
Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması (TGSS) 2024 raporu, Türkiye’deki inanç ve ibadet yapısına dair ezber bozan veriler ortaya koydu. Gazeteci İdris Kardaş’ın köşesine taşıdığı sonuçlar, toplumda Allah’a inancın çok yüksek seviyelerde seyrettiğini ancak bu durumun ibadet pratiklerine aynı oranda yansımadığını gösteriyor.
İşte rapordan öne çıkan çarpıcı başlıklar:
Araştırmaya göre, Türk halkının Allah’a olan inancı sarsılmaz bir seviyede. Katılımcıların %94’ü Allah’a inandığını beyan ederken, bunların büyük bir çoğunluğu (%89) inancından en ufak bir şüphe duymadığını belirtiyor. 18-24 yaş arası gençlerde de bu oran %90 gibi oldukça yüksek bir seviyede seyrediyor.

İnanç oranları bu kadar yüksekken, ibadetlerin yerine getirilme sıklığında farklı bir tablo karşımıza çıkıyor:
Ramazan Orucu: Toplumdaki en yaygın ibadet olarak öne çıkıyor. Halkın %76’sı düzenli olarak oruç tuttuğunu belirtiyor. Gençler ve kadınlarda bu oran %81’e kadar yükseliyor.
Cuma Namazı: Erkekler arasında Cuma namazına katılım oranı %76 ile oldukça yüksek. Bu durum, Cuma namazının sadece dini değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal kimlik parçası olduğunu gösteriyor.
Beş Vakit Namaz: İnanç ve oruca kıyasla en düşük oran burada. Beş vakit namaz kılanların oranı Türkiye genelinde %40 düzeyinde kalıyor.
Toplumun kendini tanımlama biçiminde de dikkat çekici bir “nötrleşme” söz konusu:
Halkın %67’si kendisini “dindar” veya “çok dindar” olarak tanımlıyor.
“Ne dindarım ne değilim” diyenlerin oranı %23’e ulaşmış durumda. Bu “gri alan” özellikle gençlerde (%31) daha belirgin hale geliyor.
Eğitim düzeyi yükseldikçe kendisini dindar olarak tanımlayanların oranında düşüş gözleniyor.
Raporun bir diğer dikkat çeken noktası ise dini kurumlara duyulan güvenin, kişisel inancın gerisinde kalması:
Diyanet ve Cemaatler: Katılımcıların %58’i kurumlara güvenmediğini belirtirken, tam güven oranı %21‘de kalıyor.
Laiklik: Toplumun %84’ü laik bir ülkede dinin daha rahat yaşanabileceğini düşünüyor. Ayrıca %82’lik bir kesim din ve siyasetin birbirinden ayrı tutulması gerektiği görüşünde birleşiyor.
Özetle: Türkiye’de inanç kaybı (deizm/ateizm) sanılanın aksine kitlesel bir boyutta değil; ancak dindarlığın yaşanış biçimi daha bireysel ve esnek bir yapıya evriliyor. Gençler Allah’a inanmaya devam ediyor ancak kurumsal yapılarla ve katı ibadet rutinleriyle arasına mesafe koyuyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube