islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

DİN DERSİ VE YANLIŞ İKİLEM

DİN DERSİ VE YANLIŞ İKİLEM
16/08/2024 10:08
A+
A-

DİN DERSİ VE YANLIŞ İKİLEM

Bundan birkaç sene önce Hasan Z. isimli bir Alevi yurttaşımız, kızına zorunlu olarak okutulan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinde “Aleviliğin öğretilmemesi” nedeniyle kızının bu dersten muaf tutulmasını istediği halde bu talebi reddedildiği için sonunda AİHM’ye başvurmuştu.

AİHM, 2007 yılında verdiği kararda, Türkiye’deki hem uygulamayı hem de “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin içeriğini inceledikten sonra, “Bu derslerin içeriğinin ve uygulamanın laik eğitim sistemine aykırı olduğu” sonucuna vararak “Ya o dersi zorunlu yapar ama o zaman sadece bir tek din (örneğin İslamiyet) hakkında verdiğiniz bilgi ile kalmaz, çocuklara öteki dinler hakkında da yeterli ve dengeli şekilde bilgi verirsiniz, yahut da bu dersleri zorunlu olmaktan çıkartırsınız. Ama o zaman da bu dersi almak istemeyenlerden kendi dini inançlarını açıklamalarını talep edemezsiniz” anlamında bir karar verdi.

AİHM, kararında özetle diyordu ki, Milli Eğitim Bakanlığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 No’lu Protokolün 2’nci maddesinin “Devlet, (…) ana ve babanın, (bu) eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir” şeklindeki hükmünü ihlal etmiştir. Çünkü bu uygulama, “demokratik bir toplumdaki eğitimin (…) gereken nesnellik (objektiflik) ve çoğulculuk kriterlerini karşılar nitelikte sayılamaz.” İşin tuhafı, Milli Eğitim Bakanlığı mahkemenin dayandığı hükmün Türkiye tarafından konan çekince nedeniyle bize uygulanamayacağını iddia ediyor. Eğer öyle ise, bu hüküm Anayasa taslağında neden yer alıyor?

Bu konuyu gündeme getiren zamanın muktedir gazetecisi Oktay Ekşi şunları yazmıştı:

“Sayalım ki öyle değil… Yani Bakanlık doğruyu söylemiyor. O zaman sormak gerekiyor, laik eğitim sistemini benimsemiş olan devlet bir kısım çocuğa Darwin Teorisi’ni, ötekine Yaratılış Teorisi’ni mi öğretecektir?”  (Hürriyet, 13 Ekim 2007.)

İşin doğrusu hem AİHM hem Ekşi yanlış bir ikilemden hareket ediyordu. Zira eğitim ve öğretimde aslolan varolan fikir ve teorilerin öğretilmesidir. Bu açıdan hem din ve ahlak kültürü dersinde diğer dinler ve mezhepler öğretilebilir, hem yaratılış ve evrim teorisi hakkında bilgi verilebilir.

Ancak İslami eğitimin temeli çocuğa son derece karmaşık bilimsel teoriler, felsefi doktrinler öğretmek değil, Allah’ı ve Peygamberi sevdirmek, iyi bir mü’min olmanın yollarını göstermektir. İleriki yaşlarda doğru yanlış, hak batıl bir takım teoriler “öğretim”in konusu olur, eğitimin konusu olamazlar.

Kur’an-ı Kerim, İslam dışı inanç ve doktrinlerin batıl iddialarını ele alır ve çürütür. İster ana akım dışında kalan inançlar ister tabiatta cereyan etmekte olan olay ve olgulara ilişkin bilim adamlarının öne sürdüğü yanlış tez ve fikirler olsun, ehil kimseler tarafından öğrencilere kavrayış seviyelerine uygun olarak neden batıl oldukları anlatılır.

Esasında şu veya bu fikir ve kanaatin öğretilip öğretilmemesi artıkönemli olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Her çocuğun elindeki cep telefonlarında kolayca ulaşılabilen sosyal medya mecralarına giren çocuk iyi-kötü, doğru-yanlış sayısız bilgi, propoganda ve söylemle karşı karşıya kalabiliyor.

Bugünün ciddi sorunlarından biri çocukların İslam karşıtlığı ağır bir söyleme ve hayasız bir propogandaya maruz kalıp deist veya ateist yöne sevk edilmeleridir. İsteyen kendi mezhebi inancını evinde öğretsin, telkin etsin ama hiç değilse daha etkin okutulmasında zaruret olan din derslerine karşı çıkıp da herkesin çocuğunu dini bilgi, edeb ve hissiyat kazanmasına mani olmasın.

Bugün bir neslin heba olma yoluna girmiş olması, her türlü ekonomik ve maddi kalkınmadan önemlidir.

Ali Mehmetoğlu

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.