“Hz. Ömer Adaleti” Derken “Turist Ömer” Gibi Yaşamak Gençleri Dinden Uzaklaştırıyor mu?
Diyanet İşleri eski Başkanı Ali Erbaş’ın, okullardaki Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerini tercih oranlarının %30’lardan %4’lere gerilediğine dair açıklaması, kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. “Büyük bir projeydi” denilen bu derslere ilginin neden bu denli düştüğü sorusu akılları kurcalarken, meseleye farklı bir pencereden bakan çarpıcı bir analiz geldi.

“Müfredat Değil, Temsil Sorunu mu?”
Öğrencilerin dinden ve dini içerikli derslerden uzaklaşmasının ardındaki temel nedenin sadece müfredat veya eğitim teknikleri olmadığı, asıl sorunun “örneklik” teşkil eden yetişkinlerin yaşam tarzındaki tutarsızlık olduğu iddia ediliyor. Yapılan değerlendirmelerde, dini değerlerin anlatımı ile bu değerleri savunanların pratik hayatı arasındaki çelişkiye dikkat çekiliyor.
Hazreti Ömer’den Turist Ömer’e, Hazreti Ali’den Cin Ali’ye
Tartışmanın odak noktasında ise şu sarsıcı soru yer alıyor:
“Hazreti Ömer’in adaletinden söz edip ‘Turist Ömer’ gibi gezmek, Hazreti Ali’nin ilmine atıf yapıp ‘Cin Ali’ gibi sığ bir hayat sürmek, öğrenci tercihlerini negatif etkilemiş olabilir mi?”
Bu benzetme, toplumun önünde duran ve dini temsil iddiasında bulunan kesimlerin, anlattıkları yüce değerlerle örtüşmeyen hayatlarının, gençler üzerinde “samimiyet sorgulamasına” yol açtığını savunuyor.
Gençlerin Gözünde “İnandırıcılık” Kaybı
Uzmanlar, Z kuşağı ve sonrası için “tutarlılığın” en önemli kriter olduğunu vurguluyor. Adaletten, liyakatten ve ilimden bahsedilen kürsülerin hemen ardından gelen lüks, kayırmacılık veya sığlık; genç zihinlerde anlatılan dersin etkisini yok ediyor. Ders kitaplarındaki bilgiler, hayatın içindeki “yanlış modellerle” çarpıştığında, öğrencilerin bu dersleri sadece teorik birer yük olarak gördüğü ve uzaklaştığı belirtiliyor.
Derslere olan ilginin %30’dan %4’e düşmesi, sadece bir istatistik değil; aynı zamanda toplumsal bir aynaya bakma zorunluluğu olarak yorumlanıyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube