
GELECEĞİ KURAN ELLER
Hafta sonu ailecek Teknofest’i gezdik. Kızılelma, Akıncı ve daha nice projeyi gördük. Standlarda genç mühendisler, kendi geliştirdikleri projeleri umutla anlatıyor; “Allah izin verirse çok faydalı olacak” diye ekliyorlardı. O an düşündüm: Biz bu çocuklara sadece bilim ve teknoloji sevgisini değil, aynı zamanda hizmet bilincini de vermeliyiz.
Gezi boyunca oğluma anlattım:
“Bak yavrum, bir proje geliştirmek yalnızca o kişiye başarı kazandırmaz. Eğer o proje başkalarının işine yarıyor, insanlara kolaylık sağlıyor, dünyamızı daha güzel kılıyorsa işte o zaman asıl değerini bulur. Hele bir de bizden sonra da insanlığa hizmet etmeye devam ederse, bu Allah katında çok daha güzeldir. Ne mutlu öyle bir insana, değil mi?”
Yani çocuklara büyük idealleri anlatmak için dev konferans salonlarına gerek yok. Bazen bir fuar alanında, bazen yol yürürken, bazen de bir sofrada edilen küçük bir sohbet, onların yüreğinde iz, düşlerinde hayal bırakır.
Teknofest açılışında Selçuk Bayraktar şunu söyledi:
“Gençlerin üretken olması tek başına yetmiyor, önemli olan vatanı için çalışan çocuklar yetiştirebilmek. Bizim amacımız teknolojiyi vicdanla, aklı ahlakla birleştirmektir.”
Haklıydı. Çünkü bireysel başarıyla övünmek kolaydır, ama asıl mesele bu başarıyı topluma ve insanlığa hizmete dönüştürmektir.
Bugün gençlerin bireyci bir düşünceye kaydığını sıkça görüyoruz. “Benim kariyerim, benim konforum” öncelikli oluyor. Sebepler çok: ekonomik kaygılar, fırsat eşitsizliği, güven bunalımı… Ama bana sorarsanız asıl sebep, aile içinde verilen eğitimin daha çok “senin için” odaklı olması. “Dersin iyi olsun, kendini kurtar” cümleleri sık duyuluyor; ama “ilim ve yeteneğini başkalarının iyiliği için nasıl kullanabilirsin?” sorusu az soruluyor. İşte tam da burada ailenin rolü devreye giriyor.
Teknofest’te dolaşırken hissettiğim şey şuydu: Bu ülkenin geleceğini yalnızca uçaklar, İHA’lar belirlemeyecek; o uçakların etrafında hayranlıkla gezen çocuklar belirleyecek. Biz anne babalar, onlara yalnızca hayaller değil, yön de vermek zorundayız.
Gençleri birey olmaya teşvik etmek güzel; ama onların bireyselliklerini toplum, vatan ve insanlık için bir faydaya dönüştürmelerini sağlamak asıl büyük görevimiz. Çünkü çocuklarımızın kalbine vatan sevgisini ilk eken biziz; onların zihnine hizmet idealini ilk fısıldayan da yine biziz.
Ve günün sonunda şu soruyla baş başa kalıyoruz:
Çocuklarımızı sadece kendine çalışan bireyler olarak mı yetiştiriyoruz, yoksa insanlığa ve vatanına hizmet eden birer emanet olarak mı?
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Okul katliamları bağlamında ve eğitimde süren sorunlar nedeniyle mevcut Milli Eğitim Bakanımıza…
Rus Öğretmenin Arkadaşlık Yorumu: “Erkekle Kadın Arasında Arkadaşlık Olmaz” Sosyal medyada son günlerin en çok…
İMAM HATİP ÖĞRENCİLERİNDEN FİDAN BAĞIŞINA BÜYÜK DESTEK İstanbul Çekmeköy Kaymakamlığı, Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü,…
YERYÜZÜNDE EKONOMİK FESADIN KAYNAĞI MÜLKÜN SAHİBİNİ ALLAH KABUL ETMEMEKTİR İSLAMİ HABER "MİRAT" YOUTUBE
OKULDA KATLİAM VE FOSİLLEŞMİŞ EĞİTİM SİSTEMİMİZ Geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş’ta, sekizi öğrenci ve biri öğretmen dokuz…
İSLAM DÜŞÜNCESİNDE DOKTRİNLEŞME, SİSTEMLER VE İNSANIN ANLAMI İslam düşüncesi, dinamik, devingen ve ilkeli bir yapıya…