islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1830
EURO
50,8165
ALTIN
7.104,55
BIST
12.970,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Yağmurlu
9°C

DOĞAL HAYATI UNUTMAMALIYIZ

DOĞAL HAYATI UNUTMAMALIYIZ
A+
A-

25 Temmuz 2025 Cuma namazını, 1970-1982 yılların arasında 12 yıl İmam Hatipliğini yaptığım ve yaklaşık 500/Beşyüz Cuma hutbesi okuduğum Süleymaniye camiinde kıldım.

Elektrik kesintisi dolayısıyla mikrofonlar çalışmıyordu. İmamın sesi öyle pek gür olmadığı için cemaatin ne kadarı hutbeyi dinleyebildi kestiremiyorum.

Bu durum beni yarım asır öncesine götürdü ve yaşadığımız problemi ve ürettiğimiz çareyi hatırlattı. Bunu GÜZEL KUL OLMA MÜCADELEM  isimli hatırat kitabımdan aktaracağım, ilginç bulacağınızı umarım.

BESİLİ ATLAR HAZIRLAMAK

Bu arada hutbeyi dinlerken gönlüme düşen ve önemsediğim bir konuya da değinmek isterim.

Doğal hayattan kopmamak lazım. Allah korusun deprem, sel, yangın ve savaş gibi sebeplerle enerji kaynaklarımız ve elektrik santrallerimiz işletilemez, evlerimiz kullanılamaz, marketler açılamaz hale gelebilir.

Çadırda kalmaya, açlığa ve susuzluğa alışmalıyız…Dışarıda tuvalet ihtiyacını gidermeye de. Peygamberimiz dönemi Eşarî kabilesi gibi elde olanları ortaya konup ihtiyaca göre paylaşmaya da alışmalıyız.

Bu arada Rabbimizin zalim düşmanlarımız için kuvvet hazırlamamızı  emrederken kuvvet yanısıra besili ve idmanlı atlar hazırlamamıza ilişkin emrinin zamanımız için önemimi de kavrar gibi oldum. (Enfal 60)

Öyle ya düşman sizin hava alanlarınızı ve yakıt depolarınızı vurduğunda ne yapacaksınız? Atlara ulaşım ve iletişim için muhtaç olmayacak mıyız?

HATIRATIMDAN AKTARIMLAR

Süleymaniye’de Akustik Doğal Sese Ayarlıydı

Caminin Ses düzeni doğal sese göre ayarlıydı ve ihtişamlıydı. Örneğin minberde hutbe ve mihrapta Kur’ân okurken akustiği yaşar, hisseder, duyarsınız. Akustik, caminin ana kubbe çevresinde zirveleşir.

Ben bir defasında caminin içindeki özel yoldan caminin dışına/üst kısmına çıkmış, ana kubbenin dışından da içine girmiştim. Kubbenin iç çevresinde dolaşmıştım.

Burada derin nefes alış verişlerin yankılandığını da duyabilirsiniz.

Ses Cihazlarının Yetersizliği

Ben göreve başladığımda ses cihazlarımız vardı ama bir türlü sonuç alamıyorduk. Ses uğultulu çıkıyor, konuşma yer yer ve büyük ölçüde anlaşılmıyordu. Uzmanlar gelip gidiyordu ama caminin bazı yerlerinde sonuç alıyorsak da diğer bölümlerinde alamıyorduk.

Bir hafta çalışarak hazırladığım ve zevkle sunduğum hutbelerimin tam anlaşılamadığını öğrendiğimde derin bir üzüntüye kapılıyordum.

Bazen uğultudan rahatsız oluyor, Minber’den müezzinlere hitaben “Kapatın şu mikrofonları” diyordum. Ne yaptıysak olmadı. Ben de bıktım usandım.

Mimar Sinan bu caminin ses düzenini doğal insan sesine göre düzenlememiş miydi? Benim sesim de davudi değil miydi? Karar verdim ve Cuma günleri mikrofonları ve hoparlörleri kapattırdım.

Burada konumuzla alakalı bir bilgi aktarmak istiyorum. Davudi sesli bir hatip hutbesini, imam da kıraati ve tekbirlerini caminin her yerine ulaştırabilir. Ben de bunu büyük ölçüde başardım. Ne var ki cami lebalep dolduğunda, cemaat sesi kısmen de olsa emebileceğinden imamın sesi caminin yanları ve geri kısımlarında gereğince duyulmayabilir. Bunun için Tekbiriyeler yapılmıştır.

 Tekbiriyeler

Süleymaniye Camiinde Tekbiriye denilen ve yerden yaklaşık iki metre yükseklikte olup taş merdivenlerle çıkılan üç yer vardır. Bunlardan biri sol ön ana sütuna, diğerleri de de sağ ve sol ana arka ana sütunlara bitişiktir.

Namaz kıldırırken imamın tekbirlerini, hamdlerini (Semiallahü Limen hamideh) ve selamlarını tekrarlayarak cemaate duyurmak için görevli olan ve Mübelliğ’ler denilen kişiler, Tekbiriyelere çıkarak görevlerini yaparlar.

 İki – Üç Sene Mikrofonsuz Konuştum

Mikrofonsuz, yüksek sesle hutbe okumak ikindi namazına kadar dinlenme ihtiyacı duyulacak şekilde yorucu oluyordu ama kendi tabii sesimle problemi çözmüştüm. İki – üç sene mikrofonsuz olarak konuştum. Cami hatibini bulmuştu.

Ah bu cemaatimiz yok mu? Arka ana iki sütunun gerisinde Minber’i görmeyen kısımlarda bazı duyma problemleri yaşandı. Bu problem gereksiz büyütüldü, cami görevlilerimiz de ses cihazlarının kullanılmasını istedi, cami derneği müdahil oldu. Çünkü dert onların değil benimdi. Sonuçta biz de eskiye döndük. Döndük de çözüm üretebildik mi, hayır. Üstelik uzmanların istediği cihazları piyasada bulamıyorduk, bulsak da değişen pek bir şey olmayacaktı.

Kapatın Şu Mikrofonları

Benim İmam-Hatiplik dönemimde İstanbul Müftülüğü ve Şerî Siciller’de çalışan Abdülaziz Bayındır Hoca Cuma namazlarını Süleymaniye’de kıldığı için benim yaptığım uyarıları hatırlar, hâlâ beni gördüğünde “Kapatın şu mikrofonları ” deyişimi bana da hatırlatarak latîfe eder.

İslam’ı bir hayat nizamı olarak sunan ve laik düzeni de eleştiren hutbelerim sebebiyle Süleymaniye Camiinden sürülünceye kadar ses problemi devam etti. 2025 oldu

Problem  kısmen hâlâ daha devam ediyor.

Mimar Sinan mezarından kalkıp gelemeyeceğine göre Allah yardımcımız olsun.

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.