
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze, Filistin, uluslararası sistemin adaletsizlikleri ve Birleşmiş Milletler’in yapısına ilişkin önemli mesajlar verdi. Konuşmanın merkezinde ise Gazze’de yaşanan insanlık dramı vardı.
Erdoğan’ın konuşmasını anlamak için, daha önce kullandığı “Kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum” sözünü hatırlamak anlamlı olabilir. Erdoğan bu ifadeyi 20 Mayıs 2026’da yaptığı konuşmada kullanmıştı.
Erdoğan, Gazze’de yaşananları yalnızca bölgesel bir çatışma başlığı olarak ele almadı. Konuşmasında Gazze’deki sivillerin, özellikle çocukların yaşadığı dramı uluslararası toplumun vicdanına taşıdı.
Cumhurbaşkanı, Gazze’yi “dünyanın en büyük çocuk mezarlığı” olarak nitelendirerek yaşananların boyutuna dikkat çekti. Bu ifade, konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri oldu.
Buradaki temel mesaj açıktı: Gazze’de yaşananlar, yalnızca Filistinlilerin değil, uluslararası sistemin ve onu oluşturan ülkelerin de sınavıdır.
Erdoğan’ın BM konuşmasındaki bir diğer önemli başlık Birleşmiş Milletler sisteminin yapısıydı.
Cumhurbaşkanı, özellikle Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin sahip olduğu veto yetkisini eleştirerek mevcut yapının dünyanın tamamını temsil etmediğini savundu. Bu yaklaşım, Erdoğan’ın uzun yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” söyleminin BM kürsüsündeki devamı niteliğindeydi.
Gazze konusunda uluslararası toplumun karar almakta zorlanması da bu tartışmayı daha görünür hale getiriyor.
Erdoğan konuşmasında özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini vurgularken, Filistin’i henüz tanımayan ülkelere de tutumlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
Böylece Türkiye’nin mesajı iki ayrı zeminde şekillendi: Bir tarafta Gazze’de akan kanın durdurulması, diğer tarafta Filistin’in uluslararası alanda siyasi ve hukuki statüsünün güçlendirilmesi.
Erdoğan’ın konuşmasının Gazze boyutunda ortaya çıkan en önemli soru belki de budur.
Birleşmiş Milletler, kuruluşundan bu yana uluslararası barış ve güvenliğin korunması amacı taşıyor. Ancak Gazze gibi krizlerde alınan kararların uygulanmasındaki sorunlar, BM sisteminin etkinliği ve adalet üretme kapasitesi konusunda tartışmaları yeniden gündeme getiriyor.
Erdoğan’ın BM kürsüsünden verdiği mesajlar da bu tartışmanın tam merkezinde yer aldı: Gazze’de yaşananları görmek yetmez; uluslararası sistemin gördüğü acıya karşı somut bir irade ortaya koyması gerekir.
Kalple kelam arasındaki perde kalktığında geriye şu soru kalıyor: Dünya, Gazze’de yaşananları sadece seyretmeye mi devam edecek, yoksa adalet adına gerçekten harekete mi geçecek?
İSLAMİ HABER “MİRAT”