
Bazen bir fotoğraf, sayfalarca anlatımdan daha fazla şey söyler.

1800’lü yılların sonlarında çekilmiş Kâbe ve Mescid-i Nebevî fotoğraflarına baktığımızda yalnızca eski binaları görmeyiz. Aynı zamanda ümmetin hafızasına, geçmiş nesillerin hasretine ve Allah’a yönelen milyonlarca kalbin izlerine şahit oluruz.

Bugün Kâbe‘nin etrafı geniş meydanlarla, yüksek yapılarla ve modern imkânlarla çevrilidir. Mescid-i Nebevî ise milyonlarca kişiyi aynı anda ağırlayabilecek büyüklüğe ulaşmıştır. Ancak eski fotoğraflar bize çok farklı bir manzara sunar. Dar sokaklar, mütevazı yapılar, gölgelik revaklar ve daha sakin bir Harem bölgesi…

Fakat dikkat çekici olan şudur: Değişen yalnızca görüntüdür..
O gün de insanlar Beytullah‘ı tavaf ediyordu, bugün de ediyor.
O gün de müminler Ravza’nın yakınında gözyaşı döküyordu, bugün de döküyor.
O gün de insanlar günahlarının affını diliyor, bugün de aynı duayı yapıyor.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak Mekke’deki o mübarek evdir.” (Âl-i İmrân, 96)
Yine Rabbimiz şöyle buyurur:
“Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman edenler imar eder.” (Tevbe, 18)
Eski fotoğraflar bize bir gerçeği hatırlatır: İslam’ın gücü taşlarda değil, gönüllerdedir. Yapılar büyüyebilir, şehirler değişebilir, yollar yenilenebilir. Ancak Kâbe’nin temsil ettiği tevhid ve Mescid-i Nebevî’nin temsil ettiği sünnet aynı kalır.
Belki de bu yüzden eski fotoğraflara bakarken insanın kalbinde farklı bir his oluşur. Çünkü o karelerde dedelerimizin dedeleri vardır. O meydanlarda yüz yıl önce yapılan duaların yankıları vardır. O taşların üzerinde secde etmiş, isimleri unutulmuş ama amelleri Allah katında kayıtlı nice müminlerin izleri vardır.
Bugün modern dünyanın hızına kapılmışken bu fotoğraflar bize sessizce şunu fısıldıyor:
İnsan değişir, şehirler değişir, devletler değişir.
Fakat Allah’ın evi yine aynı evdir.
Resûlullah’ın mescidi yine aynı mescittir.
Ve hakikat yine aynı hakikattir.
1800’LÜ YILLARIN SONUNDA ÇEKİLEN MESCİDİ NEBİ FOTOĞRAFLARI

Yeşil Kubbe görünür ufkumda bir nur gibi,
Medine’ye varır gönül, kuşlardan hür gibi.

Taşı toprak değil, hatırası güldür burada,
Her esen rüzgâr sanki bir salât ü selâmdır burada.

Bu kubbenin altında bir ümmetin sevdası var,
Asırlardır dinmeyen bir muhabbet deryası var.
İSLAMİ HABER “MİRAT”