
14 SUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ ! yaklaştı ya, milletimizi gereksiz tüketime yönlendirici ve genelde masa başında hazırlanmış anketler devrede.
Mirat Haber. com olarak amacımız olaylardan hareketle İslam’ı anlatmak ve hayata Müslüman bakış açısı kazandırmak olduğu için ünlü bir haber sitesinde yer alan ve yirmiyi aşkın soruyu içeren anketten yorumlamak üzere değerlendirmeleriyle birlikte üç madde seçtik.
İlkini görelim:
⦁ Tanıyarak severek: %84
⦁ Görücü usulüyle: %10
⦁ Diğer: %6.
Değerlendirme:
Bu veri, evliliklerin nasıl gerçekleştiğine dair katılımcıların tercihlerini göstermektedir. Evliliklerin %84’ü tanıyarak ve severek gerçekleşmiştir, bu da bireylerin büyük çoğunluğunun kendi seçimiyle evlendiğini göstermektedir. Görücü usulüyle evlenenlerin oranı %10 olup, bu yöntemin daha az tercih edildiğini ortaya koymaktadır.]
⦁ Tanıyarak ve severek: %75
⦁ Görücü usulüyle: %18
⦁ Kararsızım: %7
Değerlendirme:
Bu veri, bireylerin evlilik tercihlerine ilişkin eğilimlerini göstermektedir. Katılımcıların %75’i tanıyarak ve severek evlenmek belirtmiştir…
Bu anketlerin Milletimizin genel eğilimini yansıtıp yaşadığı tartışmalı ise de doğruluk payı yüksektir.
Evliliklerin %84’ü tanıyarak ve severek gerçekleşmiş olması ve katılımcıların %75’inin tanıyarak ve severek evlenmek istemesi doğaldır. Bu durum insan doğasıyla örtüşen İslam ile de uyumludur.
İslam’da evliliğe ve kiminle evlenileceğine kara verme yetkisi eşlerindir. Aile fertleri karar verici değildir. Erkek özgür iradesiyle karar vereceği gibi kadın da hür iradesiyle karar verecektir.
Evlenecekler birbirlerini görüp tanımalıdırlar. Ancak bunun anlamı bir süre de olsa beraberlik değildir. Sevişmeyi içerecek şekilde birliktelik hiç değildir. Amaç toplum içinde veya aile fertlerinin kontrolünde karşılıklı olarak görüşme ve birlerinin dış görüntüsü, inanç ve kültürel düzeyi hakkında bilgi edinmektir.
Son söz erkeğin ve kadınındır. Aile fertleri aklı ve tecrübeyi temsil etseler de evliliğin tarafı değil kontrolörüdürler. Onlarla istişare edilmesi sağlıklı karar alınması için gereklidir.
Burada bu vesile ile evliliği İslam Dini açısından gerekli olan şartlarını özetleyelim:
1-Taraflar özgür iradeleriyle evlilik karar almalıdır. Şiddet kullanarak veya çok yönlü baskı uygulayarak gerçekleştirilecek evlilikler geçersizdir. Peygamberimiz, babaları tarafından baskı kurularak evlendirilen ve şikayetlerini kendisine ileten dul ve bakire kadınların nikâhlarını geçersiz saymıştır.
2-Nikâha ilişkin bir engel olup olmadığını belirlemek için kadının ana-babası gibi velileri tarafından, velisi olmayanlar için de kamu yönetimi aracılığıyla denetim yapılmalıdır. Denetilecek başlıca konular şunlardır:
a.) Taraflardan birinin Allah’a ortak koşar olup olmadığı,
b.) Süt akrabalığının var olup olmadığı,
c.) Baskı yapılıp yapılmadığı,
d.) İlişkiye engel olucu bir kusurun veya hastalığın bulunup bulunmadığı
e.) Taraflardan birinin zinacı olup olmadığı.
Bütün bunlar araştırılmalıdır. Örneğin süt kardeşler evlenemezler. Bir tarafın ateist-deist veya putprest olduğu evlilik gerçekleştirilemez. Tövbe edip zinadan korunduklarını kanıtlanmadıkça, taraflardan birinin zinacı olduğu evlilik geçersizdir.
3- Nikâh aleni olmalı, çevreye duyurulmalı, en az iki şahitle belgelenmelidir.
4- Kadının bizzat kendisinin alacağı, ön tazminat olarak nitelenebilecek mehir taraflarca, fakat kadının onaylayacağı şekilde belirlenmelidir.
5- Erkek doğrudan, kadın da yargı aracılığıyla boşanma hakkına sahip olmalıdır.
6- Evlikle ilgili bütün bu işlemleri kayda alacak ve baş vuru halinde hakları sağlayacak ve sonuçlandıracak İslami veya Laik Kamu Otoritesi bulunmalıdır.
Örnek
Örneğin kadının mehirinin ve nafakasının verilmemesi, terk edilmesi, anal ilişkiye zorlanması, sadizm uygulanması, boşanma tazminatının veya miras hakkının verilmemesi durumunda baş vuracağı Yetkili Kurumlar olmalıdır.
Bütün bu şartlar, Rabbimizin Kur’ânî buyrukları ve Peygamberimizin uygulamaları ile belirlenmiştir.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-