
Bilinen bir kuraldır; “Bir şey haddini aşarsa zıddına inkılap eder. ” İdari cezalar da böyledir. Caydırıcı olmaktan çıkar, halkını aşırı tepkisine sebep olur. Aşağıdaki haber güzel bir örnektir. Okuyalım:
Muğla’da Bir Vatandaşın Dramı: 50 Bin Liralık Motosikletine 204 Bin TL Ceza kesildi. Vatandaş Bu Olaya Kızıp Motosikletini Yaktı..
Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Mehmet Öztürk, park halindeki 50 bin TL değerindeki motosikletine kesilen 204 bin TL’lik trafik cezası karşısında bunalıma girdi ve aracını ateşe verdi. Bir vatandaşın hayali olan motosikletine, değerinin dört katı ceza yazılması, hükümetin fahiş ceza politikasının vahametini gözler önüne seriyor.

Olay, Bayır Mahallesi’nde bir alışveriş merkezi önünde yaşandı. İddiaya göre motosiklete “ehliyetsiz kullanım”, “vizesiz araç” gibi gerekçelerle rekor ceza kesildi. Öztürk, “Nasıl ödeyeceğim bu parayı?” diyerek motosikletini yakarak protesto etti.
Fahiş Ceza Politikası ve Vatandaşın Sırtındaki Yük
Türkiye’de trafik cezaları her yıl yeniden değerleme oranlarıyla katlanarak artıyor. 50 bin liralık bir motosiklete 200 bin TL üzeri ceza, caydırıcılıktan çıkıp ceza avcılığına dönüştü. Özellikle motosiklet kullanıcıları, esnaf ve dar gelirli vatandaşlar bu yük altında eziliyor. Cezalar, enflasyonla baş edemezken adalet duygusunu da zedeliyor.
Bu politika, kurallara uymayı teşvik etmek yerine vatandaşta yılgınlık yaratıyor. Birikmiş cezalar nedeniyle araçlar satılamıyor, icra ve hacizler devreye giriyor. Sosyal huzursuzluğu körüklüyor.
Hükümet, cezaları makul seviyelere çekmeli, kademeli yaptırım ve önleyici denetim ağırlıklı bir sisteme geçmeli. Aksi takdirde benzer protestolar artacak.
Mehmet Öztürk’ün eylemi üzücü ancak bu çığlık, sessiz kalan milyonların sesi. Fahiş ceza politikaları gözden geçirilmeli; devlet vatandaşı ezen değil, koruyan olmalı.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube