durum, İslam ahlakı ve toplum yapısı açısından ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Eleştirmenlere göre, dijital platformlarda son yıllarda yaygınlaşan içerikler; aile kurumunu zayıflatan, cinsiyet kavramını muğlaklaştıran ve özellikle gençleri hedef alan bir dönüşüm sürecine işaret ediyor.
Bu içeriklerin “özgürlük” ve “çeşitlilik” kavramları üzerinden sunulması, İslami perspektiften bakıldığında ahlaki sınırların aşılması ve fıtratın tahribi olarak değerlendiriliyor.
Netflix’in 2020 yılında yayımladığı Mignonnes (Cuties / Minnoşlar) filmi, bu tartışmaların en somut örneklerinden biri olarak öne çıktı. 11 yaşındaki bir kız çocuğunu merkeze alan film, dünya genelinde “çocukların cinselleştirilmesi” eleştirilerine neden oldu.
Türkiye’de RTÜK tarafından katalogdan çıkarılan film, dijital platformların çocuklar söz konusu olduğunda hangi etik sınırları gözettiği sorusunu gündeme taşıdı.
İslami açıdan bakıldığında, çocukların mahremiyetinin korunması ve her türlü istismardan uzak tutulması temel bir ilke olarak kabul ediliyor. Bu nedenle söz konusu yapım, birçok kesim tarafından “asla kabul edilemez” olarak nitelendirildi.
Netflix üzerinden yürüyen bu tartışmalar, kamuoyunda Jeffrey Epstein dosyalarıyla birlikte daha geniş bir çerçevede ele alınmaya başlandı. Epstein skandalı, Batı’da yıllarca korunan ve perde arkasında güçlü bağlantılara sahip bir istismar ağını ortaya koymuştu.
Bazı çevreler, çocukların cinselleştirilmesini normalleştiren söylem ve içeriklerin, bu karanlık yapılarla ideolojik bir paralellik taşıdığı görüşünü dile getiriyor. Bu iddialara göre, ahlaki sınırların aşındırılması bilinçli ve uzun vadeli bir kültürel mühendislik sürecinin parçası.
2022 yılında pedofili kavramına ilişkin kullanılan dilin “yumuşatılması” yönündeki bazı Batılı akademik tartışmalar da tepkilere yol açtı. Eleştirmenler, kavramların değiştirilmesiyle ahlaki suçların meşrulaştırılmaya çalışıldığını savunuyor.
İslam ahlakında ise bu tür fiillerin adı, tanımı ya da sunuluş biçimi ne olursa olsun hükmü nettir: Masumiyetin ihlali büyük bir günahtır ve asla mazur görülemez.
Türkiye’de son yıllarda bazı belediyeler ve akademik çevreler üzerinden yürüyen “toplumsal cinsiyet” tartışmaları da bu küresel dalganın yerel yansımaları olarak değerlendiriliyor.
Aile yapısının, çocukların ve gençlerin korunması konusunda hassasiyet taşıyan kesimler, bu sürecin Türkiye toplumunun değerleriyle açık bir çatışma içinde olduğunu vurguluyor.
İslam, neslin korunmasını (hıfz-ı nesil) temel esaslardan biri olarak kabul eder. Çocukların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit eden her türlü yaklaşım, açık bir ifsat olarak görülür.
Bu çerçevede Netflix örneği, yalnızca bir yayın politikası meselesi değil; küresel ölçekte yürütülen bir ahlak ve değerler mücadelesinin parçası olarak okunuyor.
Uzmanlara göre asıl soru şudur:
Dijital platformlar, “özgürlük” söylemi altında toplumların fıtratını dönüştürme gücüne sahip mi? Ve bu sürece karşı nasıl birı durulmalı?
Bu tartışma, yalnızca Netflix’i değil; dijital çağda Müslüman toplumların kimliğini, değerlerini ve çocuklarını nasıl koruyacağı sorusunu da yeniden gündeme taşıyor.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Srebrenitsa Soykırımı’nın baş sorumlularından Ratko Mladiç, Lahey’deki cezaevinde ölmesinin ardından Belgrad’da resmi törenle toprağa verildi.…
Anadolu Ajansı’na dayanan habere göre Japon yenindeki değerlenme, küresel piyasalarda risk algısını artırabilecek bir gelişme…
ASELSAN’ın Polonya’da yeni bir ihracat sözleşmesi imzaladığı bildirildi. Anlaşma, Türk savunma sanayisinin dış pazarlardaki konumunu…
Fransa’nın Riviera kıyısındaki Renoir Müzesi’ne sabaha karşı giren iki kişi, dört eseri alıp kaçarken bunların…
İran, petrol varlıklarına yönelik bir saldırı halinde ABD’yi hedef alabileceği uyarısında bulundu. Mesaj, enerji tesisleri…
İsrail Meclisi’ndeki bir oturumda paylaşılan verilere göre, yurt dışında yaşayanların ülkeye dönüşü 2025’te belirgin biçimde…
View Comments
Bu pislik BOYKOT ,dur derhal çıkış verin !