
Gazze’de on binlerce masumun ölümüne neden olan İsrail yönetimi, şimdi de sözde Ermeni soykırımı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Yahudi iş insanı Doğan Kasadolu, bu girişimin tarihî gerçeklerle değil, Türkiye’ye yönelik siyasi hesaplarla ilgili olduğunu belirterek Ankara’ya uluslararası hukuk zemininde kararlı mücadele çağrısında bulundu.
Yahudi iş insanı Doğan Kasadolu, İsrail parlamentosunda gündeme getirilen sözde Ermeni soykırımının tanınmasına ilişkin yasa girişimini sert sözlerle değerlendirdi. Akit TV‘ye konuşan Kasadolu, İsrail‘in bugüne kadar böyle bir adımı atmaktan kaçındığını, ancak son dönemde Türkiye’nin Filistin konusunda sergilediği kararlı duruş nedeniyle bu konunun yeniden gündeme getirildiğini savundu.
Kasadolu, İsrail’in söz konusu girişiminin tarihî gerçekleri ortaya çıkarmaya yönelik olmadığını, tamamen siyasi saiklerle hazırlandığını ifade etti.
“İsrail bugüne kadar bu kanunu geçirmeye cesaret edememişti. Bugün ise Türkiye’ye karşı siyasi mesaj vermek ve intikam almak amacıyla böyle bir girişimde bulunuyor.”
Kasadolu‘na göre İsrail‘in bu adımının en önemli sebeplerinden biri, Türkiye’nin Gazze’de yaşanan katliamlara karşı uluslararası platformlarda yürüttüğü diplomatik mücadeledir.
Gazze’de sivillerin hedef alındığını hatırlatan Kasadolu, İsrail yönetiminin uluslararası kamuoyu önünde giderek yalnızlaştığını ve bu nedenle farklı siyasi hamlelere yöneldiğini dile getirdi.
“Gazze’de kadınlar, çocuklar ve siviller katledildi. Türkiye ise başından beri Filistin halkının yanında yer aldı. İsrail’in bugün attığı bu adımın arkasında Türkiye’ye yönelik siyasi bir hesaplaşma vardır.”
Kasadolu, Türkiye’nin bu girişime karşı yalnızca diplomatik açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirterek uluslararası hukuk yollarının etkin şekilde kullanılmasını istedi.
“Bu kanunun iptali için uluslararası mahkemelerde mücadele edilmelidir. Türkiye’nin bu konuda hukuk zemininde haklılığını ortaya koyması gerekir.”
Kasadolu, İsrail’in bu hamlesinin sadece Türkiye’yi hedef almadığını, aynı zamanda son yıllarda normalleşme sürecine giren Türkiye-Ermenistan ilişkilerini de olumsuz etkilemeyi amaçladığını ifade etti.
Diaspora Ermenilerinin Ermenistan yönetiminin Ankara ile geliştirdiği ilişkilerden rahatsız olduğunu belirten Kasadolu, İsrail’in bu çevrelerin desteğini kazanmayı hedeflediğini söyledi.
“Ermenistan’da yaşayan insanlar komşularıyla barış içinde yaşamak istiyor. Buna karşılık diaspora çevreleri bu normalleşmeden rahatsız oluyor. İsrail’in bu girişimiyle o çevrelere mesaj verdiği değerlendirilebilir.”
Geçmiş yıllarda Türkiye Yahudilerinin benzer girişimlere karşı çeşitli diplomatik temaslarda bulunduğunu söyleyen Kasadolu, bu süreçte ise resmî makamlardan herhangi bir talep gelmediği için aktif bir çalışma yürütülmediğini ifade etti.
“Devletimizin bu konuda tüm imkânlarıyla mücadele etmesi gerekir. Uluslararası hukuk, diplomasi ve kamuoyu çalışmaları birlikte yürütülmelidir.”
Kasadolu, sözde Ermeni soykırımı iddialarının tarihî gerçeklerden ziyade siyasi baskı aracı olarak kullanıldığını savunarak, Türkiye’nin bu tür girişimlere karşı uluslararası alanda daha etkin ve kararlı bir diplomatik mücadele yürütmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
HABER YORUM
Dünya tuhaf bir dönemden geçiyor…
Hem de çok tuhaf…
Bir yanda gözlerimizin önünde Gazze‘de yaşanan büyük bir insanlık dramı… Bombalanan hastaneler, enkaz altında kalan çocuklar, açlığa mahkûm edilen siviller… Diğer yanda ise bütün bunların sorumlusu olmakla suçlanan bir devletin kalkıp başka milletlere “soykırım” dersi vermeye çalışması…
Tabii yerseniz…
Anlaşılan o ki, Türkiye’nin Gazze konusunda sergilediği tavır, uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik eleştirileri ve Filistin halkına verdiği destek, Tel Aviv yönetimini bayağıca rahatsız etmiş…
Yaptığı soykırımla tüm dünyadan izole olan İsrail, rahatsız olmaya devam etsin!
Tarihi bir olayın hukuki niteliği, çoğunlukların el kaldırıp indirmesiyle belirlenemez. Zira Tarih, siyasetin propaganda aracı değil bir bilimdir…
“Bu kararı alan İsrail’e, Mirat haber olarak tarihten bir hakikati de hatırlatmak gerekir. 1492 yılında İspanya’dan sürülen, Avrupa’nın pek çok yerinde dışlanan ve kapılar yüzüne kapatılan Yahudilere kucak açan devlet Osmanlı’ydı. O gün size sığınacak bir vatan olan, can ve mal güvenliği sağlayan bu milletin bugün asılsız soykırım iddialarıyla suçlanması, tarihî gerçeklerle bağdaşmadığı gibi vefa duygusuyla da asla açıklanamaz.”
İSLAMİ HABER “MİRAT”