islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
31,0391
EURO
33,6226
ALTIN
2.032,18
BIST
9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
15°C

Hacc’ı, Turistik Bir Gezi Olmaktan Çıkarmak

Hacc’ı, Turistik Bir Gezi Olmaktan Çıkarmak

Hac ibadetini fıkhi olarak derslerimizde, vaaz ve sohbetlerimizde anlattık yıllarca… İlme’l yakîn konuya hâkim idik. Fakat Rabbim bu sene nasip etti gittik. İlme’l yakîn vâkıf olduğumuz hac ibadetini ayne’l yakîn ve hakka’l yakîn olarak da tattık. Meğer bugüne kadar kavanozu dışından yalamışız.

            Evet, onu yaşamadan sadece hac ibadeti ile ilgili hükümleri bilmek, bal dolu kavanozu dıştan yalamaktır. İhrama girerek “Lebbeyk Allahümme leke lebbeyk…” diye telbiye getirmeye başlayıp “Haccı yaşama” moduna girince, sizi manevi bir girdap alıp derinlere götürüyor. Bizzat Beytullah’ı tavaf etmeniz, mahşerin provası olan Arafat ve Müzdelife vakfesi; Müzdelife’den akın akın “Lebbeyk Allahümme lebbeyk/Buyur Allah’ım buyur” nidalarıyla büyük şeytanı taşlamaya gidiş, kavanozdaki Anzer balını bizzat tatmaktı; haccı, ayne’l yakîn ve hakka’l yakîn yaşamaktı.

            Rasulullah’ın ve Sahabe-i Kiram’ın, İslam’ı o topraklarda hâkim kılmak için adım adım dolaştığını düşünerek mânen onlarla berabermiş bilinciyle dolaşmak, hac ibadetine başka bir tat katıyordu.

            Kâinattaki bütün cisimler hareket halindedir. Dünya güneşin etrafında dönerek mevsimleri tamamlar, Ay, güneş ve yıldızlar kendi yörüngelerinde hareket halindedir (Bak:36Yasin:38-40), en küçük yapı taşı olarak kabul edilen atom çekirdeğindeki proton ve nötronlar da döngü şeklinde hareket halindedir, kısaca Yüce Allah’ın koyduğu kurallar gereği bütün cisimler hareket halindedir ve tavafları ile meşguldürler. İnsanoğlu da Beytullah’ı tavaf esnasında evrendeki bu döngüye katılarak kainâtla bütünleşir. Bütün cisimlerle birlikte tevhidi oluşturur.

            Eğer hac öncesi, Rasulullah’ın Meke ve Medine dönemlerini okuyup içimize sindirmeden gidersek, tevhid mücadelesi yürütürken çektiği çileleri gözümüzün önüne getirmezsek, Safa ve Merve tepesinde sa’y yaparken, Ebu Kubeys dağını seyrederken, Kuba mescidi, Hendek ve Uhud’u ziyaret ederken sıradan bir mekânda turistik gezinti yapandan farkımız kalmaz.

            İşte hac ibadetimizi kuruluktan ve turistik gezi olmaktan çıkarmak için başta Ali Şeriati’nin HAC adlı eseri olmak üzere bu konuda yazılmış “Haccın ruhunu anlatan” eserlerden yeterince okumalıyız. Peygamberimizin, 23 yıl o topraklarda verdiği mücadeleyi anlatan siyer bilgisine sahip olmalıyız. Yoksa haccımız mekaniklikten kurtulamaz.

            Maalesef gelen hacılarımızın ezici çoğunluğu bu donanımdan ve ruhtan yoksundur. İbadetin zevkine erme gayretinden çok, en küçük mağduriyette sabır sınırlarını zorlamaktadırlar. Peygamberliğin yedinci yılı ile onuncu yılları arasında Müslümanları Ebu Talib mahallesine mahkûm edip giriş çıkışları yasaklayarak, gıda sevkiyatını da engellemek suretiyle yapılan üç yıllık boykotta Rasulullah (sav) ve sahabe, açlıktan karnına taş bağlamıştı. Hendekte üç gün, savaşın şiddetinden dolayı bir şey yiyemedikleri için başta Rasulullah olmak üzere sahabe karınlarına taş bağlamışlardı. “İşte buralarda böyle mücadeleler verildi. Elhamdülillah size günde üç öğün yemek verilmekte, bazen aksama olursa bunu da anlayışla karşılayın, karınlarına taş bağlayarak mücadele verilen topraklarda bulunuyorsunuz. ‘Hacı sabır’ sözünün burada ne kadar anlamlı olduğunu anlayın. Allah, her amele belli oranda sevap verirken insanları affedenler ve sabır gösterenlere bir rakam zikretmeyerek ‘Biğayri hisâb/hesapsız-sınırsız ifadesini kullanmış ve Rabbimiz onlara kendinin takdir edeceği astronomik rakamlarda sevap vereceğini vadetmiştir” hatırlatmalarında bulunduk ki, Rasulullah’ın “Hac meşakkattir” sözünde ifade buyurduğu sıkıntıları hafifletelim diye…  

            Bütün bunlara rağmen huzur bozucu davranışlarda bulunan hacı adaylarımız da çıkmıyor değildi. Haccın ruhu ile örtüşmeyen bazı kekremsi tavırlar, haccın bir “Meşakkat” olduğundan ziyade, turistik bir Antalya gezisi gibi algılanmış olmasından kaynaklanmış olmalıydı.

            Gece yarısı, Zemzem Tower’a yakın yerlerde ve Kâbe’nin dış alanlarında Afrikalı, Yemenli ve diğer fakir ülkelerden gelen hacılar, altlarına serdikleri ince bir şilte ve üstlerine aldıkları çarşafla o kadar mutlu görünüyorlardı ki, hiçbir şeyden şikâyet etmeden huşû içerisinde hac ibadetlerini yapıyor ve dua ederken gözlerinden oluk oluk yaş akıtıyorlardı. Onlara öyle imrendim ki, içimden “Gözlerinizden akan yaş olsaydım” diyesim geldi.

            Evet, her ibadetin istikrarı için sabır şarttır. Ama hac ibadeti meşakkat yüklü olduğu için onda sabır iki kere şarttır. Rasulullah (sav) hac ve umre için niyet ederken “Niyet ettim yârabbî senin rızan için haccetmeye, onu benden kabul buyur ve onu bana KOLAY KIL” diye niyet etmiştir. Hac ve umrenin dışında hiçbir ibadet için “ONU BANA KOLAY KIL” ifadesini kullanmamıştır.

            İşte, hayatımızda beyaz yeni bir sayfa açmak için haccın ne anlama geldiğini kavrayarak, ahkamını anlayarak, meşakkatlerine sabır ve tahammülle karşı koyarak bilinçli bir hac ibadeti yapmak gerekir. Aksi takdirde bütün çabalarımız turistik bir gezi olmaktan öteye geçmez. Allah, bütün hacılarımızın haccını, “haccı mebrur” olarak kabul buyursun. 

Musab SEYİTHAN 

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi 

Yorumlar
  1. Şaban Doğan dedi ki:

    Hocam yapmış olduğunuz Hac ibadetini Rabbim kabul eylesin. Kutsal toprakların heyecanı pekte güzel olur.