
Dün gece oynanan Dünya Kupası finalinde kupayı kaldıran takım İspanya oldu.
Fakat bazı zaferler, yalnızca skor tabelasında yazılmaz.
Bazı maçlar, milyonlarca insanın vicdanında başka anlamlar taşır.
İşte bu final de öyleydi…
**
7 Ekim’den bu yana Gazze‘de yaşananlar, dünyanın spor müsabakalarına bakışını bile değiştirdi. Artık birçok uluslararası organizasyonda sadece futbol konuşulmuyor; adalet, vicdan ve insanlık da konuşuluyor.
İspanya’nın, Gazze konusunda başından beri Filistin halkına verdiği siyasi destek ve İsrail’in saldırılarına yönelik eleştirel tavrı herkesin malumu.
Buna karşılık İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu‘nun final öncesinde Arjantin’e destek mesajı vermesi, istemeden de olsa bu karşılaşmayı yalnızca bir futbol müsabakası olmaktan çıkardı.
Siyaseti futbola taşıyan ilk adım, maalesef yine İsrail’den geldi.
O andan itibaren dünyanın birçok yerinde insanlar artık sadece “Kim şampiyon olacak?” sorusunu değil, “Bu maçın sembolik anlamı ne olacak?” sorusunu da konuşmaya başladı.
**
İspanya kazandığında sevinenler arasında sadece İspanyollar yoktu.
Gazze‘de bombaların gölgesinde yaşayan insanlar da vardı.
Filistin‘i destekleyen milyonlarca vicdan sahibi insan da vardı.
Çünkü onlar kupaya değil, temsil ettiği mesaja bakıyordu.
Bir tarafta Gazze konusunda Filistin’in yanında duran bir ülke…
Diğer tarafta ise Netanyahu‘nun açıkça destek verdiği bir takım…
Böyle olunca birçok insan için maçın sembolik anlamı, skorun önüne geçti.
**
Futbolcular bazen attıkları gollerle değil, gösterdikleri duruşla hatırlanırlar.
Barcelona‘daki kutlamalarda Filistin bayrağı açan, mazlum halklar için dua eden Lamine Yamal‘ın duruşu da bu nedenle milyonlarca insanın hafızasında yer etti.
İnsanlar sadece iyi futbolu değil, vicdanı da alkışlıyor.
Çünkü bugün dünyanın en büyük eksikliği yetenek değil; merhamettir.
**
Belki kupayı İspanya kazandı.
Ama dün gece birçok insanın gönlünde kazanan; Gazze’nin yalnız olmadığını düşünen vicdanlar oldu.
Kazanan, mazlumların sesi oldu.
Kazanan, adalet özlemi oldu.
Kazanan, barış umudu oldu.
Biliyoruz ki, hiçbir futbol maçı Gazze‘de akan kanı durduramaz.
Hiçbir kupa, kaybedilen çocukları geri getiremez.
Ancak bazen semboller de önemlidir.
Çünkü semboller, insanların hangi tarafta durduğunu gösterir.
Dün gece milyonlarca insan sadece bir futbol takımını değil; vicdanı, adaleti ve mazlumların yanında durma iradesini destekledi.
Belki de bu yüzden, kupayı kaldıran İspanya olsa da…
Dün gece asıl kazanan; Gazze’nin unutulmayan çığlığıydı.
Unutmayalım değerli dostlar!
Dün gece, Allah’ın sevmediği zalimler değil, adaleti ayakta tutmaya çalışan vicdanlar kazandı.
İSLAMİ HABER “MİRAT”