Makale

EVDE TEK BAŞINA/GAZZE

Üç ay…

Doksan gün…

Vahşice katledilen yirmi iki bin can…

Durmadan bombalanan bir şehir ve bitmeyen bir zulüm

Gazze, aylardır tarihte görülmemiş bir işgalin karşısında direnmeye çalışıyor. Onuruyla da direniyor. Aslında Filistin topraklarına Siyonizm virüsü yerleştirildiğinden bu yana devam eden bir işgal ve yok etme çalışmasının geldiği son noktayı görüyoruz şimdi orada. Oradaki kardeşlerimizi düşünmeden geçirdiğimiz gün yok nerdeyse. Ülkemizde ve dünyanın değişik yerlerinde Siyonist güçlerin işgalinin ve soykırımının sona ermesi için çeşitli protestolar, etkinlikler yapılıyor. Ve inşaallah zulüm son bulana kadar da yapılmaya devam edecek.

Ancak Gazze haberlerini izlerken aklımıza bir film geldi: ‘’ Evde Tek Başına.’’ Bir Amerikan filmi. Komedi filmi olarak çekilmiş. Ailecek yapılacak bir yurt dışı seyahati için hava alanına geç kalma korkusuyla evden apar topar ve telaşla çıkan bir aile var. Bu telaş sırasında anne babası ve kardeşleri tarafından evde unutulan küçük kardeşin/ çocuğun başından geçenlerin konu edildiği bir filmdir Evde Tek Başına. Filmde zengin bir mahalleye dadanan hırsızlarla çocuğun mücadelesi komedi unsurları ile süslenerek verilmiş. Şimdi, bu filmle Gazze arasında nasıl bir ilişki kurduğumuza gelelim. Filistin, filmdeki küçük çocuk gibi yalnız bırakılmış. Evet, onu yalnız bırakanlar ona destek olmak için çırpınıyor ancak dış etkenler nedeniyle ona ulaşamamaktadır. Filmde çocuğun ailesi geri dönmek için çok uğraşıyor ama engeller çıktığı için hemen dönemiyorlar. Yukarıda belirttiğim protestolar ve diğer faaliyetler o çırpınışlardır. Maalesef pek çok ülkenin elini kolunu bağladığı iddia edilen fantastik ‘uluslararası ilişkiler’ ve kahrolası ‘konjonktür’ bu çırpınışların istenen sonuca ulaşmasını engellemektedir.

Bireysel gayretler ise ‘tarafımız belli olsun’ kabilinden yapılan önemli girişimlerdir. Filmde iki hırsız var. Varlıklı semtin tatil nedeniyle boşalmasını fırsat bilerek orada gözlerine kestirdikleri evlere girip istediklerini almak düşüncesindedirler.

Küçük çocuğun unutulduğu ev ise en çok girmek istedikleri evdir. Dünyanın en sinsi iki hırsızı ABD ve İsrail. İstemeyerek de olsa unutulan Filistin topraklarında başta Kudüs ve dolayısıyla Mescidi Aksa’yı ve sonrasında da bütünüyle Filistin topraklarını almak için her türlü aşağılık yöntemleri uygulamaktadırlar. Pek çok AB üyesi ülke yönetimi de onların bu hırsızlıklarına ses çıkarmamakta. Hatta onları çeşitli yönlerden de desteklemektedirler. Onlarca yıldır süren bu durum, Gazze ile zirve noktasına ulaşmış bulunmaktadır. Filmde aptal hırsızların hesap edemediği bir şey var. Evde çocuk var ve bu çocuk, onlardan hem çok zeki hem de korkusuz. Gazze’de de Filistin’in yiğit evlatları, Kudüs’ün murabıtları gıpta edilesi imanları ve korkusuzca yürüttükleri mücadeleleriyle bu küresel hırsızlara karşı efsanevi bir direniş göstermektedirler. Filmde çocuk, evde kendi imkânlarıyla hırsızlara çeşitli tuzaklar hazırlıyor ve onarı her seferinde perişan ediyor. İzzeddin Kassam Tugayları da kendi kısıtlı imkânlarıyla ürettikleri Yasin 105 tarzı silahlarla İsrail’e bugüne kadar karşılaşmadığı ölçüde zayiatlar verdirmektedirler.

Şanlı direnişleri İsrail askerlerinin ve Siyonist Yahudilerin bütün hesaplarını alt üst etmiştir.

Allah’ın izniyle. Filistinliler bu direnişleriyle ‘’ Burası bizim evimiz ve ne pahasına olursa olsun terk etmeyeceğiz .’’ diyerek hem direnişlerini sürdürmüş hem de ‘’Filistinliler topraklarını sattı.’’ diyenlere de satılık topraklarının olmadığını dünyaya ilan etmiş oldular. Derdi para olanlar, topraklarını canları pahasına korumazlar çünkü. Filmin komedi unsurları, hırsızların beceriksizlik ve akılsızlıkları üzerine kuruludur. Filistin’de ise komik bir durum söz konusu değildir. Orada izlediklerimiz film sahneleri değildir. Bizim maalesef acı gerçekliğimizdir. Bu olayda ancak trajik bir durumdan bahsedebiliriz. Ki o da Müslüman ülkelerin liderlerinin tutumları hatta İsrail ile özellikle ticari ilişkilerini sürdürmeleridir. Müslüman halkların çırpınışlarını görmezden gelmeleri de ayrı bir sıkıntıdır. Tüm olup bitenlere rağmen dualarımızla, boykotlarımızla, konuyu sürekli gündemde tutmayla kardeşlerimizin yanında olmaya devam edelim. İnanıyoruz ki ‘’Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.’’ Filistinliler, şu an bir sembol olarak ellerinde tutukları anahtarlarıyla zorla çıkarıldıkları evlerine zaferden sonra döneceklerdir inşallah.

EYYUP YÜKSEL

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

MİRATHABER.COM – YOUTUBE

View Comments

Recent Posts

  • Gündem

Erbakan’ın Yakın Korumasından Çarpıcı İddia

Erbakan'ın Yakın Koruması Abdurrahman Akyüz: "Hocamız AK Parti'yi Destekliyordu"   Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın uzun…

1 saat ago
  • Gündem

Yunan Siyasetçi Kyrtsos’tan Atina’ya Sert İsrail Uyarısı

Yunan Siyasetçi Kyrtsos'tan Atina'ya Sert İsrail Uyarısı: "Katillerle Savunma İttifakı Olamaz" Yunanistan siyasetinin deneyimli isimlerinden…

2 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

3 saat ago
  • Gündem

Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki

Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…

3 saat ago
  • Gündem

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…

4 saat ago
  • Makale

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…

5 saat ago