islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Gazze’de İki Kız Çocuğu Vuruldu – BBC Olayı Araştırdı: Biri 2, Diğeri 6 Yaşındaydı

Gazze’de İki Kız Çocuğu Vuruldu – BBC Olayı Araştırdı: Biri 2, Diğeri 6 Yaşındaydı
01/08/2025 15:10
A+
A-

Gazze’de İki Kız Çocuğu Vuruldu – BBC Olayı Araştırdı ve Onlarca Benzer Vaka İnceledi

BBC World Service, Kasım 2023’te Gazze’de İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) operasyon yürüttüğü bölgelerde vurularak öldürülen iki yaşındaki Layan el-Mecdalevi ve altı yaşındaki Mira Tanbura’nın hikâyelerini araştırarak bir araya getirdi.

BBC’nin bulgularına yanıt olarak IDF, Layan ve Mira’nın dosyalarının kaydedildiğini ve “yetkili makamlarca inceleneceğini” belirtti. Ayrıca, “Sivillere, özellikle çocuklara kasıtlı zarar verilmesi kesinlikle yasaktır” ifadelerine yer verdi.

Layan ve Mira, Gazze savaşında vurulan 160’tan fazla çocuk vakasından sadece ikisi. BBC, bu vakalara dair tanıklıkları toplamaya devam ediyor.

95 vakada, çocukların başından ya da göğsünden vurulduğu tespit edildi. Bu 95 vakanın 59’unda doğrudan ya da insan hakları kuruluşları ve sağlık görevlileri aracılığıyla tanıklıklara ulaşıldı. Tanıkların ifadesine göre, bu çocukların 57’si IDF tarafından, ikisi ise Filistinliler tarafından vuruldu: biri kutlama amaçlı ateşte, diğeri çete çatışmasında hayatını kaybetti.

Geriye kalan 95 vakanın 36’sında ise ne yaşandığına dair herhangi bir bilgi bulunmuyor. İsrail, yabancı gazetecilerin Gazze’ye bağımsız şekilde girişini yasakladığı için, yıkım ve zorunlu göç de detaylı bilgiye ulaşmayı güçleştiriyor.

HABER YORUM

Biri 2 yaşında diğeri ise 6 yaşında iki masum çocuk…

Ve böyle binlerce çocuk katledildi Gazze’de…

Tüm dünyanın gözü önünde cereyan eden bu vahşete, kimse ama kimse dur demedi…

Kınandı, en üst perdeden kınandı ama o kadar… Daha fazla yapılamadı demiyorum çünkü  yapılmadı…

Adeta Gazze, ölüme terkedildi…

Adeta Gazze, “biran önce bitsin tükensin de kurtulalım” dercesine bir tavır takınıldı…

Pekiyi ne için?

Siyonizm’in ve kapitalizmin, bitmek tükenmek bilmeyen istek ve arzularına kurban edildi bu masum çocuklar ve masum insanlar…

Birileri çıktı “Gazze bizim meselemiz değildir” dedi…

Birileri çıktı “Filistinliler de topraklarını sattı” kabilinden saçmaladı…

Ama kimse, “bu çocuklar, benim çocuklarım olabilirdi, bu yavrular benim torunlarım olabilirdi” diyerek empati yapmadı…

Ama doğru…

Empati yapabilmek için VİCDAN sahibi olmak gerekiyor…

Empati yapabilmek için İMAN sahibi olmak gerekiyor…

Empati yapabilmek için İNSAN olmak gerekiyor…

***

Bu görüntüleri ve fotoğrafları görünce, ne yapmak istiyorum biliyor musunuz?

Dağın başına Ormanların içine koşmak, ellerimi semaya açıp “Bağıra bağıra Allah’ dua etmek istiyorum…

“Allah’ım, İnsanlar olarak biz çaresiz kaldık! gönder artık ebabillerini yarabbi!” diye,

“Allah’ım, Bedir’de gönderdiğin melekleri Gazze’ye de Lütfeyle!” diye,

“Allah’ım, Hendek savaşında gönderdiğin rüzgar ve kasırgayı İsrail üzerine de gönder!” diye, gözyaşları içinde dua etmek istiyorum…

Ağlayabilir miyim bilmiyorum… Ama “öz ağlamaz ise göz ağlamaz” bunu çok iyi biliyorum…

Ve biliyorum ki bu gözyaşları bir şeyleri değiştirmeyecek belki…

Ama susarsam, ben de zalimlerden olurum diye korkuyorum.

Çünkü susmak, bu çağın en büyük suç ortaklığına dönüşmüş durumda.

Çünkü susmak, o çocukların son nefesini görmezden gelmek demek…

Ve ben, onların minicik bedenleri yerde yatarken, sessiz kalırsam kendimi affedemem.

Bu yüzden konuşuyorum, yazıyorum, dua ediyorum, haykırıyorum…

Çünkü Allah’ın adaletine iman ediyorum.

Ve biliyorum ki O’nun adaleti şaşmaz, O’nun gazabı gecikmez.

Zalimlerin sarayları bir gün başlarına yıkılacak!

Mazlumun ahı arşı titretecek!

Ve o gün geldiğinde, biz hangi tarafta olduğumuza bakacağız.

Seyirci mi kaldık, yoksa Gazze’ye ses mi yoksa nefes mi olduk?

Zulme alkış mı tuttuk, yoksa direnişe omuz mu verdik?

Bugün Gazze’de susan diller, yarın Rabbin huzurunda konuşamayacak…

Bugün ağlamayan gözler, yarın mahşerde pişmanlıktan kan ağlayacak…

Unutmayın: Gazze sadece bir coğrafya değil, vicdanın adıdır artık!

Ve o vicdanın adı Gazze’dir…

Ve Gazze’nin adı, çağımızın imtihanıdır..

ŞABAN DOĞAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.